Kapatmaya gerekçe topluyorlardı
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın evinin önünde iki subayın dinleme yaparken yakalanmalarıyla ilgili tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Subayların, Başsavcı Yalçınkaya'ya malzeme topladıkları öne sürüldü.
Ahmet GEMİCİ'nin analizi
Geçtiğimiz haftaya damgasını vuran en önemli olay hiç kuşkusuz Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddiasıydı.
İddia Türkiye gündeminde deprem etkisi yarattı.
Ve bu iddiayla birlikte Türkiye’de bir ilk gerçekleşti.
Genelkurmay’a bağlı bir birimde aralıklarla 4 gün süren savcılık araması gerçekleşti.
Gelişmelerden kaygı duyan herkes “Türkiye’de neler oluyor?” sorusunu sormaya başladı.
Ancak bu sorunun cevabını henüz kimse net olarak veremiyor.
Güçler savaşında arenada yeni bir raunt daha başladı.
Maçın sonucunu ise atılan yumruklardan çok kondüsyonu daha iyi olan belirleyecek.
Türkiye’de ya şampiyonluk kemerini daha özgür, daha aydınlık ve demokrat bir gelecek planlayanlar takacak ya da diğerini telaffuz dahi etmek istemiyorum.
Gelelim asıl meseleye Arınç’ın oturduğu evin yakınlarında gözaltına alınan Genelkurmay Seferberlik Tetkik Kurulu’na bağlı çalışan bir albay ve binbaşıya
İki askerin o bölgede bulunmasıyla ilgili şu ana kadar iki farklı görüş iddia ortaya atıldı.
İlk iddia Başbakan Yardımcısı’na yönelik suikast girişimi iddiası.
Hemen peşinden Genelkurmay’ın yaptığı açıklamada ise albay ve binbaşının bölgede TSK’dan bilgi sızdırdığından şüphelenilen bir askerle ilgili istihbarat çalışması yaptığı açıklandı.
Genelkurmay’ın yaptığı açıklama istihbarat çalışması anlamında doğru ancak eksik ve yönlendirici bilgiler içeriyordu.
Şimdi size o günkü olayla ilgili şu ana kadar hiç dillendirilmeyen ancak sayılı kişilerin bildiği bir iddiayı anlatacağım.
İddia kelimesini bilerek seçiyorum çünkü Türkiye’de gerçekleri belgeleriyle yazsanız bile başınıza olmadık işler gelebiliyor.
Şamil Tayyar, Mehmet Baransu örneğinde olduğu gibi.
O gün askerler Arınç’a suikast için orada beklemiyordu gerçekten de istihbarat çalışması yapıyorlardı.
Hem de tam 3 aydan beri.
Değişen ekipler, tek bir konu bilgi ve delil toplamak için Ak Partili yöneticilerin peşindeydi .
Peki askerlerin siyasetçilerin peşinde olması ne anlama geliyor.
İşte asıl önemli nokta burası.
Ergenekon Davası’ndan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın Ak Parti’ye ikinci bir kapatma davası açacağı konuşuldu hep kulislerde.
Hatta çok satan gazetenin bir kulis yazarı da alttan alta bu iddiayı kamuoyuna sunmaya başladı, ortamı hazırlamak için.
Ancak bu kez Ak Parti irticanın odağı olmakla suçlanmayacaktı. Çünkü bu bir kez denenmiş ve sonuç alınamamıştı.
Şimdiki suçlama çok daha vahim ve ürkütücüydü.
Ak Parti’yi kapatmak için kullanılacak argüman Hükümetin Türkiye’ye ihanet ettiği üzerinde şekillendirildi.
Ülke yabancılara peşkeş çekiliyor, hükümet yabancı servislerin de içinde olduğu bir plan dahilinde ülkeye ihanet ediyordu.
Kimilerinin Kürt açılımı şeklinde telaffuz ettiği Demokratik Açılım Projesi ise bu iş için bulunmaz bir kaftandı.
Proje çerçevesinde Habur’da kameralara yansıyan görüntüler vicdan sahibi herkesi yaraladı.
Hükümet ilk başlarda bu görüntüyü sineye çekse de sonrasında rahatsızlığını açıkça belli etti.
Kanaatimizce Ak Parti bu görüntülerle ciddi bir oy kaybı yaşadı.
Tekrar konuya dönecek olursak Başsavcı Yalçınkaya dersine bu kez sıkı çalışmıştı.
Ortaya çıkan görüntüler iddianamesini kuvvetlendirecek argümanlarla doluydu.
Ancak her şeye rağmen somut deliller bulunmak zorundaydı.
Delil toplama işi için emniyet riskli olabilirdi.
Peki ya asker ?
İddiaya göre işte tam bu noktada asker devreye girdi ve hükümet aleyhine delil toplanmaya başlandı.
Hedef hükümet üyelerinin ve parti yöneticilerinin yaptığı gayrı resmi görüşmelerdi.
Kayda alınan bu görüşmeler, istihbarat çalışmasıyla birlikte dava dosyasına delil oluşturabilecek konular bulunacaktı.
Anamuhalefet ve yavrumuhalefet bu noktada farklı bir misyon yüklenmişti.
CHP ve MHP aracılığıyla ihanet vurgusu sıkça dillendirilecek, kamuoyu Ak Parti ve hükümet aleyhine yönlendirilecekti.
Plan 2 askerin gözaltına alınışına kadar iyi işledi. Ancak suçüstü görüntüsü her şeyi altüst etti.
Planın ayrıntılarına vakıf olan hükümet ise bu kez işi sıkı tuttu.
Genelkurmay’ın içine kadar girildi.
Cumhuriyet tarihi boyunca kimseye hesap verme zorunluluğu hissetmeyen Genelkurmay ilk kez sivil yargıya hesap veriyordu.
Sonucu hep birlikte göreceğiz.
Yazıyı herkesçe bilinen klasik bir sözle bitirelin “Artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak”.
Vesselam.
-
emre 16 yıl önce Şikayet Etdtp davası sonuçlandığına göre ak parti neden hala oyalanıyor?. dtp davası sırasında kapatma zorlaştırılamazdı.çünkü süren bir dava vardı.şimdi akp elini çabuk tutmalı.kapatma davası ülkeye büyük zarar verdi.2. kere devlete bu zararı vermeye kimsenin hakkı yok.tabi chp için bulunmaz fırsat o ayrı.Beğen
-
oktay taşdelen 16 yıl önce Şikayet Etkapatma davası için delil toplamak mı?. başsavcının ve anayasa mahkemsinin bu şekilde toplanacak delile ihtiyacı yok.(organizasyon şeklinde delil olması için gazetelere haber servisi de artık inandırıcı değil ama olsun) Gazetelerde çıkan süt üreticilerinin durumu,Everest tepesindeki buzulların erimesi,komşu ülkelerle vizenin kalkması(veya kalkmaması farketmez),kapatma için pekala delil ve sebep oluşturabilir.Beğen
-
Hüdaverdi Hicgülmez 16 yıl önce Şikayet Etcok yakinda arkeri darbe olur. Ben sade bir vatandas olarak diyorumki sanki Sayin basbug ve arkadaslari darbe yapar gibi geliyor nedeni ne planladilar ise hersey tersine döndü .ve ayrica hangi asker, rütbeli rütbesizne suc islerse islesin onu savunuyor .bence hükümet bir an evvel bazi üst kademe askerleri emekliye ayirmasi lazim degisim gerekBeğen
-
Cafer UÇA 16 yıl önce Şikayet EtARTIK MAYMUNUN GÖZÜ AÇILDI -2-. Bu o zamanlar anlıyamadık ama ortalık durulduktan sonra anlaşıldıki organize bir kurum tarafından tezgahlanmış.Şimdi bunu adı ne olursa olsun yine bir tezgah hazırlanıyor.Bu sefer darbeyle değil mahkeme kararıyla.Bir pundunu bulacaklar hazırlıklı olunmazsa sonuç ortada.Sözde demokrasi ve laiklik,kendi halkının inanç ve yaşam tarzını müdahale eden bir yapı olabilirmi.Bu sistemin tasviye olması lazım artık.ANADOLU HALKIN ÇEKTİĞİ ZULM ARTIK YETSİN.DEMOKRATİK,LAİK(gerçek laiklik)BİR AMAYASA İLE YAPILANMAK.Beğen
-
Cafer UÇA 16 yıl önce Şikayet EtARTIK MAYMUNUN GÖZÜ AÇILDI -1-. Yakın tarimizde ki olayları bir,bir incelerseniz durum zaten açıklıga kavuşur.Bu kuruluş ABD nin parası ve teknik desteğiyle kurulmuş tur.Dolaysıyla buradaki bütün çalışmalardan CİA nın haberi mutlak surette vardır.Çekiç güç vasıtası ile pkk yi besleyen kimdi,buna neden engel olunmadı.980 öncesi olayların içersinde nasıl bir oyun oldugu anlaşıldı.Ülkede çatışmalar olurken hergün 10-20 kişi öldürülürken sıkı yönetim vardı,yani asker yine devrede idi.Ama 12 Eylül sabahı bir anda silahlar sustu.Tevkifler olduBeğen