Doğan'a en büyük darbeyi kim vurdu?

  • Doğan'a en büyük darbeyi kim vurdu?
    Prof. Osman Özsoy
    Haber 7

04 Ocak 2010 09:38 - 36 Yorum - 51,047 Okunma

Ülkenin hakimleri kapalı kapılar ardından kozmik sırların izini sürerken, ülkenin kozmik sırrının ortaya çıkması aslında Doğan Medya Grubu'nun en büyük darbeyi almasına da neden oldu. Bakın o kozmik sır neydi?

              Bu yazı, ‘herkes yazdı, bir de ben yazayım...’ düşüncesi ile kaleme alınmadı.

10 Eylül 2007’de bu köşede, “Aydın Doğan Özkök’ü gözden çıkarır mı?” başlıklı bir yazı kaleme almamış olsaydık, Ertuğrul Özkök’ün 2 Ocak itibariyle genel yayın yönetmenliğini bırakmasının ardından bir yazı kaleme almayı asla düşünmezdik.

Konuyla ilgili yazımı 2 yıl 4 ay evvel zaten yazmıştım. O tarihten sonra içinde ‘Özkök’ geçen yazı kaleme almadım. Genelkurmay Başkanı Eski Başkanı Hilmi Özkök hariç...

Konuyu çok da dağıtmadan hemen şu notu düşelim. Sayın Hilmi Özkök’ü de, Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde can güvenliği gerekçesi ile başında bulunduğu Genelkurmay Karargahına sefertasıyla gitmek zorunda kalması nedeni ile anmıştık. Tıpkı, bugünlerde Karargah’a bağlı bir birimde arama yapan Hakim Kadir Kayan’ın zehirlenme önlemi olarak Karargah binasına sefertası ile gitmesi gibi.

Genelkurmay bu tereddütleri gidereceği yerde, yaptığı son açıklamasında, “son günlerde yaşananların, kişileri ve toplumu ne hale getirdiğini göstermesi bakımından önemli olduğu düşünülmektedir” demek suretiyle, başkalarını suçlama eğilimine girmektedir.

Bu ülkenin Genelkurmay Başkanı ve bir hakimi bile eğer bir kurumun kapısından içeri girerken bazı endişeler taşıyorlarsa, Genelkurmay esaslı bir özeleştiri yapmalı, ‘bize neden güvenmiyorlar?’ diye bir sorgulama içine girmelidir.

Gelelim yazıya başlık olan konumuza...

2007’de kaleme aldığımız “Aydın Doğan Özkök’ü gözden çıkarır mı?” başlıklı yazının son cümlesi şu şekilde bitiyordu: “Ertuğrul Özkök gazeteciliği patronajı mutlu etmeye yetecek mi? Yoksa grup stres üstüne stres mi yaşayacak?”

Doğan Grubu ilerleyen dönemde kamuoyunun da yakından takip ettiği üzere hızla açmaza girmeye başladı. Bu tür bir analizde bulunmak için kahin falan olmaya gerek yoktu. Zihinsel özürlü olmayan, az çok okuma yazma bilen, tarihin nasıl aktığına kısmen vakıf olan biri nelerin olabileceğini öngörebilirdi.

Sayın Özkök ayrıldığından beri yapılan yorumları takip ediyorum. ‘Ertuğrul Özkök’ ifadesi bir şahıs ismi olmaktan öte, bir dönem medya-siyaset-ticaret ilişkilerinin sembolü olarak betimleniyor. ‘Özkök’ten önce, Özkök’ten sonra’ şeklinde değerlendirme yapmak üzere geleceğin iletişimcilerine konu pas edenler bile var.

Değişimi okuyamadı, grubun canına okudu...

Aynı grup gazetelerinden Radikal’in Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan, sosyolog Ertuğrul Özkök’e taş çıkartan sosyolojik bir analizle değerlendirdi Ertuğrul Özkök olayını ve şu satırları kaleme aldı:

“Bana göre (Özkök’ün) en büyük hatası, özellikle son on yılda Türkiye’deki değişimi okumakta zorlanması, değişim denen şeyin kendisine ilk kez dışsal bir baskı olarak yansımasına izin vermesi oldu. Özkök uzun zamandan beri savunmada, hücumda değil. Ve savunduğu da eski zamanlar, eski kavramlar, eski düzen. Bildiğim Ertuğrul Özkök o değişimi doğru okurdu, ama okuyamadı. Sanki Türkiye değişmemiş gibi davranmaya devam etti. İşte bu durum, Hürriyet’i, normal şartlarda Ertuğrul Özkök’ün de hiç izin vermeyeceği bir konuma getirdi: Hürriyet hırçın bir gazeteye dönüştü, sürekli ‘Hayır’ diyen, ‘Olmaz’ diyen bir gazeteye.”

Kimin geleceği?

Kılcallarına kadar dünün Türkiye’sini temsil eden Ertuğrul Özkök’ün siyaset, bürokrasi, asker vs. diğer takım arkadaşlarını gözden çıkararak değişime ‘evet’ demesi ne ölçüde mümkündü, elbette bilemiyoruz. Baykal gibi akıllı bir insan bile, belki de Özkök’ün içine düştüğü açmazda bocalayıp duruyordur.

Kendi geleceklerini ülkenin geleceğinden daha önde tutanlar, yani varlıklarını dünün Türkiyesi’nin atmosferine eklemleyenler, dünyadaki ve Türkiye’deki iklim değişikliğini görmezden gelmeyi, daha da kötüsü değişime mani olmayı tercih ettiler. Gazete manşetlerinden, Meclis kürsülerinden yansıttıkları ‘kaos’ nitelemeleri ülkenin içinde bulunduğu hali değil, kendi sosyal gerçekliklerini ifade eden bir mahiyete dönüştü. Fakat sadece kendileri çökmekle kalmadılar, önayak oldukları yapıları da yıprattılar, oyun sahasının dışında kalmasına neden oldular. Tribünden bağırmaları da artık oyuncuları etkilemeye yetmedi. Oyun ilk defa kurallarına göre oynanmaya başlandı.

Faturanın boyutu?

Öncelikle altını çizelim; Özkök görevi bırakmadı, görevden alındı. 2 yıl evvel yazı başlığımızı Aydın Doğan Özkök’ü gözden çıkarır mı?”  koymuştuk ama, tersi oldu ve Özkök gidereyak Aydın Doğan’ı da gözden çıkardı. Dünya gerçekliği denilen zamanın öğütücü değirmeninin dişleri arasında, patronunun tüm çıkarlarının yanlış okumalarla lime lime olmasına göz yumdu, ateşe attı.

Alışılagelmiş medya gücünü kullanmak suretiyle grubun dokunulmazlığının sürebileceği zannı içinde yanlış içinde yanlış yapılmasına neden oldu. Aydın Doğan dahil grubun tüm üst yöneticilerinin çok ciddi kriminal suçlamalardan yargı önünde hesap vermesine bir bakıma zemin hazırladı. Grup, Cumhuriyet tarihinin en büyük vergi kaçakçılığı suçlamasına muhatap oldu. Faizlerle birlikte 6 milyar TL’yi aşan ceza karşılığında Doğan Grubu’nun neredeyse tüm şirketleri hacizli hale geldi.

Neticede grubun temsilcileri ‘Özkök Gazeteciliği’ ile medya gücünün kullanılması suretiyle elde ettikleri pozisyonlarını ve ekonomik varlıklarını birer birer kaybetmeye başladı.

Yazımızı, 2 yıl önceki yazımızın son satırları ile bitirelim:

“Ertuğrul Özkök, kendisine ve yayın toplantılarında arkadaşlarına “biz nerede hata yaptık” sorusunu sorarak bir özeleştiri yapacağına, halkın tercihleri ve beklentileriyle örtüşen yayınlar yapan medya gruplarını “biat gazetecisi” olmakla suçlayarak gözden düşürme yolunu seçti.

Doğan Grubu yayın organları son yıllarda vurduğu yerden artık eskisi kadar ses getiremiyor. Ertuğrul Özkök gazeteciliği işi kurtarmaya yetmiyor. Geçtiğimiz günlerde CHP’nin tepe yönetiminden bir isimle sohbet ederken, “Aydın Doğan artık yeterince işine yaramadığını fark etsin, Ertuğrul Özkök’ü bile anında gözden çıkarır” dedi.

Bakalım önümüzdeki süreçte nelerle karşılaşacağız. Ertuğrul Özkök gazeteciliği patronajı mutlu etmeye yetecek mi? Yoksa grup stres üstüne stres mi yaşayacak? Göreceğiz...

İsmi bende mahfuz CHP’li üst düzey yönetici haklı çıktı. Aydın Doğan Özkök’ü gözden çıkardı ama, bu arada kendisi de ağır yaralı hale geldi.

Grubun başına gelenleri sadece siyasi iktidarla ilişkilendirmek bilimsel ve toplumsal gerçeklikle örtüşmez. Bu zihniyet sürseydi, ülke bitecekti. Demokrasi yerlerde sürünecek, servet belli ellerde toplanmaya devam edecek, millet daha da fukaralaşacak, aynı masa etrafında toplanıp karar alanlar, milleti değişik bahanelerle kırdırarak kaos planları ile saltanatlarını sürdüreceklerdi.

Ülkenin gizlenen kozmik sırrı da aslında bu oyundu.

İyi niyetli kim olsa, gidişata dur demek zorunda kalacaktı.

 

Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber7

www.osmanozsoy.com.tr

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 131 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 72 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 78 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • TÜM YORUMLARI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN!
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8425 %0.00
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
3:37 5:31 13:08 17:04 20:33 22:17

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim