İhanetin en acısı kozmik olanıymış meğer…

İhanetin en acısı kozmik olanıymış meğer…

07 Ocak 2010 23:22 - 10 Yorum - 3,766 Okunma

Ülkemizde enteresan şeyler yaşandığı ve zor bir süreçten geçtiğimiz konusunda sanırım hepimiz hemfikiriz. Daha çok yakın bir zamana kadar bir takım çevrelerde şehir efsanesi olarak konuşulan bir takım konuların bir bir realize olması ve üzerlerinde ki sır perdesinin aralanması olur şey değildi.



Hırant Dink için hepimiz Ermeniyiz diyenler, Uğur Mumcu için yıllarca ağıtlar yakanların, Ergenekon’a hayal ürünü demesi, ya da özel harekâtın, hareketlerinin deşifre olmasını sivil darbe diye yorumlaması nasıl bir akıl tutulmasıdır, nasıl bir çelişkidir anlamak mümkün değil.

Başbakan yardımcısının suikast şüphelilerinin ipuçlarının Genelkurmay’ın kalbi mesabesinde olan kozmik odada aranmasının, toplumsal bir sarsıntı yaratması kaçınılmaz bir olay…  Kozmik oda, kozmik bir köz gibi oturdu yüreklerimize. İnsanların bu zorlu süreçlere verdiği reaksiyonlar farklı oluyor şüphesiz.

Kadim bir dostumla biz bunları konuşurken babaannesi Hatice Hanım Teyze’nin verdiği reaksiyon çok hazin ve çok düşündürücüydü.  ‘Şimdi ne olmuş yani, seferberlik dairesi kendi halkı üzerine seferberlik mi başlatmış(!) bu hâkim o planları mı araştırıyor içerde’ diye bir soru yöneltmesi, yaşanan olayların halkın üzerinde bırakacağı izler hakkında sanırım bir ipucu vermesi açısından yeterliydi.
 
Hatice Hanım Teyze, gençlik yıllarında çok sevdiği eşinin ihanetinin acısı ile çok değişik hayat tecrübeleri ile yılları devirmiş biri. Şimdilerde artık ilerlemiş yaşının verdiği hassasiyetle olaylar karşısında aşırı heyecanlanıp üzüldüğü için evlatlarının bir nevi korumaya aldığı, televizyon seyretmesine haberleri izlemesine özellikle izin vermedikleri halde kozmik oda ve suikast söylemlerinden haklı olarak fazlası ile etkilenmiş görünüyordu. 

‘Partiler, iktidarlar gelip geçer ama bu milletin bekası için güvence olan ordunun milletine ihaneti bu düpedüz, yani tam da tuzun koktuğu yer burası işte…’   diye yaptığı tespitleri sıralaması bizim de dilimizde tutukluk yapmıştı.

 Yok, sen üzülme her sepetin içinde birkaç çürük elma çıkar, gelip geçer bunlar her şey daha iyi daha güzel olacak inşallah diye teselli etmelere kalksak da, olmadı. ‘İhanetin ne demek olduğunu çeken bilir kızım’ diyerek o dertleri depreşmiş bir şekilde devam etti.

 ‘Hükümet kol kırılır yen içinde kalır, tavırları sergilese de, benim gibi sesiz çoğunluk bu ihanetin acısını unutmaz. Artık güvenilen dağlara karlar yağmıştır. Artık en azından bir süre hava karanlık’ diyordu…

‘Şimdiye kadar bu hikâyeleri bildi de bilmedi, insanlarımız, bir yandan yok canım bu kadar da değildir deyip gaflet gömleğine sarıldıkça sarıldılar… Böyle olması kimilerinin de işine geldi. Ama hiçbir günahın gizli kalmayacağı, günü gelince her kötülüğün açığa çıkacağı gibi memleket üzerine oyunlar oynayanlar elbet bir gün tek tek açığa çıkar’  diyordu…

Gençlik yıllarında bir dönem etkin bir partinin kadın kollarında görev yapmış olan, bu yüzden bazı siyasi olayları da yakından takip eden, Hatice Hanım Teyze, ‘dökülen onca masum insanın kanı yerde kalmaz, onca ananın ahı boş çıkmaz, derebeyleri bunu bilmediler’ diye ekliyordu…

Gerçekten de, çocukluğumuzdan bu yana dinlediğimiz kontrgerilla, jitem, özel harekât gibi terimler ve kelimeler bir giz ve sır perdesi altında bir film sarmalı içinde evirildi çevrildi şimdi kozmik oda içinde toplandı.

‘Bizim zamanımızda sağcılık solculuk vardı,  sizin zamanınızda laikler irticacılara karşı idi…  Daha sonra Ergenekoncular çıktı, zaman artık çok hızlı değişiyor evladım’ derken, Hatice Hanım Teyze:

  ‘Aslında toplumun her kesimi aydınları, Kürdü Türkü köylüsü kentlisi bir şekilde herkes bu kadir-i mutlak gücün bir şekilde mağduru olmuş, olmasına da bertaraf olması için atılmış adımda nasıl işbirliği içine girmez?’   Sorusunu soruyordu…

İşbirliği bir tarafa olaylara bakış açısını değiştirmek için, asker intiharları, Mehmetçik katliamları yetmedi gündeme gelmek için sırasını bekleyen alevi- sünni gerilimleri yaratılmaya çalışıldı. Medya figürü elemanlar kanalı ile sürekli hassas konular kaşınıp sürekli teyakkuz ve gerilime kurulu bir toplum haline getiriliyoruz, derken sekiz kurşunlu zarflar gündeme düştü!..

 Bu arada kırk dereden kırk su getirme sevdalıları, Osmanlı yönetiminde kozmik oda zorlaması ile su sesi eşliğinde yapılan görüşmeleri emsalmiş gibi göstererek haklılık yaratmaya çalışarak bu trajik filme komedi katmaya çalışıyor…

Muhalif olanlar, açılım saçılım deniyor ama iktidar hala somut bir proje sunmuyor demişlerdi…  Asker diktası, kayıtsız şartsız mutlak güç lağvediliyor bundan güzel açılım olur mu, hiç?

Türkiye bu olaylara sahne olurken, dünya Dubai de ki sekiz yüz metrelik binanın açılışını izledi… Abu Dhabi  ve Dubai gelecek otuz yıl için yapacakları projeleri hayata geçirmeye çalışırken bizim bu arkası gelmez entrikalarla boğuşuyor olmamız bu cennet vatan için gerçek bir haksızlık…

İşte takvimler 2010 u gösteriyor… Keşke tüm gazete başlıkları kozmik oda sırlarını değil de, dünyanın gözünü İstanbul’a çevirecek olan kültür etkinliklerini duyuruyor olsa idi…


Handan ÖZDUYGU / Abu Dhabi / Haber 7
handanozduygu@gmail.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 132 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 72 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 78 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • TÜM YORUMLARI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN!

KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8425 %0.00
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
3:37 5:31 13:08 17:04 20:33 22:17

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim