Camileri okuma salonuna çevirin talimatı

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, ''Camilerimizi aynı zamanda okuma salonlarına dönüştürmek, din görevlilerimizi bir kültür elçisi yapmak istiyoruz'' dedi.

Camileri okuma salonuna çevirin talimatı
Camileri okuma salonuna çevirin talimatı
GİRİŞ 09.01.2010 00:44 GÜNCELLEME 09.01.2010 00:44

Bardakoğlu, Kütahya İl Müftülüğü mensuplarının katılımıyla Belediye Kültür Sarayı'nda düzenlenen bilgilendirme ve değerlendirme toplantısında, Diyanet İşleri Başkanlığının Cumhuriyetin temel bir kurumu olduğunu, devletin ve milletin ortak paydasında yer aldığını söyledi.

Cumhuriyetin temel ilkeleri, devletin öncelikleri, toplumun mutabakatının Diyanet camiası için son derece önemli olduğunu vurgulayan Bardakoğlu, ''Biz bunlarla didişen, bunlarla kavga eden değil bunları ahenk içinde yaşatan ve yaşatılmasını önemseyen bir kurumuz. Biz 21. yüzyılda yaşadığımızın farkında olan bir kurumuz, böyle olmalıyız'' diye konuştu.

Bardakoğlu, son aylarda yurt dışından, özellikle Uzak Doğu'dan gelen heyetlerin Diyanet İşleri Başkanlığını ziyaret edip ''Siz demokrasiyi, laikliği, modernliği, dindarlığı, İslam dinine bağlı olmayı, camilerde ezanı, farklı dinlerden insanları bir arada yaşatıyorsunuz. Bunu nasıl başardınız?'' diye sorduklarını belirtti.

''Türkiye'nin özgür Diyanet tecrübesi, Balkanlar, Avrasya coğrafyası, Kuzey Kafkasya, Orta Asya, İslam ülkeleri, hatta Uzak Doğu toplumları için de önemli mesajlar içeriyor'' diyen Bardakoğlu, şöyle devam etti:

''Allah bu millete din hizmetlerinde fetret dönemi yaşatmasın. Çünkü din hizmetlerinde fetret, ailelerde ve gönül dünyalarında derin yaralar açılması demektir. Din hizmetlerindeki boşluk, insanların gönül dünyalarında, aile ve toplumsal ilişkilerinde kaosa sürüklenmesi, istismarların önünün açılması demektir. Din ve dindarlık sadece duygudan ibaret değildir. Duygu önemlidir ancak duygu kadar bilginin de değerli olduğunun farkına varmalıyız. Çünkü dinimiz bilenle bilmeyeni bir tutmamıştır. Din görevlilerimizin her biri aynı zamanda İslam'ın aydınlık bilgisini taşıyan, yineleyen, yenileştiren ve insanlara ulaştıran birer bilgi köprüsü olmalı.''

-DİN GÖREVLİLERİNİN SOSYAL YAŞAMA KATKILARI-

Bardakoğlu, ''din hizmetlerinde kuşatıcı olmanın'' bu çağın ve İslam dininin zorladığı bir hedef olduğunu ifade etti.

Bunu ''dışarıda hiç kimseyi bırakmayacakları, hiç kimseye sırt dönmeyecekleri, hiç kimseyi feda etmeyecekleri kuşatıcı bir anlayış'' olarak nitelendiren Bardakoğlu, din hizmetlerinin sosyal açılımını da önemsediklerini bildirdi.

Din hizmetlerini sadece camiyle sınırlandırmanın insanlara haksızlık olacağına işaret eden Bardakoğlu, şunları kaydetti:

''Din görevlimiz aynı zamanda sosyal yönlü bir doktor olmak zorundadır. Okuyamayan kimselerin elinden tutmak, okuyamayan kız çocuklarına burs sağlamak ana hedeflerimizdendir. Din görevlilerimiz her yıl maaşlarından belli paylar ayırarak binlerce çocuğumuzu okula yazdırmakta, eğitimine yardımcı olmaktadır. Din görevlisi daha temiz, daha duyarlı bir çevre bilincinin yerleşmesi için elbette öncü olmalıdır. İnsanlar kavga ediyorsa mutlaka barıştıran din görevlisi olmalıdır. Bizi acıtan, sızlatan hangi sorunumuz varsa din görevlimizin o sorunun çözümünde en önde olmasını bekliyoruz.''

-'AYAK ÜSTÜ SOHBETLERLE DİNDARLIK İNŞA EDİLEMEZ''-

Ayak üstü sohbetlerle dindarlığın inşa edilmesinin doğru olmadığını ifade eden Bardakoğlu, ecdadın bu topluma engin bir bilgi hazinesi bıraktığını vurguladı.

Bardakoğlu, şunları kaydetti:

''Camilerimizi aynı zamanda okuma salonlarına dönüştürmek, din görevlilerimizi bir kültür elçisi yapmak istiyoruz. Son 1 yılda 50 bine yakın din görevlimiz, Din Görevlisi Kitaplığı kampanyasına iştirak etti. Din görevlilerimizin okuduklarını topluma aktarmalarını istiyoruz. Ayakta durabilenler ancak özgüveni olan kişi ve toplumlardır. Özgüven de bilgiyle, tarihi tanımakla olur. Özgüveni varsa insan başkasına baskı kurmadan yaşayabilir. Başkalarına baskı kuranlar özgüvenini yitirmiş kimselerdir. Camilerimizin okuma salonlarına dönüşmesi demek, cemaatimizin doğru bilgiyi ana kaynaklardan öğrenmesi demektir.''

Kadın hakları ve aileye saygı konusunda Türkiye'nin çok iyi durumda olmadığını dile getiren Bardakoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki yaklaşık 12 bin kadın din görevlisinden son derece memnun olduklarını sözlerine ekledi.

Konuşmasının ardından 5 din görevlisine başarı belgelerini veren Bardakoğlu'na, Kütahya Vali Yardımcısı Mustafa İngenç çini tabak hediye etti.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Eğitimi Daire Başkanı Dr. Ulvi Ata, Kütahya Müftüsü Mustafa Üskülüplü, Eskişehir Müftüsü Ahmet Akın, Dumlupınar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Çelik'in de katıldığı toplantı, daha sonra basına kapalı devam etti.

Bu arada, Bardakoğlu, toplantı öncesinde Kütahya Valisi Şükrü Kocatepe'yi makamında ziyaret etti. Kocatepe'nin çini vazo hediye ettiği Bardakoğlu da Valiye Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından kitaplar verdi.

KAYNAK: AA
YORUMLAR 9
  • fahrettin aslan 16 yıl önce Şikayet Et
    CAMİLERIMIZIN MAKSADI AŞAN GÖREVLERI. Günümüzde cami denınce akla gasıl hane morgk ve cenaze umumi wc ve karşısındaki çay oçagı gelmektedır.bu çok tehlikeli ve vahım bir durumdur.bir çocuga baban nerde sordugunda camide demesı deyılde kahvede oldugunu söylüyorsa demekki camilerımız maksadına ulaşmadıgı görülmektedır bu nedenle camilerımızde sohbet etmek kıtab okumak hatta mahalle muhtarı veya beledıye encumenı almak istedıgı kararları bile halkı camıde toplaması ve tartışması gereken yerlerdır.diyanetın bu uygulaması sevindırıcı veolumludur.
    Cevapla
  • fahrettin aslan 16 yıl önce Şikayet Et
    camilerımız namazla daratılmış bir görev icra edıyor. bir cami sabah namazlarında tıka basa dolsada caminın namazla kuruluş amacına yetmez bu sadece namazla caminın bir noktada görevını yerıne getırmış olur.camilerımızın resullullah s.a.v. ilk yaptırdıgı mescidın kopyası gibi olmak zorundadır.cami sadece namaz için yapımı masrafına belkıde değmez.cami kafirlere karşı bir semböldür.bir mahallede cami olması o mahallenın musluman oldugunu gösterdıgı gibi bir arada olmamızi birlerımızın dertlerı sıkıntılarını paylaşmamiz ve gelişebilmeze yarar olmalıdır.
    Cevapla
  • Batu Han 16 yıl önce Şikayet Et
    uyku. Arabistan da camide uyunuyor bile ne var bunda.
    Cevapla
  • enginazaklı 16 yıl önce Şikayet Et
    hocalar ve vakıflar istermiki. hocaların ve vakıf görevlilerin rahatı kaçmasın sonra..onlar isterki halk buraya namazda gelsin ve sonra gitsin.yoksa mümkünmü camilerden ayrılmak.hele böyle bir ecdat varken
    Cevapla
  • daussıla 16 yıl önce Şikayet Et
    Sakına camilerimizi rahat bırakın. Gidin kütüphanemi yaparsıınız yoksa başka yer tutarsınız bilmem.Camiye toplayın milleti orası sonra kahvehaneye dönsün değilmi??Cami huzur ve sukunetin dem bulduğu bir yerdir.Ben çoğu insan bacaklarını uzatıp orada muhabbet etmesine bile karşıyım.Cami ibadet yeridir ordaki sukunetle tefekkür etme yeridir.Konferans salonları yaparsınız toplarsınız milleti oraya camileri ne karıştırıyorsunuz.Sukunetle namaz kılarken siz orda bağıra çağıra ders verceksiniz.Ben karşıyım buna caminin sukuneti bozulmamalı.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Diyarbakır'da alçak provokasyon: Siyonist propagandayla Türk milletine meydan okudu!
Kılıçdaroğlu çiftini "Daltonlar" örgütü adıyla tehdit etmişti: Barış Karakaş tutuklandı!