11 Ocak 2010 14:10
- 117 Yorum
- 20,216 Okunma
Başbakan Erdoğan, Lübnan ile imzalanan anlaşmaların duyurulduğu basın açıklamasında İsrail'e suçlamalar yöneltip açık uyarılarda bulundu. Erdoğan "İsrail Gazze'de kitle imha silahı kullandı" dedi. İşte o sözler:
VİDEO İÇİN TIKLAYIN
Lübnan Başbakanı Saad Hariri ile iki ülke arasındaki vizenin karşılıklı olarak kaldırılmasına ilişkin anlaşmanın imzalandığı toplantıda konuşan Başbakan Erdoğan İsrail'i sert sözlerle eleştirdi.
İran'ı nükleer silahlanma konusunda uyaranların İsrail'i görmezden geldiğini söyleyen Erdoğan, İsrail'in geçtiğimiz yıl Gazze'ye fosfor bombası atarak, kitle imha silahı kullandığını belirtti.
İSRAİL'İN TAVRINA ASLA SESSİZ KALAMAYIZ
İsrail'in Lübnan'a yönelik deniz ve hava ihlallerinin sürdürdüğünü belirten bir gazetecinin, İsrail'in Türkiye'ye yönelik bir ziyaret gerçekleşeceğini, bu bağlamda Türkiye'nin tutumunun ne olacağı sorusuna, Başbakan Erdoğan şu yanıtı verdi.
''Öncelikle BM'nin bu 1701 sayılı kararı noktasında, bugüne kadar İsrail'in uymadığı, uygulamadığı kararların sayısı, ne yazık ki 100'ün üzerinde. Tabii bunlar, önce farklı bir süreci gündeme getiriyor. Bu da aslında BM'nin reforme edilmesi sürecini gündeme getiriyor. Çünkü bu kararlar alınıp da uygulama alanı yoksa, uygulama bulamıyorsa, o zaman bu kararların da kıymeti harbiyesi yok.
Burada ciddi bir sıkıntı var aslında... Ve İsrail'in buradaki tavrına, tabii Türkiye olarak, bizim asla sessiz kalmamız mümkün değil. Bunu BM Güvenlik Konseyi'nde... Biliyorsunuz şu anda bir yılı doldurduk geçici üye olarak, bu yıl ikinci yılımız; burada da arkadaşlarımız gündeme getiriyorlar. Bizler de ikili görüşmelerimizde, uluslararası toplantılarda, sürekli olarak gündeme getiriyoruz. Bu konuyla ilgili olarak, İsrail yönetimine baskının yapılması gerektiğini, çünkü gerek karasularının ihlali, gerek havada aynı ihlallerin yapılması, bunlar tabii kabul edilir şeyler değildir. Bu uluslararası barışı, bir diğer ifade ile küresel barışı bu adımlar tehdit eden unsurlardır. Bunları kabul etmek mümkün değil. Bundan sonraki süreçte de, yine tüm uluslararası toplantılarda, aynı şekilde BM Güvenlik Konseyi'ndeki bu 2. yılında... Bunların uyarısını, ikazını yapacağız.
Türkiye yapılacak olan bakan düzeyindeki ziyarette de, ilgili bakan arkadaşlarım gerekli uyarıları ziyareti yapan bakana da yapacaklardır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.''
İsrail'i sert sözlerle eleştiren Erdoğan, şöyle devam etti:
BARIŞI TEHDİT EDENİN KARŞISINDAYIZ
''Barışı tehdit eden taraf kimse, onun da karşısında yer alırız. Çünkü, barışı tesis etmek istiyorsanız, barışa taraftar olanlarla beraber hareket edeceksiniz ki barış güç bulsun. Aksi taktirde beklenen gücü, barış noktasında tesis edemezsiniz. Tabii burada bölge yeni bir Irak sendromunu kabullenemez. Bunu bir daha biz bölgede yaşamak istemiyoruz.
İRAN'A UYARI VAR DA İSRAİL'E NEDEN YOK
İran ile ilgili konuda ileri sürelen tez; nükleer silah konusudur. Nükleer silah konusunda bizim tavrımız bellidir. Biz bölgede hiçbir ülkenin nükleer silahlanmaya gitmesini tasvip etmiyoruz. İranlı dost, kardeşlerimize de bunu söylüyoruz aynı şekilde... Ama öbür tarafta, tabii İsrail'de nükleer silah var. İsrail'deki nükleer silaha yönelik olarak da... İran'a bu noktada uyarı yapanlar, ikaz yapanlar aynı uyarıyı, aynı ikazı İsrail'e yapmıyorlar. Burada bir sıkıntı var. Burada özellikle 5 tane daimi ülkenin de bu konuda adil davranması lazım. Aynı uyarıyı İsrail'e yapmaları lazım. Çünkü bu bölgede, burada nükleer silah var.
GAZZE'DE KİTLE İMHA SİLAHI KULLANILDI
Nükleer silahın olmadığını bugüne kadar İsrail söylemedi, tam aksine kabullendi. Nitekim, bir kitle imha silahı noktasında, Gazze'de bunu uyguladılar, fosfor bombalarıyla... Kimse fosfor bombalarının kitle imha silahı olmadığın iddia edemez. Bunu orada yaşadık, gördük... Dolayısıyla biz, dünyada, dünya barışına; insani noktada, vicdanlarının sesine kulak vermek isteyen tüm ülkelere diyoruz ki: Adil olacağız. Bu bölgeye adil yaklaşım içinde olacağız. Eğer adil yaklaşım içinde olmazsak, o zaman bu sıkıntı sadece bu bölgeyi vurmaz, bütün dünyadaki diğer bölgelere de aynı şekilde sirayet eder.
Nitekim, Orta Doğu'nun huzursuzluğu, dünyanın huzursuzluğudur. Ama Orta Doğu'daki barış, inanıyorum ki dünyanın barışıdır. Onun için biz Orta Doğu barışını çok önemsiyoruz.
Göreve geldiğimiz şu 7 yıllık süreç içinde de bu konuda hiçbir dönemde görülmemiş adımları attık. İsrail-Suriye arasında da bunu yaptık ve çok ciddi mesafeler almıştık ki maalesef Gazze olayıyla, burası kesildi. Kaybeden kim oldu? İnsanlık oldu. Çünkü her gittiğimiz yerde İsrail-Suriye arasındaki bu görüşmelerden dolayı bize teşekkürlerini sunan ülkeler, 5. raunttan dolayı kesilince, bu defa kendileri de ne yapacaklarını bilemez hale geldiler. Şimdi bize diyorlar ki 'bunu tekrar başlatamaz mısınız?' Veya bakıyorsunuz İsrail'den şöyle bir ses çıkıyor: 'Biz, Erdoğan'ın taraf olduğunu görüyoruz veya taraf olduğuna inanıyoruz, dolayısıyla biz Sarkozy'yi isteriz'. Ama öbür taraftan Sayın Beşar Essad diyor, 'Hayır, biz Türkiye'den memnunuz, Türkiye'nin tavrından memnunuz, olacaksa Türkiye ile bu işe devam ederiz'. Bunlar şu andaki sürecin ne durumda olduğunu gösteriyor. Fakat, önemli olan şu; İsrail yönetimi her şeyden önce barıştan yana mı değil mi? Burası çok önemli.
GAZZE DÜN YİNE BOMBALANDI
"Bakın dün Gazze dün yine bombalandı. Ne oldu da Gazze bombalandı? Ne var? Şimdi diyorlar ki 'ama konuşuyorsun.' E, nasıl konuşmayacaksın? Niye bombaladınız Gazze'yi, ne vardı? Şimdi de mi 'füze atıyorlar' diyeceksiniz? Biz de tespitimizi yapıyoruz. Şu anda füze atışı, şu, bu diye bir şey yok. Niye yapıyorsunuz bunu? 'Bölgenin ben gücüyüm' diyor. niye? Çünkü orantısız imkanları var, gücü var ve bu gücünü kullanıyor. BM'nin de zaten kararlarına uymuyor, bu yönde de rahat. Dolayısıyla, 'ben istediğim yaparım' diyor, istediğim adımı atarım' diyor.
Böyle bir ortada tablo var. Bu tabloyu tasvip etmemiz asla mümkün değil. Biz adil davranmaya mecburuz, barıştan yana hareket etmeye mecburuz ve kim barışın yanındaysa biz onların yanında, mağdurun yanında olmaya her zaman mecburuz ve sürecimizi, siyaset anlayışımızı da bu anlayış üzerine sürdüreceğiz, devam ettireceğiz.''
Kaynak: Haber 7