Maden kazalarına önlem arayışları

Bursa'da 19 madencinin yaşamını yitirdiği iş kazasının ardından madenlerde yaşanan faciaların önlemesi için konunun taraflarıyla arayışlar başlatıldı.

Maden kazalarına önlem arayışları
Maden kazalarına önlem arayışları
GİRİŞ 12.01.2010 11:08 GÜNCELLEME 12.01.2010 11:08

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Bursa'da yaşanan iş kazasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız başkanlığında 16 Aralık 2009'da yapılan toplantının ardından mutabık kalınan konulardan biri daha hayata geçirildi.

Her iki bakanlığın üst düzey yöneticilerinin katıldığı toplantıda alınan ''teknik nezaretçi, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimlerinin ücretlendirilmesi ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi için her iki bakanlık temsilcilerinden ve sosyal taraflardan oluşacak bir değerlendirme komisyonu kurulması'' kararı doğrultusunda, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü başkanlığında bir komisyon kurulacak. Komisyonda, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü, Türkiye Kömür İşLetmeleri Genel Müdürlüğü, Maden İşleri Genel Müdürlüğü, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, İş Teftiş Kurulu Başkanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Türk Tabipleri Birliği ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü temsilcilerinin yer alması benimsendi.

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer de ilgili kurum ve kuruluşlara gönderdiği yazıyla komisyonu yarın bakanlıkta toplantıya çağırdı.

''SÖYLEYECEK ÇOK SÖZÜMÜZ VAR''

Komisyonda, madencilik sektöründe örgütlü sendikalara ''işçi temsilcisi'' olarak yer verilmemesi sendikalar tarafından eleştirildi.

Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ergün Atalay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugüne kadar ortaya çıkan deneyimlerin, çalışma hayatında sosyal taraflardan birinin görüşleri dikkate alınmadan atılan adımlardan istenen sonuçların alınamadığını gösterdiğini söyledi.

Çalışma hayatında kararların tüm tarafların katılımıyla alınmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Atalay, şunları kaydetti:

''Bursa'da 19 kardeşimizin yaşamını yitirmesiyle yüreklerimizi yakan facia bu alanda bir takım tedbirler alınmasının şart olduğunu göstermiştir. Bakanlıkların bu konuda adım atma girişimi de oldukça yerindedir. Ancak tüm arayışlarda madencilerin, işçilerin ve onların temsilcisi sendikaların da yer alması gerekmektedir. Sendikaların bu tür süreçlerin dışında bırakılmaya çalışılması iyi niyetli çabalara gölge düşürecektir.

Bugüne kadar madenlerde birçok şehit verdik. Yaşadığımız her facia bizim için hala kanayan yara ve söyleyecek çok sözümüz var. Bizlerin sözüne başvurulmaktan kaçınılması yaralarımızı daha da kanatmıştır. 'Yeni facialar olmasın' derken, buna çare ararken facialarda ölenlerin temsilcilerinin görüşlerinin dikkate alınmaması izaha muhtaçtır. Unutulmamalı ki her gün binlerce metre yerin altına inen, canını tehlikeye atan işçiler ve onların temsilcisi sendikalar, yaşanan sorunları ve bunların çözümlerini en iyi bilen kişilerdir. Yapılması gereken sendikaların uyarı ve önerilerinin dikkate alınmasıdır. Bunu yapmayan, çeşitli bahanelerle bundan kaçınanlar yeni faciaların sorumluluğuyla karşı karşıya kalacaktır.''

''BU, SENDİKACILIĞA KARŞI ALINMIŞ TAVIRDIR''

Komisyona işçi temsilcilerinin çağrılmamasının ''unutkanlık'' ya da ''eksiklikten'' kaynaklanmadığını, bunun ''maksatlı'' olduğunu düşündüklerini dile getiren Atalay, şunları kaydetti:

''Bu tavır, Türk sendikacılığına karşı alınmış bir tavırdır. Son zamanlarda bir çok kere görülen tavır, bu kez madenlerdeki kazaları önlemeye yönelik komisyonun oluşturulmasında ortaya çıkmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bu tavrı şık değildir. Madenlerdeki can güvenliği sorunu öncelikli olarak işçilerin, işçi temsilcilerinin sorunudur. Temsilcileri dışlayan bu tavırla ne amaçlanmaktadır? Sendikaların içinde olmadığı bir çözüm olamaz. Öyle görülüyor ki Sayın Bakan, sendikalara karşı tutumunu sürdürdükçe ülkemizde çalışma barışını tesis etmek zor olacaktır. Bu son örnek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, 'çatışma bakanlığı' haline geldiğinin açık bir göstergesidir. Bu yaklaşım sürerse bu çatışmanın daha da derinleşmesi kaçınılmazdır.''

KAYNAK: AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Arnavutluk'ta halkın zaferi: Jared Kushner'ın milyar dolarlık ada projesi durduruldu
Meteoroloji uzmanı uyardı: Sağanak yağış geliyor