Erdoğan'dan Babacan'a; Kriz çıktı gel!

Erdoğan'dan Babacan'a; Kriz çıktı gel!

Üniversiteyi 4.0'lık ortalama ile birinci olarak bitiren Ali Babacan, genç yaşta bakan olunca soyadındaki a'lar "e" harfiyle değiştirilse de o bunlara aldırmadı. Şimdilerde ise ekonomiyi yönetiyor ve Erdoğan'ın imdat freni...

Haberi Kaydet Arkadaşına Gönder
21 Mart 2010 09:50 - 55 Yorum - 24,302 Okunma
GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Ekrem DUMANLI, Turhan BOZKURT'un ropörtajı

35 yaşında ekonomiden sorumlu bakan olduğunda herkesin dikkatini çekmişti. ODTÜ Endüstri Mühendisliği'ni 4.00'lık ortalama ile üniversite birincisi olarak bitirmesi önemli bir işaretti, ama piyasada 'böyle bir görev için çok erken' yorumları da yapıldı.

Soyismindeki a'ların yerine e'leri yerleştirenler de oldu. Ancak çok kısa sürede iyi bir ekip kurdu ve ekonomiyi Cumhuriyet tarihinin rekorlar kırılan bir vadisine taşımayı başardı. Göreve geldiği 2003'ten sonra hızlı bir büyüme dönemine girdi Türkiye. 2003-2007 arasındaki yıllık ortalama büyüme yüzde 7'ye yakın oldu. 2007 seçimlerini müteakip Dışişleri Bakanlığı gibi zor bir nöbeti devraldığında da ajandası kabarıktı. Bunların da üstesinden geldi. Küresel kriz çıktığında gözler yine ekonomide onu aradı. Başbakan'ın 'sana ihtiyaç var' sözleri ile bu kez Başbakan Yardımcısı unvanı ile dalgalı bir denizde kaptan oldu.

-Çok reform hükümete yarar, varsın Türkiye az başarılı olsun anlayışı ile Meclis'teki reformları engelleyen bir muhalefet ile karşı karşıyayız. Bu, çok hastalıklı bir yaklaşım.

-Bizde reform yorgunluğu yok, Meclis'te reform engellemesi var. Meclis hızlı çalışsa getireceğimiz birçok konu var. Bakanlar Kurulu'nda bir çalışma 30-40 madde olunca Meclis'te sıkıntı yaşanır diyoruz. İki üç madde olunca sorun çıkmaz diye düşünüyoruz.

- Daha farklı bir ortama giriyor Türkiye. Kendine güvenen, üçüncü dünya ülkesi değil de birinci dünya ülkesi olmayı kafasına koymuş bir ülke.

-Bir Afrika ülkesinde darbe ihtimali vardı. O ülke ile ilgilenen diğer ülkelerin dışişleri bakanları ile de konuyu görüştük. Bu konuda bilgi aldık ve tespitlerimizin doğru olduğunu söylediler. 'Birkaç adım atılırsa hükümet sıkıntı yaşamaz' dedik ve o yardımı yaptık.

- İlaç firmaları başka ülkelerin dışişleri bakanlıkları üzerinden geldiler. Ne yapıyorsunuz diye. Biz de onlara 'Çin ve Hindistan'da ilacı kaça satıyorlarsa bize versinler hemen bugün kabul edelim' dedik.

- Yüze yüze kuyruğuna gelip gelir konusuna takılmıştık. Başbakan'ımız o gün Suudi Arabistan'daydı. Kendisine telefonla bilgi verdik. Beş dakikalık bir görüşme oldu. 'Siz uygun gördüğünüzü yapın' dedi. Telefon görüşmesinin ardından açıklama yapılmasına karar verdik.

-Genelkurmay'dan 'bu işin zamanı değil' dendiği bir zamanda bu işi yapamayız. Sırf para gelsin diye bedelli askerlik çıkaramayız.

-Ta 2005 ve 2006'da düşündüğümüz bir adımı atabilmek istiyoruz. Askerî harcamaların denetimine ilişkin ayrım söz konusu değil. Sayıştay'ın Meclis adına geniş bir denetim yetkisi var, Sayıştay bunu yerine getirecek. AB süreci için hem siyasi kriter hem faslın teknik kriteri hem de bizim reformumuz açısından gerekiyor.

Ekrem Dumanlı ve Turhan Bozkurt'un sorularını cevaplandıran Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin her konuda kendi programını uygulayabilecek bir noktaya ulaştığını şu sözlerle aktardı: "Bir yandan Kuzey Kore ile uğraşacaksın, bir yandan Afrika'da 37 ülkede kalkınma programı yapacaksın... Böyle bir ülke dışarıdan dayatma ile iş yapma dönemini çoktan aştı."

Türkiye'yi düşündüğümüzde yatırımcılar için en iyi senaryo nedir?

Yatırımcılar için en iyi senaryo Türkiye'de demokrasinin güçlenmesi, siyasi istikrar ve doğru ekonominin uygulanmasıdır. En iyi senaryo Türkiye'nin reform sürecinin devam etmesi ve AK Parti iktidarının devam etmesi. Koalisyondan korkuyorlar. Çünkü çok kötü tecrübeler yaşanmış geçmişte. 2000-2001 krizinde MHP koalisyon ortağıydı. Bu dönemde Türk parası değerini kaybetmiş, enflasyon almış başını gitmişti. Ekonomiyi nerede teslim almışlar nerede bitirmişler korkunç bir tablo vardı.

Çok çabuk unutuldu gibi o günkü veriler. Hükümet için de reformları yavaşlattı, yorgun düştü' değerlendirmeleri var...

Reform kısmı Meclis'i ilgilendiriyor. Meclis yasama konusunda belli bir hızı olmayınca aksıyor. Şu anda Meclis Genel Kurulu'nun bir ve iki numaralı gündem maddesi Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu tasarıları. Bunlar mutabakatla geçmiş komisyonlardan, ancak Genel Kurul'a gelince işi tıkıyorlar. İş dünyası da çok istiyor bir an önce bu düzenlemelerin yasalaşmasını. Bütün partilerden oluşan bir komisyon kurulup tam mutabakatla Ticaret Kanunu hazırlandı. Komisyon raporunu teslim ettikten sonra kriz çıktı. İç tüzük değişikliği yapalım deseniz o da bir yasa değişikliği gibi. Bir yasa maddesi bir gün sürebilir. 200 maddelik bir yasa için 200 gün gerekebiliyor. Eğer yaz tatili yapılmaz ise ancak bir yıla yetişiyor. Şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor. Çok reform olursa bu hükümete artı yazacak. Varsın Türkiye daha az başarılı olsun. AK Parti kaybetsin, bu Türkiye'nin kaybedeceği olursa da kaybetsin çok hastalıklı bir yaklaşım. Bir günü kaçırdığımız zaman onu geri getiremiyoruz. Son dönemde 2008-2009 döneminde ülkeler ciddi reform atağına başladı. Normal yaptığından çok daha fazla reform yapıyorlar. Çünkü yatırımları cezp etmek için bir yarış var. Biz elimizdeki reformları dahi gerçekleştirmede zorluk çekiyoruz. Yatırım ortamı açısından geri düşmeye başladık.

Halka anlatsanız bütün bunları...

Halk da 'ben sana oy verdim' diyor. Türk Ticaret Yasası ve Borçlar Kanunu'nu TÜSİAD baştan beri istiyor. Onlar hep isteyerek geldiler. Parti meselesi değil. Gerçekten Türk iş hayatının önünü açacak bir düzenleme. Ama Meclis'te tıkandı.

Türkiye'de IMF çıpası kalmadı. Mali disiplinin ne kadar çıpa görevini yerine getireceğine dair yurtdışında endişeler var. Katılıyor musunuz bu görüşlere?

Bizim AB sürecine ilişkin olarak fasıllarla ilgili reformların içeriğine bakıldığında reformları yaparak kaybedeceğimiz bir şey yok. Ulusal programımızı 31 Aralık 2008'de hazırladık. AB Komisyonu ile birlikte çalıştık. Brüksel'e gidip gelen iki binin üzerinde bürokrat var. Türkiye'nin er geç ne yapması gerektiği bizim ilgili bakanlıklarımızda var. Bizim bakanlıklarımız hangi yasal düzenlemeyi yaparsa yapsın AB müktesebatını referans alıyor. Reformlarımızın hepsinde uyum var. AB müktesebatı doğal bir çıpa. AB olsun ya da olmasın bizim için bir çıpa.

IMF kapısı tamamen kapandı mı?

IMF ile olan istişari çalışmamızda kapı her zaman açık. Biz her adım konusunda bize görüş verin dediğimizde görüş verirler. İstişari mekanizmalarımız iyi oturdu. AB ve IMF konusunda iyi bir zemin var. Biz mecburen bu reformları yapacağız. Açılmayan fasıllarda veya stand-by olmadığında biz kendi takvimimizi koyuyoruz.

Türkiye'ye dışarıdan bir baskı gelirse reformlar daha hızlı çıkıyor sanki...

Belli dönemlerde iyi olabilir. Herhangi bir şeyi Meclis'e götürüp bunu AB istiyor veya IMF istiyor desek bu şekilde yürütmek çok zor. Türkiye zor bir dönemden geçti, kendi ayakları üzerinde duruyor. Demokratikleşme ve ekonomi konusunda dışarının zoruyla içeride reform yapma konusunda bir üst kademeye atladık artık. 'AB veya IMF dayattı' diye bir şey götürürsek bu tür şeyler Türkiye için zor. Bir yandan Kuzey Kore ile uğraşacaksın, bir yandan Afrika'da 37 ülkede kalkınma programı yapacaksın... Böyle bir ülke dışarıdan dayatma ile iş yapma dönemini çoktan aştı. AB süreci de ekonomik reform süreci de kendi uygulamalarımız ile yürüyecek. Nihayetinde kendi tercihimiz. IMF bundan 4-5 ay önce ülkelere 'harcamalarınıza devam edin, kamu açıklarınızı düşürmeyin' diyordu. Euro Bölgesi'ne '2010 boyunca harcamalarınızı kesmeyin' diyordu. Şimdi Yunanistan, İspanya ve Portekiz'e 'durun' diyor. Her ülke kendisine dikkat edecek. Dışarıdan izleyenler de Türkiye'yi takip ediyor. Ekonomi ile ilgili olumlu adımlar atıldığında OECD ve IMF de iyi olacağını söyleyecektir. Daha farklı bir ortama giriyor Türkiye. Kendine güvenen, üçüncü dünya ülkesi değil de birinci dünya ülkesi olmayı kafasına koymuş bir ülke.

Dış politikada bu değişimin nasıl bir karşılığı oluyor?

Türkiye çok aktif bir dış politika uyguluyor. Bir Afrika ülkesinde darbe ihtimali vardı. O ülke ile ilgilenen diğer ülkelerin dışişleri bakanları ile de konuyu görüştük. Bu konuda bilgi aldık ve tespitlerimizin doğru olduğunu söylediler. 'Birkaç adım atılırsa hükümet sıkıntı yaşamaz' dedik ve o yardımı yaptık. Şimdi o ülkede demokrasi kesintisiz sürüyor. Biz ufkumuzu bu kadar genişletmişken, Pakistan'a IMF programı bizim çabamızla başlamışken, böylesine bir ülke farklı düşünmeli. Dış çıpa çok önemli ancak dışarıdan dayatma ile değil, kendi politikalarımız ile olmalı.

O halde ödev listesi hayli kabarık...

Bizim farklı alanlarda eylem planlarımız var. Eylem planlarında da reformların önceliği var. Yatırım ortamını iyileştirmeyle ilgili eylem planımız var, 72 maddeden oluşuyor. Bunun yanı sıra kayıt dışılıkla ilgili neler yapılması lazım? Türkiye'nin ev ödevi konusunda artık soru işareti yok. Demokratikleşme ve anayasa değişikliği ilgili ne yapılacağı belli. Temmuz 2007'de seçim yapılmış. Her yıl seçim mi olacak? Bir yıllık Meclis meşrutiyete sahip olacak. Böyle bir demokrasi anlayışı olmaz. Siyasi ve ekonomik istikrarın temelinde iyi işleyen bir demokrasimiz var. Çürük zeminde depremde o bina devrilir. Dolayısıyla temel önceliğimiz demokrasi konusundaki açıklarımızı kapatmamız.

Sizce de demokrasi açığı, cari açıktan daha tehlikeli midir?

Elbette. Meclis'te 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir' diye yazıyor. Onun gereği yapılsın yeter. Dört kelimenin özü Anayasa'ya yerleşsin yeter. Bunun aşılması gerekiyor. Halk her şeyden haberdar olmayabilir.

'Çobanın oyu ile profesörün oyu bir olur mu? Çoğunluğun azınlığa tahakkümü olur anayasa değişikliği' gibi yorumlar için ne diyeceksiniz?

Bu, çok sıkıntılı bir yaklaşım. Ben seviniyorum gazete ve televizyon kanalı sayısındaki artışa. Halkın bilinçlenmesi çok önemli. Bu kadar açık bir toplumda açık bir ülkede halka güvensizlik çok yanlış. Yeni ortama göre düşünce setinin oluşturulması gerekiyor. Azınlığın çoğunluğa tahakkümü gibi yanlış bir sonuç ortaya çıkabiliyor.

Mali kural vatandaşa fazla anlatılamadı mı?

Formül de olunca vatandaş ben matematikten anlamam deyip soğuk duruyor. Perspektifimiz geçmişte bütçeler bir yıllık yapılıyordu sonraki yıllarda ne yapılacak bilinmiyordu. Kamu Mali Yönetimi Reformu ile üç yıllık programımızı yaptık. Devletin uzun vadede nereye gideceğini ortaya koyması gerekiyor. Bunu Merkez Bankası bağımsızlığı ile birlikte para politikasında gerçekleştirdik. Enflasyon ve serbest kur rejimi ile para politikalarında çok iyi bir noktadayız. Fakat maliye politikalarında aynı noktada değiliz. Mali kuralla maliye politikalarında da sağlam güvenilir yapıyı oluşturmak istiyoruz.

Özü nedir mali kuralın?

Uzun vadede Türkiye'nin bütçe açığı ve kamunun borç yükü ne olmalıdır, hedef ne olmalıdır? Uzun vadeli bir hedef koyuyorsunuz. Her yıl kendinizi ayarlayarak o hedefe ulaşacaksınız. Türkiye'ye yatırım yapacak, kredi alacak. Yatırımcı Türkiye'nin yapacağı bu deyip, böyle bir yapıda neye ne kadar yatırım yapacağını görebilecek. Devletin daha çok kendine çekidüzen vereceği görülürse gelecek yatırımlar açısından bu durum ciddi bir öngörülebilirlik getirecek.

Parametreler belli mi?

Bayağı bir mutabakat oluştu. 2011 bütçe büyüklüklerinin çerçevesini 31 Mayıs'ta açıklayacağız. Bu büyüklükler mali kurala göre belirlenecek, ancak Orta Vadeli Program'da (OVP) 2011 için açıkladığımızdan çok farklı olmayacak. 2011 ve 2012 için söylediklerimiz zaten OVP'de var. Bizim için mali kural 2012 sonrası için önemli olacak. Yasa tasarımız hazır, dar çerçevesini de istişareye açtık. Görüşleri toparlıyoruz. Yasa ile ilgili görüş topluyoruz. Dışarıdan Türkiye'yi değerlendirenler mali kuralı, IMF programından aynı ağırlıkta veya daha önemli bir konu olarak görüyor. Bunu Türkiye uygularsa IMF'den daha kuvvetli olacağını görüyorlar. Kendi uygulayacağı bir politika olacağı için daha iyi olacağı kanaatindeler. Başka taraftan gelirse sürdürülebilirliği konusunda endişe olur. Ukrayna gidip sıkışınca IMF'ye gitti ancak bu durum iki ay gitti ve bitti.

Bizim programımızı kendi kendimize yapıyor olmamız itibarımız açısından da çok önemli.

IMF görüşmeleri bitti. Son gün ne oldu? İpler nasıl koptu?

Biz 31 Aralık 2009 itibarıyla tüm konularda mutabakata varmıştık. Bunun içerisine her şey dahildi. Belediyeler ve bağımsız gelir idaresi de. O dönemde sorunlar çözülmüştü. Biz 2010 ile alakalı projeksiyonlarımızı yenileyip onlar üzerinde çalışıyorduk. Orada 2010 ile ilgili gelirler ne olabilir? Üzerinde çalışıyorduk. Çünkü biz bütçemizi eylül ayında yaptığımız için büyüme fazla gelebilir, fazla gelir olabilirdi. Bu noktayı müzakereye devam ediyorduk.

Fazla geliri nerede, nasıl kullanacağınızı görüşüyordunuz...

Evet. Geçen yıl bütçe açığı 10 milyar lira daha az gelmişti. Bu yıl da daha az çıkarsa artan kısmı ne yapacağımız konusunda görüşüyorduk. Bir yandan da 4. madde görüşmesini yapmamıştık. Onlar 'heyet gönderelim' diyordu, ben kabul etmiyordum. Heyetin gelmesi beklentiyi yükseltecekti çünkü. Kaç sefer 'gönderelim' dediler. Telefon trafiği ile karşılıklı bir mutabakatla son açıklama yapıldı. Yüze yüze kuyruğuna gelip gelir konusuna takılmıştık. Kardeşim sen bir Yunanistan'a bak.

Başbakan'ı nasıl bilgilendirdiniz?

Başbakanımız o gün Suudi Arabistan'daydı. Kendisine bilgi verdik. 'Siz uygun gördüğünüzü yapın' dedi. Telefon görüşmesinin ardından açıklama yapılmasına karar verdik.

İş dünyası nasıl değerlendirdi?

Bu iş olmadığı için çok kötü oldu diyen olmadı. Açıklamanın olduğu gün İstanbul'da iş dünyası temsilcileri ile bir toplantıda bir araya gelmiştim. Daha önce iş dünyası ihtiyaç hissediyordu çünkü dünyada küresel kriz çok kötü bir durumdaydı. Bugün İspanya'nın borcunun milli gelire oranı yüzde 50. Bizim ise yüzde 48. Ancak bugün İspanya sorgulanıyor da niçin Türkiye sorgulanmıyor? Bunu nasıl düşüreceğine ilişkin bir çözüm yolu da yok. Bizim herkesten önce davranıp dışarıdan baskı gelmeden zamanında OVP'yi açıklamamız, açıklarımızı nasıl düşüreceğimizi ilan etmemiz ve fiilen uygulamaya başlamamız çok iyi oldu. Ocak-şubat bütçe rakamları iyi geldi. Veriler Orta Vadeli Program'dan daha iyi büyüme ve istihdam konusunda. Dolayısıyla biz zamanında bunu açıkladık. Borcumuz İspanya kadar, ancak nasıl yapacağımızı ortaya koymuşuz. Geçen yıl haziran ayında vergi teşviklerini falan geri çekmeye başladık. Elektriğe zam yaptık. 1 Ocak'ta köprü otoyol ve akaryakıt zamları yaptık programa uymak için. Bunları yapmasaydık daha fazla zarar olabilirdi.

Zamlar tartışılırken 'oylarımız düşer' itirazı gelmedi mi parti içinden?

Önemli olan istikrar. Hep beraber katlanacağız, çok kolay değil. Ne yapalım. Bunu Türkiye'deki istikrarı muhafaza adına yapıyoruz. Kısa vadede maliyeti oluyor ancak faizlere olumlu katkısı oluyor. IMF olmayacak demişiz ertesi gün uluslararası piyasalara çıktık. Biz bu ihaleyi yaptıktan sonra da IMF konusunu açıklayabilirdik. Ancak OVP var ve uygulanıyor. Bugün Türkiye, Euro Bölgesi'ndeki ülkelere göre daha az risk primi ödüyorsa bu konu çok önemli.

Tekel işçileri ile sadece maaş yüzünden mi uzlaşamadınız?

Rakamsal boyutu çok önemli değil. İşin prensibi yanlış. Sendikaların kontrolünden çıktı o iş. Sendika başkanları geliyor bir şey yapamıyordu. Yasa dışı örgütler kendi kanalları ile bu işi yürüttü. Biz orada onları görünce bu işi kapattık. Sendika ile oturup konuşuruz, ancak başkan 'benim elimden bir şey gelmiyor' derse yapacak bir şey yok.

Hükümet küresel krizi hafife aldı eleştirilerine katılıyor musunuz?

Küresel krizin ilk başladığı dönemde bir süre Türkiye ne yapacak ne yapmayacak bir miktar tereddüt olmuştur. Bu, her yerde oldu. Ama biz krizin en derin noktası aşılıp gidişat belli olmaya başlayınca ciddi kararlar aldık.

Nedir bu kararlar?

Mesela ilaç fiyatları. 2007'de ilaç faturası 11 milyar lira iken 2009'da 16 milyar liraya çıktı. Türkiye'de devlet yılda 420 milyon muayene için ödeme yapıyor. Türkiye'de muayene ortalaması altı. Kontrolsüz bir gidişat vardı. İlaç firmaları başka ülkelerin dışişleri bakanlıkları üzerinden geldiler. Ne yapıyorsunuz diye. Biz de onlara 'Çin ve Hindistan'da ilacı kaça satıyorlarsa bize versinler hemen bugün kabul edelim' dedik. Kaç paraya götürürse öyle bir piyasa var. Kutu bazında her yıl yüzde 25-30 artıyor. Eczanelerin cirosunda düşüş oldu. 50 liralık ilaç 25 liraya düştü. Kâr haddi değişmedi, cirolar düştü. 2010-2011 ve 2012 için toplam ilaca kaç para ödeyeceğimizi belirledik. İlaç firmaları bize yazılı olarak o rakamların aşılmayacağı konusunda taahhüt verdi. Aşılma olursa örneğin ilk üç ayda yüzde 5 sapma olursa yüzde 5 iskonto başlayacak. Üç yıl için bütçeye ne koydu isek onunla sınırlı kalacak. Buna da global bütçe diyoruz. Ne kadar sapma olursa o kadar iskonto. Global bütçe önemli. Bazı Avrupa ülkeleri de başladı. Fransa şimdi sosyal güvenlik diyor. Neden sonra? Yeni mi akılları başına geldi? Obama'nın kredi kartı yasası bizim 2006'da çıkardığımız yasa ile aynı. Madde madde bile aynısı. Mortgage yasasına koyduğumuz bazı kritik maddeler vardı. Vergi teşviği koymadık, yüzde 25 peşinat şartı koyduk. Arkadaşlar gelip soruyordu . Bu işi en iyi Amerika yapıyorsa niçin oradaki gibi vergi teşviği koymadığımızı, yüzde 25 peşinat konusunu soruyorlardı. Eğer ABD yüzde 25 şartını koysa idi bugün bu kriz çıkmazdı. Vatandaşa yüz liralık ev al dediler cebinden bir şey çıkmıyor diye hatta 10 lira da cebine koyup 110 lira verdiler. Tam bu dünyada bir cennet sistemi. ABD halkının mortgage borcu milli gelirinin yüzde 80'i. Bizde Türk halkının 480 milyar dolar ev borcu olduğunu bir düşünün. ABD'de gidip anahtarları teslim etmeye başladılar.

Acı tedbirler kimsenin işine gelmez...

Bankalar memnun para kazanıyor vatandaş ev sahibi oluyor hükümet de memnun ekonomi hareket ediyor diyor. OECD ülkeleri içerisinde istisna ülkeyiz bankacılık sektöründe kriz yaşamayan. Şu an 20 milyar liralık 2001 krizinde batan bankalar için düzenlenmiş bonolar var ve bunları ödüyoruz. Ne oldu da Türkiye bu krizden etkilenmedi. Bankalarımız değişmedi. Kolay olmadı tek tek banka bilançolarına bilgisayar ortamında simülasyon yaptık, stres testinden geçirdik. Kur şöyle olursa, alacaklarının yüzde 20'si batarsa gibi uç senaryolar yaptık. O yıllar küresel krizin dengesizliklerinin başladıkları dönemler. Dünya bunu konuşurken tedbir almadılar. Biz sıkıntı olur diye tedbir aldık. Bazı sıkıntılı bankalar gördük, sınıra yakın. Şok verdiğinizde bilançoya sıkıntı var. O bankalarla tek tek görüşüldü. Şu an durumunuz iyi. Bir sıkıntı olursa sizin bilançonuz sıkıntıya sebep olur. Ya sermaye koyun ya bankanızı satın dedik. O dönemde bizim yönlendirmelerimizle birçok banka ortaklık yoluna gitti, satıldı.

Varlık Barışı'nda başarılı oldunuz...

Varlık Barışı ile gelen paranın burada durması için garanti yok. Varlık Barışı ile para gelir, anca gidebilir. Varlık Barışı'yla ilgili yurtiçi ve yurtdışı belli bir varlığı beyan ettiğinde ileride vergi incelemesine tabi tutulmuyor. İncelemeye tabi tutulursa bu beyan edilen rakam matrahtan düşülüyor. Varlık Barışı'nda dışarıdan Türkiye'ye taze kaynak girişi için uzun vadeli garantisi yok. Gene o paralar burada kalacak ise burada ancak güven zemininde sağlayabiliriz.

Yatırım araçlarına stopaj için oran belirlendi mi?

Alternatifler belli, ancak henüz karar vermedik. Maliye Bakanlığı'mız ilgili kuruluşlarla ilgili birkaç alternatif oluşturdu. Birkaç noktaya bakıyoruz, nihai kararı önümüzdeki günlerde veririz. Ancak işlem vergisi olmayacak tobin vergisi gibi. Bunlar günü kurtarıcı şeyler, uzun vadeli değil.

İsviçre'deki gizli hesapların üzerine gidecek misiniz?

Bu konuyu Maliye Bakanlığı'mız görüşüyor. Bankalarla ilgili geçmişe göre biraz daha iyi yaklaşım var. İsviçre bankacılık sektörünün varoluşu sır kavramı üzerine kurulmuş. Tek bir banka, ülkenin milli gelirinden daha büyük. Onların da yapabileceği ve yapamayacağı var. Sır üzerine kurulmuş sektör biraz da zorlamayla bazı adımlar attılar.

KRİZ İÇİN BEDELLİ ASKERLİK ÇIKAR MI?
Bedelli askerlik tartışması yine gündemde. Daha önce Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı bu konuda net açıklamalar yapmıştı. Küresel kriz için iyi bir kaynak olacağı söylenen bedelli askerliğe Bakan Babacan bakın ne dedi? (TIKLAYIN)

Askerî harcamaların Sayıştay incelenmesine tabi olması gündemde. Genelkurmay'ın itirazları var? Siz nasıl bakıyorsunuz?

Sayıştay Yasası bizim Kamu Mali Yönetimi Kontrol Yasası'nın denetim ayağını oluşturuyor. Şu anda ciddi bir boşluk var. Birtakım işler yapıyor Sayıştay ancak yasal dayanakları fazla yok. Biz ta 2005 ve 2006'da düşündüğümüz bir adımı atabilmek istiyoruz. Hukukçu arkadaşlarla çalıştık. Meclis'te çalıştık ve teklif olarak sunuldu. Geniş konular var. Askerî harcamaların denetimine ilişkin ayrım söz konusu değil. Sayıştay'ın Meclis adına geniş bir denetim yetkisi var, Sayıştay bunu yerine getirecek.

AB kriterleri açısından da gerekli bir reform değil mi?

AB süreci için hem siyasi kriter hem faslın teknik kriteri hem de bizim reformumuz açısından gerekiyor. Biz başladık, komisyon aşamasında muhalefet neler yaptı? Biz komisyon 24 saat çalışacak dedik. Milletvekillerini bölmüşler herkes şu şu saatler arasında çalışacak diye. Gidip sınırsız konuşması için. Niye yapıldı? Sayıştay üyelerinin seçimi ile ilgili. Şimdi ne yapalım eski usul devam ediyor üye seçimi Sayıştay'a.

Yargı kararları reform sürecini nasıl etkiliyor?

Bazen yargı yerindelik durumuna giriyor, hukuken bir sorun yok. Yargı yürütmenin yerine kendisini koyuyor. Bu kadar ülkenin birbiri ile rekabet halinde olduğu daha çok yatırımcı için yarış içinde olduğu bir dönemde yasama, yürütme ve yargı ülke ekonomisini düşünmeli. Bir işte hukuki bir sorun varsa orada ekonomi önemli değil. Yargının geniş bir inisiyatif alanı var. Burada ülke ekonomisinin geleceği için doğru olan nedir. Orada millet adına karar alır. Hukuk her şeyin üstündedir buna ters bir talebimiz olmaz.

Zaman kaybına da yol açıyor mu tartışmalı kararlar?

Bir milli seferberlik ruhu içerisinde hareket etmesi gerekiyor yasama, yürütme ve yargının. Bu kadar ülke krizle uğraşırken bu ruhun hakim olması lazım. Göz göre göre ciddi bedeller ödeyebiliriz. Sosyal güvenli reformunda ciddi kaybımız oldu. Reform çıktı mahkemeden ret geldi. Bitirdik arkasından aynı süreci tekrar yaşadık. Biraz daha Türkiye'nin istikrarı ve refahı kaygısının bu tür güçler arasında da olmasında fayda var. Kimse ekonomi hükümetin sorunu dememeli. Tabii ki hukuk çerçevesinde.

Dünyadaki eğilim yargı, yürütmenin önünü açacak nitelikte kararlara imza atıyor...

Herkes yatırım için yarışıyor. Haziran 2008 ve Mayıs 2009 arasında bir önceki dönemde reformlarda dünya genelinde yüzde 20'lik artış var. Dünyada reform temposu artıyor bizde ise Meclis'in yavaşlama olduğu döneme geliyor bizde. Bizde reform yorgunluğu yok, Meclis'te reform engellemesi var. Meclis hızlı çalışsa getireceğimiz birçok konu var. Bakanlar Kurulu'nda bir çalışma 30-40 madde olunca Meclis'te sıkıntı yaşanır diyoruz. İki üç madde olunca sorun çıkmaz diye düşünüyoruz.

Azınlık çoğunluğu mu frenliyor o halde?

Evet. Azınlığın çoğunluğu frenleyebilmesi ile ilgili bir mekanizma var. Anayasa Mahkemesi uygulamalarından tutun, Meclis'teki iki üç muhalefet partisi söz almakla yapabiliyor. Önerge veriliyor verenlerin konuşma hakkı var. Bütün grupların konuşma hakkı doğuyor. 1980 Anayasası'nın kurgusu işin özünde. Halkın seçtiği parti engelleniyor. Böyle bir kurgu var. Böyle olunca da hızlı yürümek zor oluyor. Bizim reform konusunda sıkıntımız yok.

Kapatma davası iddiaları gündeme getiriliyor yine...

Bizim ekonomimizde yavaşlama 2008 yılında başladı ve büyüme oranımız yüzde 1'in altında kaldı. Bu konuda öyle bir olumsuz tecrübemiz var. Bunun olmaması gerektiğinde oturmuş demokrasilerde herkes hemfikir. Venedik Komisyonu bununla ilgili rapor yazdı. Bu konu siyasi ortam ve ekonomi açısından önemli . Bu tür şeylerin artık Türkiye'de gündeme gelmemesi gerekiyor.

Kapatma davasında isminiz başbakan adayı olarak geçmişti...

Onların tamamı tabii ki dedikodu. Kapatma olursa ne olacağı konusuyla ilgili benim bilgim dahilinde bir şey yok. Başbakan'ımızın kafasında bir şeyler vardı. Böyle bir şeyi de konduramıyordum, kapatma olmaz diyordum. Bu ülkeye yakışmaz diyorduk. Türkiye dümeni bozulmuş, rotası bozulmuş bir gemi gibi olurdu.

Yeni bir kapatma davasının etkileri ne olur? Türkiye'ye dışarıdan bakışı etkiler mi?

Kapatma davası açıldığında ben dışişleri bakanıydım. Görevim gereği dışarıda sürekli insanlarla muhatap oluyordum. Her gittiğimiz ülkede her ortamda bu soruldu. Belki resmi oturumlarda daha az gündeme geldi, ancak baş başa görüşmek istiyorlardı. 'Ya bir baş başa görüşsek' diyorlardı. İzahı çok zor. Çünkü Türkiye olarak dışarıda etkinsiniz, Ortadoğu'yu Kafkaslar'ı konuşuyorsunuz. Bir dünya ülkesi haline gelmişsiniz. Bir de bu tabloyu izah etmeye çalışıyorsunuz. Zor bir durumdu bu.

Parti kapatılsaydı AB'nin tavrı ne olurdu? Üyelik başvurusu askıya alınır mıydı?

Avrupa Birliği'nde kapatmaya ilişkin bu konuyu kendi aralarında konuşuyorlardı. Kapatılsa idi Türkiye AB ilişkileri üzerinde çok ciddi menfi tesirleri olurdu. Hangi formatta nasıl olur bir şey söyleyemem, ancak çok ciddi sonuçları olurdu Türkiye açısından. Çok ciddi bir şekilde Avrupa'nın her yerinde gündeme alındı bu konu.

Dışişleri bakanlığı yaptınız, sonra ekonominin patronu oldunuz. Bunu kıyaslıyor musunuz?

Hiç oturup düşünmedim o nasıldı, bu nasıldı diye. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Sayın Başbakan'ımız öyle uygun gördü. Başbakan'ımız genelde ilan ediveriyor. Başmüzakerecilik de böyle oldu, haberim yoktu. 2005'te Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen Yunanistan'dan gelen bir bankacı heyetle görüşüyorduk. Özel kalem müdürü aradı, başmüzakereci olduğumu söyledi. Bende 'doğru dürüst istihbarat al' dedim. O da "Efendim canlı yayında Başbakan'ımız söyledi, kaynak sağlam." dedi.

Dışişleri Bakanlığı bürokrasisi zor mu?

Dışişleri'nde iyi yetişmiş bir kadro var ama siyasi bakış açısı önemli. İyi bir mekanizma var, nasıl yönlendireceksiniz önemli. İlk göreve başladığımda bir iki hafta hemen Türkiye'nin başına iş açabilecek konuların listesini oluşturduk. Coğrafya olarak hangi ülkelerde risk olduğuna baktık. Sonra Ortadoğu turuna çıktık, on ülkeye gittim. İran, Suriye, Lübnan gibi birçok ülkenin sorunları vardı. Bütün o tabloyu görüp yerinde tespit çok önemliydi. Sınır ötesi operasyon Dağlıca baskını bizim dışişleri bakanlığımız döneminde oldu. Sınır ötesi operasyonu da katarsak ciddi sıkıntılar gördük. Sınır ötesinde bazı Arap ülkelerinde de sıkıntı oldu. Onlara izah etmek Avrupalılara anlatmak, ABD'liler ile uçuş konularında görüşmek...

Amerika ile de temaslar vardı o dönemde...

5 kasım 2007'de dönemin ABD Başkanı Bush ile Sayın Başbakan'ımız görüştü. Oturup konuştuk sözler verildi. Sonra tekrar konuştuk. Kendim not tuttum. Ulusal güvenlik danışmanı ile görüşüp 'benim tuttuğum notlar, bunlar ancak Genelkurmay'dan aldığım bilgiye göre şunlar şunlar yapılmadı. Ya verdiğiniz sözleri tutun ya da sonucu Sayın Başbakan'ımıza rapor edeceğim' dedim. Ondan sonra tekrar Genelkurmaylar karşılıklı oturdu ve bir buçuk ay sonra ancak yapılabildi. Gazze Savaşı, Gürcistan-Rusya savaşı hep bizim dönemimizde oldu. Savaş olabilecek en ciddi kriz. Güvenlik konseyi seçimleri de oldu. Epey üzerinde çalıştık. Ermenilerle yapılan protokol konusu onu başlattık. Çok hareketli bir dönemdi.

Arabuluculuk yaptığınız krizler nelerdi?

Başbakan'ımızla Hindistan'a gittik. Ertesi gün Mumbai olayları çıktık. İki ülke karşı karşıya geldi. Ben her iki ülke dışişleri bakanlarını da kaç kez ceplerinden aradım. Her iki bakanla da görüştüm. Hintliye Pakistanlıya bir şey söylemek istiyor musun, Pakistanlıya da Hintliye bir şey söylemek istiyor musun diye sordum. Birbirleri ile konuşamıyorlardı. Orada da önemli bir rol üstlendik.

Ekonominin patronluğuna geçişiniz nasıl oldu?

Başbakan'ımız 'küresel kriz var sana ihtiyaç var' dedi ve tekrar başladı. Onun olduğu konumdan olaylara bakış farklı. Başbakan'ımız nerde ne ihtiyaç var bir değerlendirme yaptığında mütalaa yapmak doğru değil.

Türk okullarındaki öğretmenlerin yaptığı ciddi fedakârlık istiyor

Dünyanın öbür ucunda işadamları ve Türk okulları ile karşılaştığınızda neler hissediyorsunuz?

Meksika ile 80 yıllık diplomatik ilişkiler varken ilk defa bir dışişleri bakanı bu ülkeye ziyarete gitmiş. Hindistan ile 30 yıldır bir dışişleri bakanı ziyareti yoktu. Meksika'ya gittik bir Türk okulu vardı. 3-4 yıl önce açılmış. Meksika enteresan koyu Katolik bir ülke. Bizim gittiğimizde bayramdı. Tam o zaman bayram namazına gittik. Mexico City'de 20 milyonluk şehirde tek bir yerde kılınıyor. Cemaat sayısı da 100-150 kişi. Katılanlar da Müslüman ülkelerin diplomatik temsilcileri. Bir baktık Türk okulunun yöneticileri okula götürdüler bizi, ziyaret ettik. Türkiye'ye bu kadar uzak bir ülkede Türk okulunun olması, Türk kültürüyle orada öğrencilerin muhatap olması çok güzel. Çok duygulu anlar yaşıyoruz. Oradaki öğretmenlerin fedakârlıkları her türlü takdirin üstünde.

Yurtdışı programlarınızda yer alıyor mu okul ziyaretleri?

Gittiğimiz bütün ülkelerde varsa Türk okullarını mutlaka görmek istedim. Kolay değil, birçok ülkede şartlar fiziki müsait değil. Örneğin Uganda'ya gitmiştim. Para pul meselesi de değil. Bu işler ciddi fedakârlık istiyor. Afganistan'da bizim 110 bayan öğretmenimiz var. 110 öğretmenimizin 15-20'si Milli Eğitim'den diğerleri gönüllü olarak gidenler. Can güvenliği ve zor şartlar altında o öğrencileri yetiştirmek için çalışıyorlar.

Kamu bankalarında yeni halka arz olacak mı?

Özelleştirmede hedefi riske atacak bir gelişme yok. Telekom'da halka arz olabilir bu yıl içerisinde. Halkbank ve Ziraat Bankası'nda ise piyasa şartlarının oluşması çok önemli. Bununla sınırlı değil özelleştirme. Vakıfbank'ın da ikincil halka arzı gündemde. Bizim amacımız kamu payını en düşük paya indirmek altın hisse kalsın diğerini devretmeye hazırız.

10 yıl önce halka açık firma sayısı 300'dü şimdi de üç yüz. Sizce yeterli mi bu?

İMKB ile bu konuyu görüştük. Rakibi yok diye durmamaları gerekiyor. Biraz daha müşteri bulmak için uğraşacaklar.

Hangi takımı tutuyorsunuz?

Beni Galatasaraylı sanıyorlar, ancak Fenerbahçeliyim.

Başbakan'ın etkisi var mı?

Bizde takım tutmak talimatla olmaz. Babam takım tutmaz. Arkadaş çevresi işyerindeki çalışma arkadaşlarımızın etkisi oldu Fenerbahçeli olmamda.

Sinemaya gidiyor musunuz?

Ayda bir gidiyorum. En son kızımı Alice diye bir filme iki hafta önce götürdüm. İlgilenme vesilesi olsun diye çocuk filmine götürdük.

Çıkrıkçılara gidiyor musunuz?

Bizim işyeri epeydir sitelerde. Geçen, bir yıl aradan sonra gittim. Pazar günü. Babamla haftada bir görüşüyorum. Dışişleri'nin son dönemlerinde seçim ve ekonomik kriz derken Ankara'da yoğun çalışmamız gerekiyor. Ancak son dönemde işler biraz rahatladı ve hafta sonu vakit bulabiliyoruz. Gönlümüz hep iş hayatı. Siyaset, halka hizmet çok önemli ama. Üç nesildir ticaretle uğraşan bir aileyiz.

Oradaki toparlanma nasıl?

Türkiye'de eylül ekimden itibaren somut bir toparlanma var. Bunu bütün göstergelerden görüyoruz. Otomobil, beyaz eşya belki krizlerden çabuk etkileniyor. Halkın günlük ihtiyacı, morali daha önemli. Buradaki genel eğilim daha önemli. Kademeli toparlanma önemli. Eski genel perakendecilikten organize perakendeciliğe bir kayış var. Bu gelişmekte olan bir ülkenin kaçamayacağı bir durum. Modern perakendecilik uygulayanların işi iyi. Mağazanın temiz tutulması, ucuz ürün satılması önemli. Değişimi gerçekleştiremeyen kesimde sıkıntı var, ciro kayması var. Daha az çek dönüyor. Protesto senetleri daha az. Çarklar daha iyi işliyor.

İşsizlikle ilgili kamuoyu bekleyiş içerisinde?

Birçok ülkenin sorunu bu. ABD, Japonya ve Avrupa'da da yükseliyor. İspanya'da yüzde 8'den yüzde 20'ye çıktı. Bizde ise yüzde 11'den yüzde 14'e çıktı. Krizin dip noktasına göre toparlanmanın sonucunu istihdamda da görüyoruz. Geçen yıl işsizliği 14,8 olarak beklerken 14'te tamamladık. OVP'de öngördüğümüzden daha iyi rakamlar ortaya çıkabilecek gibi. İstihdamla ilgili teşvikler devam edecek. Onların hepsinin süresini uzattık. İşveren sigorta primi ödenmesi, beş puanlık indirim devam ediyor, kısa çalışma ödeneği devam ediyor.

Gazetelerde hangi sayfaları takip ediyorsunuz bugünlerde?

Gazetelerin insan kaynakları ekinde bugünlerde hareketlilik var. Krizde bu ekler yok oluyor. O ekler çıkmaya başladı. İlk önce yarım sayfa bir sayfa bu Pazar baktım beş altı sayfaya çıkmış 'eleman arıyorum' ilanları. Bunların hepsi öncül olumlu gösterge.

Kriz bitti diyebilir miyiz?

Dünyada ikinci bir kriz dalgasının yaşanmaması çok önemli. Öyle bir şey olursa deprem olur, bir yerde dalgalarını hissederiz. Öyle olmaması için de aktif olmamız gerekiyor. Kendi içimizde de en kötü senaryolara hazırlıklı gitmeliyiz ki Türkiye en az etkilensin. Türkiye'nin toparlanması dünyadan daha iyi olacak Avrupa'nın en hızlı büyüyecek ülkesi Türkiye olacak, bunu herkes söylüyor. Her an dikkat etmek gerekiyor. Asla ihmale boş vermeye marj yok. Programı tavizsiz uygulamamız gerekiyor, mali disiplinden taviz vermememiz gerekiyor.

Ankaralı kimliğinizi güçlendirmeyi düşünüyor musunuz?

Esnaf bir aileden geldiğimiz için Kayserili olduğumuzu düşünebiliyorlar, ancak biz Ankaralıyız. Bizimkiler ta Malazgirt sonrası Ankara yakınlarına yerleşmişler bizim köylere gidildiğinde Orta Asya fizyonomisi vardır.

Sizi Adnan Menderes'e benzetiyorlar mı?

Birkaç kişi benzetti. Öyle biraz o dönemleri yaşamış yaşı ilerlemiş olan birkaç kişiden aldım benzer değerlendirmeler...

Kilo mu veriyorsunuz? Spor yapıyor musunuz?

Spor yok, yeme içmeye dikkat ediyorum. Diyet uyguladım üç dört ayda sekiz kilo verdim. Diyetisyenime 'günde üç dört saat uyurum, gece geç yatarım. Öyle bir program yap ki benim işim aksamasın. Gece geç saatlere kadar çalıştığımdan bir şeyler atıştırmam gerekiyor. Bunun için tavsiyeler ver' dedim.

Dört saatlik uyku eskiden mi?

Siyasetle birlikte başladı. Doktorlar iyi olmadığını söylüyorlar. Dr. Mehmet Öz'e tempoyu anlattım. 'Bu ileriki ömürden çalmaktır. En az altı saat uyku gerekiyor' dedi. Altı saati tutturmakta fayda var. Ancak baştan rutine oturmuş bir iş yapamadım sürekli bir yoğunluk yaşadık. Şöyle biraz da kendimize bakalım diyen bir ortam oluşmadı...

Kitap okumaya vaktiniz oluyor mu bu tempoda?

Maalesef okuyamıyorum. Bazen arkadaşlar önemli gördükleri bir yere işaret koyuyor. Özet çıkarıyorlar. Baştan aşağı bir kitap okuyamıyorum.

  • Sayfa :
  • 1

Zaman

21 Mart 2010 09:50 - 55 Yorum - 24,302 Okunma Yazdır

Yorum Yaz Bu haberi 55 kişi yorumladı

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum:
... ip adresimin kaydedileceğini
... adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını
... yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu
... yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini
bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım

MANEVİYATI KORUMADA BİRİNCİLİĞİ ALLAH KABUL EDECEK

üniversitede birincilik güzel, iyi ama bunların karşılığı dünyada.

Yorumun Devami
  • 21 Mart 2010 19:19 - Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

KIBAR BIR INSAN

Insana guven veren bir durumu var. ALLAH uzun omurler versin.

Yorumun Devami
  • 21 Mart 2010 13:31 - Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

beceriksiz diyen arkadaş

ona içişlerinde değil ekonomide ihtiyaç var

Yorumun Devami
  • 21 Mart 2010 12:38 - Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

IMF Aldatmacası...

Hükümet IMF ile anlaşmadık diyor. Anlaşmasınada gerek yok. Çünki IMF in foyası ortaya çıkınca uyanıklar parayı içeride satın aldıkları bankalar aracılığı ile sokuyor. Borç alınmıyorsa 8 yılda borç 250 mia dan nasıl 500 mia çıktı. Ayrıca IMF ile anlaşmayan hükümet neden onun dediklerini yapıyor. İnanmayın bu çadır tiyatrosuna. Gelir idaresini özerkleştiriyorlar. Bu açıkça bir ihanettir. Duyunu umumiyedir. Yazıktır halk cahil diye Türkiyeyi mahvı perişan ediyorlar. Allah sonumuzu hayr etsin.

Yorumun Devami
  • 21 Mart 2010 11:07 - Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Mahallace seviyoruz seni babacan

Türkiyenin incisi

Yorumun Devami
  • 21 Mart 2010 10:24 - Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen
Tüm Yorumlar İçin Lütfen Tıklayın

Ekonomi kategorisinde diğer haberler

imageIMF, Türkiye için yeni tanımlama yapıyorimageZeytin üreticisine 28 Şubat müjdesiimage4 şirketten SPK'ya menkul kıymet başvurusuimageBabacan: Bankalar her ay stres testinden geçiyorimageBorsa, avro ve altın geriledi dolar yükseldiimageMilyonerler kulübün 10,8 bin kişi katıldıimageAkbank'tan 2011'de tatlı kâr!imageFBI'ın Jobs raporu şok etti!imageTÜİK, turizm gelirlerini eksik mi hesapladı?imageS&P, Mısır'ın kredi notunu kırdıimageFT'ye göre dış şoklara en açık ülkelerimageÇin'in dış ticareti hız kestiimageHollanda'da benzin fiyatı rekor kırdıimageKaramehmet, en büyük hatasını açıkladıimageEmekli maaşları tavan yapacak!imageKodak artık bunları üretmeyecekimageAli Babacan'dan uyarı gibi tahmin!imageİran, doğalgaz ihracatını arttırmaya hazırimageİran, Türkiye'ye gaz kartını açtıimageAvrupa, Yunanistan'dan taahhüt istediimageAB'deki borç krizi Çinlilere fırsat olduimageOganize Sanayi Bölgelerine kreş şartıimageBulgaristan elektrik ihracatını kestiimageAlman meclisi Yunanistan mesaisi yapacakimagePepsiCo 8 bin 700 kişiyi işten çıkaracakimageTÜSİAD 2012 programını açıklıyorimageApple'ı elmalarla protesto ettiler!imageAYEDAŞ müşterilerine iki tarife sunduimageTohumculukta çifte rekorimage14 şubat satışları ikiye katladıimageTaşeron işçi eyleminde arbede çıktıimageTEMA'dan 2B tasarısna itirazimageT.Telekom'un sağlık hizmeti rağbet görüyorimageÜst kurullara maaş ayarı geldiimageCezalardan bıktı, Tekirdağ limanını kapattıimageFlextronics, Türkiye'de iç pazara açılıyorimageKorsanlar, taksi gelirlerini yüzde 50 azalttıimageTESK başkanından "korsan taksi" uyarısıimageAralık ayında süt üretimi arttıimageİMO'dan 2B tasarısı ile ilgili değerlendirme
.

Nüfus cüzdanı gidiyor çipli kimlik geliyorNüfus cüzdanı gidiyor çipli kimlik geliyorBoyutu ve görselliği eleştirilere konu olan nüfüs cüzdanları yerini daha küçük ve kullanışlı çipli kimlik kartlarına bırakıyor. İçişleri projeyi tamamladı.Kılıçdaroğlu'nun Çiller gafı VİDEOKılıçdaroğlu'nun Çiller gafı VİDEODİSK'nin 14. Genel Kurulu toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, danışmanlarının azizliğine uğradı ve sonrasında hatasını bakın nasıl düzeltti.Hakan Fidan'ı hedef alan 3 odakHakan Fidan'ı hedef alan 3 odakKCK kapsamında ifade vermeye çağrılan MİT Müsteşarı Hakan Fidan ismi gündeme geldiği günden bu yana organize saldırılara maruz kaldı. Fidan, hangi odakların hedefindeydi?Bingöl'deki operasyonun görüntüleriBingöl'deki operasyonun görüntüleriBingöl'ün Ilıcalar beldesi kırsalında 9 PKK'lının ölü, 3 teröristin sağ ele geçirildiği operasyonun görüntüleri ortaya çıktı.Marketten kız kaçırmaya çalıştı VİDEOMarketten kız kaçırmaya çalıştı VİDEOOyuncak mağazasında ailesinin yanından bir süreliğine ayrılan 7 yaşındaki kız kaçırılmaya çalışıldı. Kızın şahıstan kurtulma çabası an be an kameralara takıldı.Emekli maaşları tavan yapacak!Emekli maaşları tavan yapacak!İntibakta geri sayım başladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, emeklilerin maaşında ne kadar artış düşündüklerini kamuoyu ile paylaştı.PKK, Çukurca'ya yine neden saldırdı?PKK, Çukurca'ya yine neden saldırdı?PKK'nın dünkü Çukurca saldırısı, 19 Ekim'deki saldırısının, ağır kış koşullarında gerçekleştirilen kopyası gibi. Peki bu eylemle örgüt, neyin mesajını vermek istedi?Çin'in en zengin 6. insanına idam cezası!Çin'in en zengin 6. insanına idam cezası!2006’da henüz 26 yaşındayken Çin’in en zengin 6’ncı insanı olan ve BMW ve Ferrari otomobil koleksiyonu bulunan kadın 95 milyon euroluk usulsüzlükten dolayı idam cezası aldı.Aydınlar FB'ye tazminat sözü verdiAydınlar FB'ye tazminat sözü verdiTürkiye Futbol Federasyonu başkanlığından istifa eden Mehmet Ali Aydınlar gündemi sarsacak açıklamalar yaptı. Aydınlar'dan F.Bahçe için ilginç ifadeler kullandı.Bir babanın Facebook cinneti VİDEOBir babanın Facebook cinneti VİDEOKızının Facebook'ta yazdıklarına kızan bir baba, önce kameranın karşısına geçerek kızını eleştirdi ardından eline aldığı silahla kızının bilgisayarını kurşunladı.Galatasaray'dan tarihi CSKA galibiyetiGalatasaray'dan tarihi CSKA galibiyetiBasketbol THY Euroleague'de Galatasaray Medical Park, Top 16 turu E Grubu'ndaki 4. maçında bu yıl hiç yenilmeyen CSKA Moskova'yı Abdi İpekçi'de devirmeyi başardı.Bu hafta 7 film vizyonda FRAGMANBu hafta 7 film vizyonda FRAGMANTürk sinemaseverler, bu hafta komedi, fantastik, aksiyon, macera ve dram sahnelerinin bulunduğu 7 yabancı filmle buluşacak. İşte filmler fragmanlar:Kar Pazar gidiyor, Salı günü geri geliyor!Kar Pazar gidiyor, Salı günü geri geliyor!Kar pazar gidiyor sıcaklıklar ise 11 dereceye kadar çıkacak. ancak meteroloji uzmanları uyarıyor kar Salı Günü ise yeniden geliyor.4 MİT'çi hakkında yakalama emri!4 MİT'çi hakkında yakalama emri!Savcılık MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadesi için Ankara Savcılığına talimat yazısı gönderirken, Emre Taner, Afet Güneş ve 2 MİT görevlisi içinde 'yakalama emri' çıkarttı.Üzerinde taşıdığı bomba patladıÜzerinde taşıdığı bomba patladıİstanbul Sancaktepe'de patlama meydana geldi. Patlama sonrası bir kişi parçalanarak öldü. Ölen şahsın kadın canlı bomba olduğu iddia edildi. İşte ilk görüntüler!Kar yağışının okulları tatil ettiği illerKar yağışının okulları tatil ettiği illerKar yağışı yurdun büyük bir bölümünde etkili olmaya devam ederken hayatı da olumsuz etkiliyor. Kar nedeniyle bir çok köy yolu kapanırken, bazı illerde de eğitime ara verildi.Genelkurmay 'disko'ları kapatıyor!Genelkurmay 'disko'ları kapatıyor!Genelkurmay Başkanı Org. Özel "disko cezası"nı kaldıracak Askeri Ceza Kanunu'ndaki değişiklik için harekete geçti. Disko'nun yerine verilecek ceza da belli oldu!Şota'yla Türkçe röportaja Türk tercümanŞota'yla Türkçe röportaja Türk tercümanTrabzonspor'un eski yıldızları Arçil ve Şota'nın bir röportajı internette tık rekoru kırıyor. Şota ve Arçil'in Türkçe demecini tercüman da Türkçe açıklıyor. Tam bir komedi...Shalom, 'Kürdistan!'Shalom, 'Kürdistan!'Türkiye’nin aradan çekildiği noktada, millet olmanın ne olduğunu Suriye, Irak, İran Türkiye ve kopuntu Kürtleri daha iyi anlayacaktır. Bir otuz yıl lazım.Türkiye'de yeni bir dönem başlamıştırTürkiye'de yeni bir dönem başlamıştırUludere vakıası ile “terörle mücadeledeki yeni dönem” sekteye uğratılmıştı! MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın “ifadeye çağırılması” da yeni bir dönemin başlangıcıdırDünyanın en iyi fotoğrafı açıklandıDünyanın en iyi fotoğrafı açıklandıHollanda'nın başkenti Amsterdam'da yılın Dünya Basın Fotoğraf Ödülü açıklandı. Birincilik ödülünü Samuel Aranda aldı.Kılıçdaroğlu'ndan tarihe geçecek CHP itiraflarıKılıçdaroğlu'ndan tarihe geçecek CHP itiraflarıCHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında, tek parti döneminin yanlışlarını ortaya koyarak tartışılacak sözlerle özeleştiri yaptı.Cumhurbaşkanı Gül'ün canı çok sıkıldıCumhurbaşkanı Gül'ün canı çok sıkıldıMİT'e operasyonla birlikte dünkü baş döndüren Çankaya trafiğini Cumhurbaşkanı Gül'ün Başdanışmanı Ahmet Sever anlattı: "Çok rahatsız oldu, canı çok sıkıldı."Uludere'nin faturası iki komutana!Uludere'nin faturası iki komutana!Uludere’de ciddi hata yapıldığını ortaya koyan Mülkiye Müfettişleri raporu, Hava Kuvvetleri ve Jandarma Komutanı’nı yerinden edebilir. İşte Taraf'ta yer alan iddiaHükümetten yasa değişikliği hamlesiHükümetten yasa değişikliği hamlesiHükümet, özel yetkili savcılara yetki değişikliği için TBMM'ye tek maddelik teklif sundu. MİT yasası da değişiyor. MİT yasasının 26. Maddesine ek yapılacak.Cübbeli'yi Kamalak savunacakCübbeli'yi Kamalak savunacakSaadet Partisi heyeti, Metris Cezaevi'nde bulunan Cübbeli Ahmet Hoca'yı ziyaret etti. Heyet, Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak'ın Hoca'yı savunma mesajını da iletti.Mersin'de çevik kuvvete kaleşnikoflu saldırıMersin'de çevik kuvvete kaleşnikoflu saldırıMersin'de görevden dönen çevik kuvvet polislerinin bulunduğu servis aracına kaleşnikoflu saldırı düzenlendi. Aracın zırhlı olması büyük bir faciayı önledi.Haber Paketi'ni denemesi bedavaHaber Paketi'ni denemesi bedavaBomba patladı, borsa coştu, altın düştü, yol kapandı, üst düzey istifa yaşandı... Tüm bu gelişmeleri her yerde ve anında öğrenmek çok kolay...2.Abdulhamid'i anlayabilmek2.Abdulhamid'i anlayabilmekOsmanlı Devleti'nin son padişahı 2. Abdülhamit, 94. ölüm yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz. Peki 2. Abdulhamit Hanı gerçekten anlayabildik mi ?Deniz Baykal'dan suç duyurusu!Deniz Baykal'dan suç duyurusu!CHP eski lideri Deniz Baykal, Wikileaks belgelerine dayandırılarak hakkında çıkarılan brifing iddiaları üzerine savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Kardan Adamla evleneceğimKardan Adamla evleneceğimKendimi suyu çıkmış adamlığı kısa süreliğine dondurmak için kardan adamlı yazı yazarken buldum..Kızlarımıza yapılanlar zoruma gidiyorKızlarımıza yapılanlar zoruma gidiyorBizim gibi müslüman ve inançlı bir ülkede bu tür şeylerin yaşanması, bir MÜSLÜMAN TÜRK KADINI olarak çok zoruma gidiyor.Aydınlar FB'ye tazminat sözü verdiAydınlar FB'ye tazminat sözü verdiTürkiye Futbol Federasyonu başkanlığından istifa eden Mehmet Ali Aydınlar gündemi sarsacak açıklamalar yaptı. Aydınlar'dan F.Bahçe için ilginç ifadeler kullandı.Nüfus cüzdanı gidiyor çipli kimlik geliyorNüfus cüzdanı gidiyor çipli kimlik geliyorBoyutu ve görselliği eleştirilere konu olan nüfüs cüzdanları yerini daha küçük ve kullanışlı çipli kimlik kartlarına bırakıyor. İçişleri projeyi tamamladı.Cübbeli'yi Kamalak savunacakCübbeli'yi Kamalak savunacakSaadet Partisi heyeti, Metris Cezaevi'nde bulunan Cübbeli Ahmet Hoca'yı ziyaret etti. Heyet, Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak'ın Hoca'yı savunma mesajını da iletti.Kılıçdaroğlu'nun Çiller gafı VİDEOKılıçdaroğlu'nun Çiller gafı VİDEODİSK'nin 14. Genel Kurulu toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, danışmanlarının azizliğine uğradı ve sonrasında hatasını bakın nasıl düzeltti.Cumhurbaşkanı Gül'ün canı çok sıkıldıCumhurbaşkanı Gül'ün canı çok sıkıldıMİT'e operasyonla birlikte dünkü baş döndüren Çankaya trafiğini Cumhurbaşkanı Gül'ün Başdanışmanı Ahmet Sever anlattı: "Çok rahatsız oldu, canı çok sıkıldı."Çin'in en zengin 6. insanına idam cezası!Çin'in en zengin 6. insanına idam cezası!2006’da henüz 26 yaşındayken Çin’in en zengin 6’ncı insanı olan ve BMW ve Ferrari otomobil koleksiyonu bulunan kadın 95 milyon euroluk usulsüzlükten dolayı idam cezası aldı.Kılıçdaroğlu'ndan tarihe geçecek CHP itiraflarıKılıçdaroğlu'ndan tarihe geçecek CHP itiraflarıCHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında, tek parti döneminin yanlışlarını ortaya koyarak tartışılacak sözlerle özeleştiri yaptı.Türkiye'de yeni bir dönem başlamıştırTürkiye'de yeni bir dönem başlamıştırUludere vakıası ile “terörle mücadeledeki yeni dönem” sekteye uğratılmıştı! MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın “ifadeye çağırılması” da yeni bir dönemin başlangıcıdırBingöl'deki operasyonun görüntüleriBingöl'deki operasyonun görüntüleriBingöl'ün Ilıcalar beldesi kırsalında 9 PKK'lının ölü, 3 teröristin sağ ele geçirildiği operasyonun görüntüleri ortaya çıktı.Hükümetten yasa değişikliği hamlesiHükümetten yasa değişikliği hamlesiHükümet, özel yetkili savcılara yetki değişikliği için TBMM'ye tek maddelik teklif sundu. MİT yasası da değişiyor. MİT yasasının 26. Maddesine ek yapılacak.Necip Fazıl'ın dindar nesli!Necip Fazıl'ın dindar nesli!Necip Fazıl’ın özlediği gençlik ile haldeki gençlik arasında ne kadar da büyük bir tezat var! Başbakanın bu önemli sözlerini bu bağlamda iyi analiz etmek lazım!PKK, Çukurca'ya yine neden saldırdı?PKK, Çukurca'ya yine neden saldırdı?PKK'nın dünkü Çukurca saldırısı, 19 Ekim'deki saldırısının, ağır kış koşullarında gerçekleştirilen kopyası gibi. Peki bu eylemle örgüt, neyin mesajını vermek istedi?Şota'yla Türkçe röportaja Türk tercümanŞota'yla Türkçe röportaja Türk tercümanTrabzonspor'un eski yıldızları Arçil ve Şota'nın bir röportajı internette tık rekoru kırıyor. Şota ve Arçil'in Türkçe demecini tercüman da Türkçe açıklıyor. Tam bir komedi...Bir babanın Facebook cinneti VİDEOBir babanın Facebook cinneti VİDEOKızının Facebook'ta yazdıklarına kızan bir baba, önce kameranın karşısına geçerek kızını eleştirdi ardından eline aldığı silahla kızının bilgisayarını kurşunladı.Yahudileşmenin neresindeyiz?Yahudileşmenin neresindeyiz?Müslüman Yahudileşmek/Yahudileştirmek hususunda kimseyi suçlu görmeye/göstermeye, kimseden şikayet etmeye, sağa sola bakınıp suçlu aramaya kalkmasın!Emekli maaşları tavan yapacak!Emekli maaşları tavan yapacak!İntibakta geri sayım başladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, emeklilerin maaşında ne kadar artış düşündüklerini kamuoyu ile paylaştı.Üzerinde taşıdığı bomba patladıÜzerinde taşıdığı bomba patladıİstanbul Sancaktepe'de patlama meydana geldi. Patlama sonrası bir kişi parçalanarak öldü. Ölen şahsın kadın canlı bomba olduğu iddia edildi. İşte ilk görüntüler!Genelkurmay 'disko'ları kapatıyor!Genelkurmay 'disko'ları kapatıyor!Genelkurmay Başkanı Org. Özel "disko cezası"nı kaldıracak Askeri Ceza Kanunu'ndaki değişiklik için harekete geçti. Disko'nun yerine verilecek ceza da belli oldu!40 ayrı adrese şafak operasyonu!40 ayrı adrese şafak operasyonu!Adana'da, terör örgütü PKK'nın şehir yapılanması olduğu belirtilen KCK'ya yönelik 40 farklı adrese sabahın erken saatlerinde yapılan operasyonda çok sayıda kişi gözaltına alındı.Shalom, 'Kürdistan!'Shalom, 'Kürdistan!'Türkiye’nin aradan çekildiği noktada, millet olmanın ne olduğunu Suriye, Irak, İran Türkiye ve kopuntu Kürtleri daha iyi anlayacaktır. Bir otuz yıl lazım.Marketten kız kaçırmaya çalıştı VİDEOMarketten kız kaçırmaya çalıştı VİDEOOyuncak mağazasında ailesinin yanından bir süreliğine ayrılan 7 yaşındaki kız kaçırılmaya çalışıldı. Kızın şahıstan kurtulma çabası an be an kameralara takıldı.Uludere'nin faturası iki komutana!Uludere'nin faturası iki komutana!Uludere’de ciddi hata yapıldığını ortaya koyan Mülkiye Müfettişleri raporu, Hava Kuvvetleri ve Jandarma Komutanı’nı yerinden edebilir. İşte Taraf'ta yer alan iddiaKılıçdaroğlu: Türkiye iyi yönetilmiyorKılıçdaroğlu: Türkiye iyi yönetilmiyorCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin iyi yönetilmediğini öne sürerek, ''Sayın Başbakan'ın bir an evvel bir açıklama yapması lazım. Ülkeyi yöneten o'' dedi.Sağ ele geçirilen PKK'lıdan itirafSağ ele geçirilen PKK'lıdan itirafBingöl'de düzenlenen operasyonda sağ ele geçirilen terörist, PKK kampında İslam dinine saygızılık edildiğini itiraf etti.Afganistan'da uçaklar çocukları vurduAfganistan'da uçaklar çocukları vurduAfganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai, Kapisa bölgesindeki iki eve düzenlenen hava saldırısında 7'si çocuk 8 kişinin öldüğünü belirtti.Sadr: Direnişçiler tövbe etsinSadr: Direnişçiler tövbe etsinMukteda Sadr, elini 'Iraklı kanına' bulayan direnişçileri tövbe etmeye çağırdı.Eurovision şarkısı belli olduEurovision şarkısı belli olduTRT, geçtiğimiz hafta Can Bonomo'nun sunduğu üç şarkı arasından seçimini yaptı. İşte henüz gizli tutulan şarkıyla ilgili detaylar...Ç, I ve Ş'yi nasıl da kaybetmişiz!Ç, I ve Ş'yi nasıl da kaybetmişiz!Bilişim Dili'nde Türkçe karakterler neden yok? Yıllardır 'Çorum' yazamamamızın sebebine çok şaşıracak ve kızacaksınız. Skandalı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erdem anlattı