Derin güçlerin yorgun savaşı

  • Derin güçlerin yorgun savaşı
    Serdar Turgut
    Akşam

09 Mayıs 2010 07:44 - 1 Yorum - 3,481 Okunma

Cumhuriyetimizin resmi ideolojisinin nasıl da tahammülsüz olduğunu, nasıl da cahil ama acımasız işler yapabildiğini belirli bir kuşak (bizimkiler) yakından biliyor.



‘The darbe’den sonra doğanlar ise, bunu kitaplardan öğrenmeye çalışıyorlar.

Bizler birçok şeyi yaşadık, gençlerden çok da okuruz ama yine de bildiğimizi sandığımız, bizlere daha dünmüş gibi gelen bazı olayların ne kadar da bilmediğimiz tuhaf, garip boyutları olabildiğini yine de yeni öğrenebiliyoruz.
Anlayacağınız resmi ideolojinin derin güçleri, saldırganlığıyla acımasızlığıyla, cehaletten gelen gözü kör vurdumduymazlığı ile bizim kuşağı bile şaşırtmayı becerebiliyor.

***

Ergenekon adı gündeme girdiğinden bu yana özellikle bizim kuşağın hayat tecrübesine sahip olmayanlar bu örgütün sui generis ve çok orijinal bir oluşum olması gerektiğini düşünüyorlar.
Durum böyle değil aslında. Cumhuriyet kurulduktan sonra hangi zaman aralığını alırsanız alın; derin güçlerinin yaptıklarına ilişkin muhakkak ilginç olaylara rastlarsınız.
Bu ülkede tek istikrarlı olan şeyin derin güçler belası olduğu bile söylenebilir.
Adına ister Ergenekon deyin, isterseniz başka bir şey onlar hep vardılar.

***

Türkiye hiçbir zaman huzuru bulamadı çünkü resmi ideoloji her zaman her durumda kendi dediğinin mutlak doğru olarak kabul edilmesini, kendine itaat bekledi.
Bunu kabul etmeyene de her zaman dersini vermeye girişti.
Her aykırı fikir, normdan ne kadar az saparsa sapsın fark etmedi o bile anında ortadan yok edildi. Türkiye solcularını bu nedenle hem fiziksel olarak ortadan kaldırdı hem de kalanları da sindirdi. Hayatında inanca merkezi önem veren kesime de aynı şeyi yapmaya karalıydı.

***

Şimdilerde bu tür derin hareketlerin daima askeri kökenli olduğu iddia ediliyor.
Gayet tabii ki resmi ideolojinin baş koruyucusu olarak askerler, çoğunlukla bu tür işlerin içindeydiler ama spesifik olayları incelediğimizde sivil unsurların da askerden çok daha fazla asker disiplini içinde çalışabildiğini görebiliriz.
Üstelik bunlar için kim iktidar olursa olsun fark etmiyordu; onların işi resmi ideolojiyi ve onun sistemini koruyup kollamaktı ve bunun için önlerinde hiçbir engel bırakmadan yıkıcı olabiliyorlardı.
Yani kendi halkına savaş açmış bir sivil-asker koalisyonu bulunduğunu söylemek yanlış olmaz.

***

Cumhuriyetimizin resmi ideolojisinin nasıl da tahammülsüz olduğunu, nasıl da cahil ama acımasız işler yapabildiğini belirli bir kuşak (bizimkiler) yakından biliyor.
‘The darbe’den sonra doğanlar ise, bunu kitaplardan öğrenmeye çalışıyorlar.
Bizler birçok şeyi yaşadık, gençlerden çok da okuruz ama yine de bildiğimizi sandığımız, bizlere daha dünmüş gibi gelen bazı olayların ne kadar da bilmediğimiz tuhaf, garip boyutları olabildiğini yine de yeni öğrenebiliyoruz.
Anlayacağınız resmi ideolojinin derin güçleri, saldırganlığıyla acımasızlığıyla, cehaletten gelen gözü kör vurdumduymazlığı ile bizim kuşağı bile şaşırtmayı becerebiliyor.

***

Ergenekon adı gündeme girdiğinden bu yana özellikle bizim kuşağın hayat tecrübesine sahip olmayanlar bu örgütün sui generis ve çok orijinal bir oluşum olması gerektiğini düşünüyorlar.
Durum böyle değil aslında. Cumhuriyet kurulduktan sonra hangi zaman aralığını alırsanız alın; derin güçlerinin yaptıklarına ilişkin muhakkak ilginç olaylara rastlarsınız.
Bu ülkede tek istikrarlı olan şeyin derin güçler belası olduğu bile söylenebilir.
Adına ister Ergenekon deyin, isterseniz başka bir şey onlar hep vardılar.

***

Türkiye hiçbir zaman huzuru bulamadı çünkü resmi ideoloji her zaman her durumda kendi dediğinin mutlak doğru olarak kabul edilmesini, kendine itaat bekledi.
Bunu kabul etmeyene de her zaman dersini vermeye girişti.
Her aykırı fikir, normdan ne kadar az saparsa sapsın fark etmedi o bile anında ortadan yok edildi. Türkiye solcularını bu nedenle hem fiziksel olarak ortadan kaldırdı hem de kalanları da sindirdi. Hayatında inanca merkezi önem veren kesime de aynı şeyi yapmaya karalıydı.

***

Yazının devamına bu linkten ulaşabilirsiniz

Serdar TURGUT / Akşam
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 74 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

Serdar Turgut Diğer Yazıları

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8425 %0.00
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim