Hoş geldin ey şehr-i ramazan!

  • Hoş geldin ey şehr-i ramazan!

09 Ağustos 2010 06:10 - 7 Yorum - 4,601 Okunma

Yarpuz kokulu ramazanlar düşüyor yâdıma birden. Duruyorum ve gözlerim doluyor… Şimdilerde unuttuğum eskil bir düşünce bana gel diyor, çağırıyor…



Çocukluğumun gökçe ve akça günlerinde kıvrılıp giden bir derecik vardı bahçemizin içinde. Kayısı ağaçlarının arasında kıvrıla kıvrıla akıp giderdi menziline. Koynundaki çakıl taşlarını okşayarak, parlatarak, cilalaya cilalaya, bir ninninin kadifemsi huzurunu, etrafına duyura duyura çağlar dururdu.

                Bütün zamanlarımı kıyılarında geçirdiğim bu dereciği çepeçevre yarpuzlar, yoncalar, kır çiçekleri sarmış kucaklamışlardı. Gün karşıdaki tepelerin ardına çekildiği demlerde, akşamın gölge gölge yürüdüğü saatlerde ben de veda ederdim dereciğe.

                Yarpuz kokusu ellerimde düşerdim beyaz badanalı evimizin kollarına.

                Badana kokulu odamda yorgun düşer, kendimi efsunlu bir saadetin ellerine bırakırdım.
                Şimdi ne zaman bir yerde o demleri çağrıştıran yarpuz ismini duysam,  birden gül, zambak ve yarpuz kokulu bir hatıra demeti yağıyor ruhumun derinlerine.

                Yarpuz kokulu ramazanlar düşüyor yâdıma birden. Hoş geldin ey şehr-i ramazan diyor yüreğim.
                 Duruyorum ve gözlerim doluyor… Şimdilerde unuttuğum eskil bir düşünce bana gel diyor, çağırıyor…
                 Gitsem bir türlü, gitmesem bir türlü…


             Hayatın bütün çağrılarına kulak tıkayan zamane insanları yarpuzu unuttu şimdilerde. Kırları unuttu, beyaz badanalı evleri unuttu. Eskil düşleri unuttu. Dere kenarlarında, derin yarların koynunda unutulmuş bir devrin yetim çocukları gibi uyuyorlar şimdi sessizce. Bizler bu unutmuşluğun elemiyle yarpuz ismine düğümlendik ansızın. Bir sızı gibi düştü yüreğimizin ortasına. Dere kıyılarında unutasıya uykulara terk ettiğimiz bir hasretti oysa düne kadar… Şimdi başka bir şeyleri hatırlatıyor bana yarpuzlar, kıvrılan derecikler. Karlı dağları,  ıssız dağlar başında yitip giden baharları, üşüyen canları ve kararan şafakları…

             Yarpuz bir şiirin isiydi belki de kokusunu duyduğumuz.

             Belki oydu bizi yeni baştan uzaklara çağıran. Hayalimdeki yarpuzların çağrısı var şimdilerde bana el eden. Bahar geldi gayrı diyorlar sanki… Belki bir daha gelmeyecek, gel artık diyorlar bir ağızdan…

             Yarpuz kokulu ramazanlar düşüyor yâdıma birden. Hoş geldin ey şehr-i ramazan diyor yüreğim

              Duruyorum ve gözlerim doluyor… Şimdilerde unuttuğum eskil bir düşünce bana gel diyor, çağırıyor…

              Gitsem bir türlü, gitmesem bir türlü


               Uzun boylu, gökçe gülüşlü, sarmaşık endamlı baharı henüz uğurladık sayılır!            Çiğdemler, nevruzlar, bilezikler soldu bile. Güller devran sürüyor inadına inadına. Derin yarların avuçlarına gizlenen çoban şarkıları düşüyor aklıma. Sonra haminnemin yarpuz kokulu katmeri buğu buğu tütüyor gözlerimde. İşte bahar gelmiş, gün dolanmış, mevsim tazelenmiş. Kış kışlığını, bahar pembeliğini, yaz yazlığını, güz güzlüğünü bilmeli.

               Bütün unuttuklarım şimdi yâdımda. Ne kadar uzağım oysa bir demet yarpuz kokusuna, ne kadar unutmuşum, ne kadar ırak düşmüşüm. Ah o çocukluk yıllarım, o büyülü güzellik, o efsunkâr baharlar, o kıvrak dereler… Nereye gittiler, nereye saklandılar, nerelere aktılar, hangi mahzenin tellerine takıldılar, bilmiyorum, ah! Bilmiyorum.

               Birden bir şiirin buruk tadı yakalıyor, tutuyor beni, gitme diyor.

                İçime katıksız bir huzur iniyor.

                Bütün çiçekler bir gömeç balın içine düşüyor, yarpuz kokulu bir an benim gözlerime… Tatlı bir nesim fısıltıyla saçlarımı savuruyor… El ediyor uzaklardan hatıralarım, gel diyor…

                Yarpuz kokulu ramazanlar düşüyor yâdıma birden. Hoş geldin ey şehr-i ramazan diyor yüreğim.

                 Duruyorum ve gözlerim doluyor… Şimdilerde unuttuğum eskil bir düşünce bana gel diyor, çağırıyor…

                Gitsem bir türlü, gitmesem bir türlü…
 

                  Yarpuz ve nane kardeş derdi anneciğim.

                 Evin etrafına sıra sıra ekerdi. Yarpuz kokusuna yılan gelmez derdi. Bu bitkinin yanında huzurla dalardım suya, dereye. Yüzüm düşerdi suyun aynasına. Eğilirdim yüce Yaratanın önünde, diz çökerdim. Katar katar uzaklardan gelen kuş sürülerinin cıvıltıları beni katardı önüne.  Sürüklenirdim hayallerimin uçsuz bucaksız vadilerine. Eksilesi günlerin oyuncağı olmuş yüreklerin aksine şükür çiçek açardı minik yüreğimde. Çoğalırdım.

               Yarpuz kokan ellerim suya değerdi ve kana kana içerdim.

               Güneşin akşamla buluştuğu yerden anneme sığınırdım ürperesi…

               Sonra yakamozlar vururdu suyun aynasına. Benim siluetim çekilirdi kendi kuytusuna. Perde kapanır ve yarpuzlu bir günün yorgunluğu gözkapaklarıma inerdi. Savrulurdum masal ülkesine.

              Şimdi o masal ülkesinden uyandığım demlerdeyim.

              Yine uzak hatıralar yığışıyor aklımın kuytusuna. Yarpuz kokulu düşler yüreğimi elliyor, hatırla diyor, duy diyor kalbinin sesini, gel diyor gel…

              Bütün çiçekler bir gömeç balın içine düşüyor, yarpuz kokulu bir an benim gözlerime… Tatlı bir nesim fısıltıyla saçlarımı savuruyor… El ediyor uzaklardan hatıralarım, gel diyor…

Yarpuz kokulu ramazanlar düşüyor yâdıma birden.
 Duruyorum ve gözlerim doluyor… Şimdilerde unuttuğum eskil bir düşünce bana gel diyor, çağırıyor…

Gitsem bir türlü, gitmesem bir türlü.

               Sandık sandık gelen bir meltem okşuyor yanaklarımı. Çiğdemler, yarpuzlar, nevruzlar, bilezikler, sümbüller renk renk, ahenk ahenk, çelenk çelenk vadilere sığınmışlar. Irak düşmüşler ruhsuz kentlerin yalancı, kem bakışlarına. Derin bir uykunun ardından bir uyku güzelliği sinmiş ışıltılarına. Karlar, buzlar ülkesinden uyanıp gelmişler ansızın. Buz bağlayan dereler, ısınmış yollara revan olmuş. Güneş kapılarını açmış ardına kadar, şefkat ağını yaymış, kucaklamış her şeyi. Rüzgâr kış pelerinini atmış üzerinden, pembe yeldirmeli baharî feracesini kuşanmış, gelmiş güzelliğin bahçesine.

           Yarpuz kokusu sinmiş derinin şırıltısına.

           Birden bire hatırlıyorum ve uyanıyorum eski rüyaların içinden… Çocukluğumun ramazanları düşüyor yâdıma. Her şey başkaydı, her şeyde fısıltılı bir güzellik vardı, her şey tazeydi, taptaze. Bir derinin serin şırıltısı gibiydi hayat, akan bir su gibiydi insanlık! Sevgiler, selamlar, aşklar, dostlar, arkadaşlar, yemeler, içmeler her şey tazeydi işte. Bu ağırlık, bu karanlık, bu tatsızlık, bu lezzetsiz yiyecekler nerden? Nereden tutup getirdik bunca çirkinliği? Sular neden böyle tatsız ve sıcak! Ekmeklerin buğusu nerede? Ya kokusu! Yok, hiçbir şeyin tadı tuzu, davullar neden bu denli ahenksiz çalıyor? Bu kuru gürültü neyin nesi! İmsak vakti sokaklardaki koşuşturma neden yok? Camiler neden sessiz? Sorular sorular…

            Birden derin yarların dibinde buluyorum umutlarımı. Hüzün elliyor yüreğimi.

            El ediyor uzaklardan hatıralarım, gel diyor…

            Yarpuz kokulu ramazanlar düşüyor yâdıma birden. Hoş geldiniz ey şehr-i ramazan diyor yüreğim.

           Duruyorum ve gözlerim doluyor… Şimdilerde unuttuğum eskil bir düşünce bana gel diyor, çağırıyor…

           Gitsem bir türlü, gitmesem bir türlü…



Meryem Aybike Sinan - Haber 7
meryemaybike@gmail.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 74 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • TÜM YORUMLARI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN!
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim