Muhalefetin büyük kumarı

  • Muhalefetin büyük kumarı
    Yaşar Taşkın KOÇ
    Haber 7

13 Ağustos 2010 06:09 - 3 Yorum - 7,405 Okunma

Sonunda ellerinde tek tutar dal olarak referandumu genelde hükümet özelde Başbakan Erdoğan için bir güven oylamasına çevirmek kaldı.



Henüz Anayasa değişikliği TBMM’de görüşülürken yaptığımız genel yorum değişikliğin referanduma gideceği ve muhalefetin bu referandumda değişiklikleri değil hükümeti, özelde de Başbakan’ı hedef alan bir siyaset izleyeceği yönündeydi.

12 Eylül’le ilgili maddenin olsun desteklenmemesinden duyduğumuz hayal kırıklığı bir yana, BDP hariç muhalefetin hiçbir teklifte bulunmadığı bir süreçte tutunacakları dal yoktu. Ya destekleyecek veya hiç olmazsa karşı çıkmayacaklar; ya da ölümüne itiraz edeceklerdi. 100 yılı aşan siyasal hayatımızın refleksini göstererek bizi üzdüler ama şaşırtmadılar.

Görüşmeyi bile kabul etmeyen MHP; görüşen ama kapağını açmayacaklarını söyleyen CHP’nin tek tek maddelerle ilgili söyleyebileceği bir şey yoktu.

BDP, sorumlu muhalefet anlayışıyla hem görüştü hem kabul edilmesi neredeyse imkânsız da olsa bir karşı teklif dosyası sundu.

Onların sorunu ise daha büyüktü ve bu konuda ne yapacakları başka bir yerden dayatıldığı için bu iyiniyetli girişimleri hiç yapılmamış; hiç yaşanmamış gibi oldu.

Sözcülüğünü CHP’nin yaptığı eleştiriler aslında temelde iki noktada somutlaşabildi.

Birincisi, HSYK ve Anayasa Mahkemesi’nin yapısındaki değişikliklerin yargıyı kuşatma olduğunu vurguladılar.

Oysa kendileri de biliyordu ki yapılan değişiklikler AB ve benzeri demokrasisi gelişmiş ülkelerin hukuk yapılarına üstelik mahçup biçimde yaklaşma çabasıydı.

HSYK ve Anayasa Mahkemesi üye yapısı daha geniş bir havuzdan sağlanıyordu. Hepsi buydu.

Anayasa Mahkemesi’nin de bir iki küçük rötuşla onayladığı ana metinden sonra bu konuda fazla sesleri çıkmaz oldu.

İkinci eleştirileri paketin bir bütün olarak referanduma götürülmesiydi. Oysa bu konuda da biliyorlardı ki en küçük bir yardım yapmamış; verdikleri sözleri tutmamış; hiçbir alternatif sunmamışlardı. Gece yarıları verilen engelleme bile değil sadece geciktirme amaçlı taktik icabı ayaküstü yapılmış değişiklik önerileri hariç…

Sonunda ellerinde tek tutar dal olarak referandumu genelde hükümet özelde Başbakan Erdoğan için bir güven oylamasına çevirmek kaldı.

GERGİNLİK HAYIRLARI ARTIRIR AMA…

Referandumun noktasına bile değinmeden propagandalarını sürdürüyorlar zaten. Yüce Divan öyküleri ya da artan, hatta azan terörün sebebi gibi göstermek popülist politikaları dışında yeni bir şey söylemiyorlar.

Ama işe yarıyor…

Yüzde 60’ın üzerinde evet’le geçmesini beklediğim referandumda, evet oyları yüzde 55 seviyesine inebiliyor.

Gerginlik vatandaşın referandumda oylanacak maddeleri daha az tartışmasına neden olurken, iktidar ve muhalefet politikaları üzerinden fikir yürütmesini kolaylaştırıyor.

Böylece referanduma evet vermesi beklenen insanların sayısı azalabiliyor.

Siyasetin üzerinde durduğu ip ne kadar gerilirse kamplaşma; referandum yerine particilik öne çıkıyor.

YÜZDE 50 ARTI 1 SONLARI OLABİLİR…

İp daha da geriliyor.

İşte muhalefetin büyük kumarı da burada başlıyor.

Referandumu bir güven oylamasına çevirip, öyle sunarsanız ve eğer yüzde 50 artı 1 oyla geçerse bile o ip kopacak. Kendi aleyhlerine kopacak.

Daha demokratik bir Türkiye için yapılan bir Anayasa değişikliğine bu kadar yük yüklemek bumerang gibi dönüp muhalefeti vuracak.

O yüzden, Anayasa değişiklikleri içinde “siyasal sebeplerle grev ve dayanışma yapılmasının önündeki engellerin kaldırıldığını” görmezden gelip bir dönem pek tutulan, epey tartışılan, liberallerin gözünü korkutmada da başarılı olan “otokratik bir yönetime gidiyorlar” söyleminin mucitleri hâlâ aynı şeyleri söyleyebiliyor…

Ya da aslında örtük biçimde Kürtleri aşağılayan, “bak kafamızı bozarsanız biz ayrılan taraf olabiliriz”i entelektüel tartışma olarak yutturma başarısını gösteren Ertuğrul Özkök’ün, şimdi de “ne yani, yüzde 50 artı 1 oy çıkınca Türkiye daha demokratik mi olacak” diye sorması bu korkudan. O her zaman olduğu gibi önceden görüyor olacakları. Ama ters taraftan bakmaya devam ediyor inatla.

O gördü ve şimdi muhalefet de uyandı.

Ama büyük bir ikilem içindeler.

İpi gererek oyları artırabiliyorlar ama yüzde 50 artı 1 bile ipi koparacak ve taraflardan biri tepe üstü yuvarlanacak.

Kimin yuvarlanacağını olsun görüyorlar ama ipi daha da germekten başka çareleri yok.

Ne büyük açmaz…

Oyları artırmak için germek zorundalar ama yaşanacak hayal kırıklığının büyüklüğü de gerginlikle orantılı olarak büyüyor…

Şimdiden akıl hocaları referandum sonrası savunma ve yeni gerginlik stratejilerine kafa yormaya başladıysa hiç şaşırmam…

Sonuçta kumar dediğin şey, genellikle kaybetmek değil midir?

Hele ki siyasette…

Yaşar Taşkın Koç - Haber 7
taskinkoc@gmail.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 75 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim