Mavi Marmara saldırısıyla ilgili yeni ayrıntılar
Süper Lig'de yeni sezon kuralları
Yaza bir hafta kala lapa lapa kar yağdı
Saatte 1 milyon dolar kazanıyor!
Otoyollarda KGS ve OGS kalkıyor 31 Ağustos 2010 10:48 - 1 Yorum - 2,618 Okunma
Simdi düşünüyorum da, ne güzeldi bizim çocukluğumuzun ramazanları… O zamanlar yine ağustos ayına denk gelmişti ramazan. Bizim köyün insanları için hayat yazın başka kışın başka mekânlarda geçerdi.
Yazın yaylara göçülür oralarda hem hayvanlar otlaklarda, meralarda otlatılırdı. Aynı zamanda yazın bunaltıcı sıcağından kurtularak yaylalarda kendilerini esen serin rüzgârlara bırakırlar ve çeşmelerden akan soğuk suları bin derde deva olur inancı ile içerlerdi.
Biz o zaman küçük çocuklardık ve yaylada arkadaş grubumuzla hayvanları otlatmak bize düşerdi. Hayvanları otlattıktan sonra hep beraber topun peşinden koşturmak için yaylanın geniş düz meralarında toplanırdık.
Özellikle ramazanlarda annelerimiz bizleri kapılara top atılmasını ya da ezanin okunmasını dinlemek için gönderirdi.
Çoğumuz zaten orucu büyüklerden görerek ve onlara özenerek küçük yaslarda tutmaya başlardık.
O zamanlar çocuk dünyamızda ramazanın anlamı, değeri çok başkaydı ve gelmesini iple çekerdik. Sanki ramazan; o zamanın imkânsızlığı içerisinde bize verilen çok büyük bir hediyeydi.
Ramazan bize göre eğlence, en güzel yemeklerin yapıldığı, büyülü bir zaman dilimi ve aynı zamanda büyüklerin bize daha bir şefkatle yaklaştıkları bir dönemdi.
Ramazan aynı zamanda birlik beraberlikti. İftarlar beraber açılır, sahurlara beraber kalkılır, teravihler beraber kılınırdı.
Simdi dünyanın bir başka noktasında ramazanı yaşamaya çalışıyoruz geçmişin özlemi içerisinde. Aklimizin bir ucunda hep o eski ramazanlar.
Burası farklı bir memleket.
Burada Türkiye'den farklı yaşanıyor ramazanlar her ne kadar Müslümanların çoğunlukta olduğu bir memleket olsa da.
Burada insanların farklı renklerden, kültürlerden oluşlarından mıdır bilinmez, ramazan algısı çok başka ve bizlere çok yabancı geliyor. Ne memleketteki gibi insanlar birbirlerini iftara çağırmak için yarış içindeler ne de ramazan geldi paylaşma ayı geldi, dertlilerin dertlerine derman olma ayıdır bu ay diye hayırda yarışırlar.
İnsan gurbette olunca memleketinin kıymetini daha net anlama sansına sahip oluyor buna şans denecekse…
Türkiye sanıyorum dünya üzerinde yaşanası en güzel ülkelerden bir tanesi. O kadar güzellikleri var ki ülkemizin. Saymakla bitmez. Ama anlamakta zorluk çekmişimdir hep o cennet vatanin kıymetini anlamak için ille de uzak diyarlara mı gitmek lazım?
Memleketi seyrediyoruz uzaklardan. Her şey kavga vesilesi bütün dünyanın gözleri önünde. Bir kanun çıkarmak dünyanın en zor işi bizim diyarlarda. İnsanlar kutuplaştıkça kutuplaşıyor birbirini en çok anlamaları gereken bu zaman diliminde.
Bunlar olurken diğer yandan da Pakistan da yaşanan felaket için tarihten gelen sorumluluk bilinci ile insanlarımızın iyilik için yarış içinde olduklarını görüyoruz. Aslında Türkiye tezatlar ülkesi ama bu tezatları bile o ülkeyi güzel yapıyor.
Birazdan ezan okunacak. Ruhum binlerce kilometre uzaktaki Hoşarli köyünün yaylarında iftar açma özlemi ile yanıp tutuşurken, beden içinde bulunduğu gurbet diyarının iklimine adapte olma mücadelesi vermekte.
Bu mektup bir vesile olsun da gurbetten sılaya bir selam gönderelim gönlümüzün ta derinliklerinden.
Diyelim ki bütün enteresanlıklarına rağmen; çok güzel bir diyardır anavatan, vefalıdır, muhteremdir ve siz orada yasadığınız için şanslısınız bunu uzaklarda daha iyi anlıyor insan.
Kıymetini bilin o cennet vatanın…
Hayırlı ramazanlar efendim.
Ahmet İNCE / Dubai / Haber 7
Ahmetcec@hotmail.com
ETİKETLER
Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.
Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..
+ Bu Yorumu Beğen09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 74 kişi beğendi.
yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.
+ Bu Yorumu BeğenNeden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.
Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi
+ Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.
+ Bu Yorumu Beğen31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.
+ Bu Yorumu Beğen
GAZETE MANŞETLERİ
| İmsak | Güneş | Öğle | İkindi | Akşam | Yatsı |
Ekrem Kızıltaş Sizce hangisi daha vahim?
Hasan Öztürk Bülbülün dili başı belası
Fatih Bayhan Taşı toprağı devlettir Ankara’nın!
Prof. Dr. Ata Atun Türk Hava İhlalleri
Erkam Tufan Aytav Psikolojik harekâtın hedefi: Cemaat
Arif Altunbaş Askeri okullar da demokratikleştirilmeli
Hacer Aydın Miras (eşit)tir!
Meryem Aybike Sinan Said Nursi, Türkçe Olimpiyatlarına nasıl bakardı?
Ayşegül Yıldırım Kara Umre Notları 11 / Hacerü’l-Esved Nöbeti