Cemal Şakar, Yazının Gizlediklerini yazdı

Cemal Şakar, Yazının Gizlediklerini yazdı

15 Eylül 2010 12:38 - 1,095 Okunma

Öykü kitaplarıyla tanının ödüllü hikayeci Cemal Şakar, ilk deneme derlemelerinin başlığını Yazı Bilinci olarak seçmişti, ikincinin adına Yazının Gizledileri dedi. Yazarın değindiği konuların yelpazesi hayli geniş:



Mehmet Akif: "Kucaklaşır medeniyyetle din tamâmiyle", 'Gerisini emanetçilerim düşünsün", Topçu'da Turk-İslâm harikası olarak millet ve milliyetçilik, Yahya Kemal: "Şiir, şiir olsun kâfi derim", Nuri Pakdil: "Bağışlamıyor toprak gerileyeni", Vakti kuşanmanın sorumluluğu, Sığınma mekanı olarak ev, Cahit Zarifoğlu: "Daima bir başlangıç vardır", Esrarnâme'nin sırları, Ateşten Kelimeler'le saklanır aşk, "Bir Yazı Makinesi': Ahmet Midhat Efendi, Yaşamın kıyısında bir sokak: Sinekli Bakkal, Kültür inşasında bir yapı taşı olarak Ankara' romanı, Nazım Hikmet: "Ben geleceği bir Sosyalist toplum olarak anlıyorum", Nazım Hikmet'in mektupları, Simeranya, Anlatamamanın gerginliği, Sevim Burak kendini neden anlatamıyor? Adnan Benk: "Her yazar hak ettiği eleştirmeni bulur", Suskunlar'ın simge(me)sel dünyası, Bir ülkü olarak çocuk edebiyatı, "Otean gördüğüm sen miydin?", Sevgili Ramazan...

Cemal Şakar’ın Okur Kitaplığı yayınlarından çıkan Yazının Gizledikleri  başlıklı kitabında yer alan, deneme, eleştiri ve inceleme yazılarının başlıkları bunlar.

İlk öyküsü 1982 yılında Aylık Dergi’de yayınlandıktan sonra bir grup arkadaşıyla birlikte Kayıtlar dergisini çıkartan,  öyküleri; Aylık Dergi, Mavera, Yönelişler, Yedi İklim, Kayıtlar, Hece ve Hece Öykü’de yayınlanan yazar, Esenlik Zamanları adlı öykü kitabıyla 1999 yılında TYB tarafından yılın öykücüsü seçilmişti. Hâlen öykü ve denemelerini; Hece, Hece Öykü, Yedi İklim, Kur’anî Hayat ve Eski Yeni dergilerinde sürdüren yazar aynı zamanda Edebistan.com  internet sitesinde öykü editörlüğü yapıyor.  Yazarın yayınlanmış öykü kitapları, Gidenler Gidenler (1990), Yol Düşleri (1996), Esenlik Zamanları (1999), Pencere (2003), Hayalperdesi (2008) adlarını taşıyor. 

Yazı Bilinci (2006)'den sonra geçtiğimiz günlerde yayınlanan Yazının Gizledikleri adlı eser yazarın ikinci deneme yazıları derlemesini oluşturuyor.

Kitaptan bir kesit...
Yazının Gizledikleri


kitaptan...

“Bazı kitaplar vardır ki, onları bir türlü ele alamazsınız; aranızda tuhaf bir yabancılık vardır; ürpertici bir mesafe. Elbette bu durum yazarın bile isteye yaptığı bir şeydir. Öncelikle okurun bildik kalıplarını kırmak ister, yeni bir şeyle yüz yüze olduğunu hemen hissettirir.”


Ev imgesi evvelemirde Kabe'yi, Allah'ın evini; ve peygamberimizin Hane-i Saadet'ini çağrıştırır; sonra bu iki evin simgesel bir izdüşümü olarak 'ev'lerimizi. Yani haremlerimiz: bizi kötülüklerden, pisliklerden koruyan; gelip geçici bir mekan olan dünyada, kurduğumuz, inşa ettiğimiz barınaklarımız, 'dünyalarımız'; içinde hayatlarımızı idame ettirdiğimiz, yeni hayatlar için temiz ve pak tutmaya çalıştığımız haremlerimiz. Dahası hafızamızı, hayallerimizi yaşatıp yeşerttiğimiz bir mikrokozmos; içinde olduğumuzda evrenin de içinde yer aldığımızı hissettiğimiz mekan. Ancak orada varkaldığımız ve ancak orada kendimizi çoğalttığımız, korunmuş ve kollanmış dünyamız. İşte, G.Y.A.'m sığındığı ev bu tür çağrışımlara sahip bir korunaktır. Ama gidişat yavaş yavaş evini, onu koruyan ve kollayan bir mekan olmaktan çıkarmaktadır; yükselen çok katlı binalara anlam veremez; dışarıdan gelen kimi sesleri tanıyamaz.

Bir zamanlar dağın eteklerine kurulu olan şehir, genişleyip büyümeye başlamıştır. Dört bir yana dal budak sarar, ovaya doğru açılır. Bir tren istasyonu inşa edilir, sokaklara parke taşlar döşenerek caddeler kurulur. Şehrin ilk büyük binası olarak bir otel, marul tarlaların bitişiğine dikilir. Şehirliler için bu bir iftihar vesilesidir. Otel şehrin geleceği bakımından iyi bir 'gelişme' olarak değerlendirilir. Ve yavaş yavaş bir çarşı meydana gelir. İlk fırın yapılır. Çünkü memurlar evlerinde yufka ekmek yapmasını bilmemektedirler. Sonra taahhüt işleri başlar; bu işleri de öteden beri şehirde ticaretle uğraşanlar yaparlar. Çünkü tarımla uğraşanlar henüz değişimi kavramamışlardır; hatta ürettiklerinin onda birini, hâlâ öşür diye ayırmaktadırlar. Belediye bir ara tiyatro bile açar. Ama kısa sürede kimse gitmediği için kapanır. Onun yerine sinema faaliyete girer. Böylece ahali teknolojinin büyülü etkisiyle tanışmış olur. Otomobil de bu değişimde yerini alır; sonra Aile Bahçesi', tekel bayii ve bir de 'saz'. İnsanların, ilk zamanlardaki dirençleri zayıflar ve kırılır. "Oluşan değişmenin, yenilenmenin ilkin özle ilgili bir olay olduğunu düşünen kimseler, artık bunların bütünüyle biçimsel olduğu kanısını taşıyordu. 'Madem ki oluyor, öyleyse doğaldır'diye düşünmeye başlamışlardır" {s. 67). Eski, onlar için unutulması gereken kötü bir öz taşıyordur.

Farkında olmanın işe yaramadığı günlere gelinmiştir. İnsanların tutunduğu her şey çok kısa zaman sonra ellerinden kayıp gitmektedir. Daha ısınamadan, daha alışamadan ellerinden kayıp gider tutamakları. Çünkü bastıkları zemin de kayganlaşmıştır. Hiç kimse kendine ait yerlerde gezinmemektedir. Ve herkes uydurma bir kişilik taşımaya başlamıştır. Yaşama biçimlerinin, alışkanlıkların kökten değişmeye başladığı bu dönemde, insanlar kendilerini konumlandıracakları bir merkezden mahrumdurlar. Hayatın hızı karşısında bilmedikleri yönlere doğru savrulup dağılmaktadırlar. Herkes bir akvaryuma hapsedilmiş gibidir... "

Kaynak: Haber7

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 74 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim