Mehmet Eymür, Mehmet Ali Ağca ve Papa Süikasti

  • Mehmet Eymür, Mehmet Ali Ağca ve Papa Süikasti
    Aydoğan VATANDAŞ
    Haber 7

12 Kasım 2010 06:00 - 3 Yorum - 4,786 Okunma

Mehmet Eymür Papa süikastini çözmek için Bulgaristan’da mafya içerisine sızdırılan bir MİT ajanıdır ve elbette tıpkı diğerleri gibi gece hayatının içinde olacaktır. Burada aslında şu denmek isteniyor: Mehmet Eymür, Bora Süelkan’ı zaman zaman yanında bulundurmuş ve çeşitli işlerde değerlendirmiştir.



Söylediklerinin doğru olup olmadığı tartışılır. Ama bütün dünyanın röpörtaj yapabilmek için peşinde koştuğu Mehmet Ali Ağca’nın bir televizyon programına çıkıp da gerçekleştirdiği Papa süikasti ile ilgili ilk defa isim vererek konuşması elbette habercilik başarısıdır.

Kıskanmadım desem yalan olur.

Ama böylesine başarılı bir habercilik olayını kıskanmış olmam bu röpörtajı takdir etmememi gerektirmiyor.

Hatta Ağca’nın söylediklerine, ASALA OPERASYONLARI adlı kitabımla(TİMAŞ önümüzdeki ay genişletilmiş baskısını yeniden basıyor.) o döneme 18 farklı röpörtajla ışık tutmaya çalışmış bir gazeteci olarak bazı eklemelerim hatta itirazlarım da olabilir.

Ama ‘niye şunu sormadı, niye bunu da sormadı’ suçlamalarıyla röpörtajın yok sayılmak, başarısız gösterilmek istenmesini objektif değerlendirmelerden uzak buluyorum.

Merkez medyanın genel tavrı budur. Dışardan birilerinin habercilik başarıları her zaman gölgelenmek istenmiş, yok sayılmıştır.

Memi, ‘gidin pazarda limon satın’ demek yerine, yazılıp çizilenleri çok fazla umursamamalı.

Ama şimdi Memi’yi de zor bir süreç bekliyor. Bundan sonra bu tür özel röpörtajarla izleyicilerini zinde tutmayı başarabilmeli.

Memi, bu tür özel röpörtajlar için mutlaka danışmanlık almaktan da çekinmemeli. Ben ‘niye bunları da sormadın’ demektense, 'ben olsam şunları da sorardım' demeyi yeğlerim.

Mesela, Papa süikasti sonrasında MİT adına olayı araştırmakla görevli Mehmet Eymür’ün iddalarını ve hatta bu konuyla ilgili yazdığı rapordan sonra, nasıl bir süikastle ortadan kaldırılmak istendiğini ve de yanlışlıkla kendisine çok benzeyen İdari Ataşe Bora Süelkan’ın öldürüldüğü konusunu da mutlaka gündeme getirirdim.

Gelin Mehmet Eymür’ün 1. MİT raporu dolayısıyla Kutlu Savaş’a verdiği ifadeyi dikkatle okuyalım:

“1980 yılında yurtdışına bir demir perde ülkesine gönderildim. Gittiğim yerdeki önemli görevlerimden bir tanesi Türkiye’ye müteveccih ideolojik kaçakçılık faaliyetlerim izlemekti. Burada Oflu İsmail denilen İsmail Hacısüleymanoğlu ve onunla ilişkili bazı Türk ve Ermeni kaçakçılarının içlerine sızdım. Beni kendilerine yakın bulup çekinmeden yanımda bazı işlerini konuşuyorlardı. Bir demirperde ülkesinde bile bellerinde silahları, altlarında lüks otomobilleri, körpe yaştaki Bulgar ve Rus sevgilileri ile lüks otellerde ve villalarda yaşayan bu kişiler tabiatıyla esas görevimi bilmiyordu. Onlarla zaman zaman dağlara, ıssız yerlere gidiyor, öğrendiğim bilgileri karargâhıma bildiriyordum. O tarihlerde ‘Papa’ya suikast olayı olmuştu. Oflu İsmail bir gün bana Kenan isimli esmer, sakallı bir arkadaşını göstererek, onun Kızıltugaylarla irtibatının bulunduğunu, Ağca’yı yönlendiren ve silahını veren kişinin Kenan olduğunu söyledi. Kenan, görünümü ve konuşması itibariyle üniversite okumuş, kültürlü bir kimseye benziyordu. Ermeni bir kadınla yaşıyordu ve birkaç lisan biliyordu. Gerek bu bilgileri gerekse Türkiye’ye kaçak olarak sokulacak bazı araçları (içinde ne olduğunu bilmiyordum) öğrenip karargâha bildirdim. Bir süre sonra teşkilatın karargâhından sinir bozucu, azarlayıcı, tutarsız mesajlar almaya başladım. Aynı zamanda Oflu İsmail konuşmalarda, ‘Bizim burada konuştuklarımız Türkiye’ye gidiyor. Sınır kapılarında burada konuştuklarımız biliniyor. Aramızda biri casusluk yapıyor, diyordu.”

Şimdi dönemin konjonktürünü analiz edelim. Dünya, Soğuk Savaş dönemini yaşamaktadır. Sovyet bloğu ile Batı bloğunun Türkiye üzerindeki nüfuz, savaşı devam etmektedir. Eymür burada Rus gizli servisini açıkça rahatsız edecek faaliyetleri yürütmüştür. Şimdi kendi internet sitesinde yine o dönemde Bulgaristan’da bulunan Abuzer Uğurlu ile ilgili MİT Müsteşarlığına yazdığı değerlendirmeleri okuyalım:

“Bugün bütün dünyanın adından bahsettiği Abuzer Uğurlu, 1974-1979 yılları arasında teşkilatımızca (İstanbul) kullanılmıştır. Bir dublaj operasyonu diyebileceğimiz bu faaliyetin zamanla aleyhimize geliştiği bugün apaçık ortadadır. Buna, merkezi olmayan, disiplinsiz bir sevk ve idare, zamanla menfaat ilişkilerine dönen mesleki temaslar ve K/O- Ajan ilişkilerinde sevk ve idare edilen şahsın geniş imkân ve para gücünün yanı sıra, elemanın hasım servisten olan menfaatlerinin kıyaslanmayacak kadar üstün olması gibi sebepler neden olmuştur. Bildiğim kadarıyla Abuzer Uğurlu ile resmi ilişkinin kesilmesinden sonra da bazı kişisel temaslar devam etmiştir.

Kanaatime göre Abuzer Uğurlu, Ruslar ve Bulgarlar tarafından Türkiye’de bir ‘baş ajan’ şeklinde kullanılmış, Abuzer ve Bekir Çelenk vasıtasıyla MHP ve Ülkücülere hulul edilmiş, Türkiye’de İpekçi cinayeti, Bahçelievler cinayeti, Adana Emniyet Müdürü cinayeti gibi provokatif ve halkın güven duygusunu kaçıran, nefret yaratan ve güvenlik güçlerini sağ mihraklar üzerine teksif eden operasyonlar planlanmıştır. Ağca, Papa suikastında muvaffak olsaydı hem Hıristiyan alemi Türkiye’ye cephe alacak hem de yurtdışında bulunan Ülkücüler Batı güvenlik güçlerinin bir numaralı hedefi haline getirilecekti. Tabiatıyla bu arada hem Papa hem de Polonya’daki direniş hareketi cezalandırılmış olacaktı.”

Bu değerlendirmeler bence son derece makul değerlendirmelerdir. Eymür’ü dinlemeye devam edelim:

“Bulgarlar Bekir Çelenk’i aniden Türkiye’ye yollamışlardır. Nedeni anlaşılmamıştır. Yakın tarihte öğrendiğime göre Bekir Çelenk’in Bulgaristan’da ifadesini almaya giden İtalyan Savcı, Bekir Çelenk’in telefon defterinde, İstanbul MİT Teşkilatına ait telefonlar da tespit etmiştir. Halen bu tutanaklar Emniyet Teşkilatında mevcuttur. Bu, Bulgarların hazırladığı bir mizansen olabilir. Buna rağmen Ağca davasında sıkışacaklarını anlayan Bulgarların dünya kamuoyunun dikkatini Türkiye üzerine çevirmesi, mevcut ilişkileri dikkate alındığında gayet kolay olacaktır. Ruslar ve Bulgarlar, Türk yeraltı dünyasının büyük bir bölümünü bir başka amaçla daha kullanmışlardır. Normal espiyonaj faaliyetleri ile ulaşamadıkları üst düzey yöneticilere mafya vasıtasıyla ve menfaat ilişkileri ile yaklaşmışlardır. Bugün birçok tahkikatın engellenmesi bu ilişkilerin ortaya çıkması korkusundan kaynaklanıp, menfaat ilişkilerinin devlet güvenliğinin üstüne çıkmasına neden olmaktadır.”

Şimdi renkli kişiliği ile bildiğimiz emekli bayan konsolos Bilge Erol’un 16.2.1988 tarihinde Milliyet Gazetesi’ne verdiği demece bir göz atalım:

“Bir müddet sonra M. Alp Eymür, Bulgaristan’a tayin oldu. Ve Türk basınının hatırladığı gibi Burgaz’da bir idare memuru arkadaşımız öldürüldü ve o cephede dolaşan şayiaya göre, Mehmet Alp Eymür’ün aşırı derecede gece hayatına düşkün olması bu idare memuru arkadaşın ölümünde büyük menfi rol oynamıştı.”

Normal çalışan bir beyin bu iki olgu arasında bir irtibat kurmak zorundadır. Yani Mehmet Eymür’ün gece hayatı ile Bora Süelkan’ın öldürülmesi arasında nasıl bir bağlantı olabilir?

Mesele şudur: Mehmet Eymür Papa süikastini çözmek için Bulgaristan’da mafya içerisine sızdırılan bir MİT ajanıdır ve elbette tıpkı diğerleri gibi gece hayatının içinde olacaktır. Burada aslında şu denmek isteniyor: Mehmet Eymür, Bora Süelkan’ı zaman zaman yanında bulundurmuş ve çeşitli işlerde değerlendirmiştir.

Ama Ruslar, Mehmet Eymür’a aşırı benzerliğinden ötürü yanlışlıkla ASALA üzerinden, İdari Ataşe Bora Süelkan’ı öldürmüştür.

Mehmet Eymür diyor ki: “Papa olayı, Bekir Çelenk, hepsi aslında Rus-Bulgar faaliyetiydi.”

Ve Papa davasını izleyen devlet görevlisi Gökberk Ergenekon da ASALA’nın hedefi olmuştur. İlginç değil mi?

Rusların mafya üzerinden Türk devleti içerisine sızma faaliyetlerini çözen Eymür, Rusların hedefi olmuş ama yanlışlıkla fizyonomik benzerlik nedeniyle Bora Süelkan şehit olmuştur.

Rıdvan Memi’nin röpörtajı son derece önemli ve başarılı bir röpörtajdır. Ben olsam bu konuları da gündeme getirir, Mehmet Eymür’e de mikrofon tutardım.

Aydoğan Vatandaş - Haber 7
aydogan29@yahoo.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 74 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8425 %0.00
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim