Zorbalıkla Mücadele Haftası Türkiye’de niçin yok

Zorbalıkla Mücadele Haftası Türkiye’de niçin yok

15 Kasım 2010 09:26 - 1 Yorum - 2,070 Okunma

Kanada’da, 2003’ten beri 15- 19 Kasım arası Zorbalıkla Mücadele haftası olarak değerlendiriliyor.



Okullarda, toplum merkezlerinde çeşitli etkinliklerle, Okullarda Zorbalık konusu işleniyor. Konuyla ilgili bir farkındalık oluşturma amacı taşıyan haftanın bu yılki teması, Birlikte Hareket Ederek….

Zorbalık, ancak hep birlikte hareket edildiğinde, üstesinden gelinebilecek toplumsal bir sorun.

Fikir babası Kanadalı bir eğitimci, Bill Blesey… Bill, www.bullying.org adlı NGO sitesinde, konuyla ilgili otantik yazılar ve materyaller paylaşıyor. Ülkeyi baştan başa dolaşıp, okullarda seminerler ve konferanslar düzenliyor, medyaya röportajlar veriyor, zorbalığın bireysel ve toplumsal hayat için ne denli tahripkar bir davranış biçimi olduğunu, acil önlem alınması gerektiğini anlatıyor. Çocuklar, öğretmenler, anne babalar , idareciler ve toplumun diğer bireyleri için ayrı ayrı broşürler hazırlıyor; sınıf, okul ve toplum çapında ne yapılması gerektiğini ve yapabilecekleri maddeler halinde sıralıyor.

Zorbalık haftası her yıl farklı ülkelerce de kabul görerek gittikçe küresel bir ivme kazanıyor. Hatta www.bullyingawarenessweek.org adında bir site, sırf bunu amaçlamış: Bu eğitim hareketini, her gecen gün daha farkli bir coğrafyaya taşiyabilmek. Zorbalığın olmadığı bir dünya. Ne güzel bir ideal!

Halbuki , zorbalık her yerde; okulda, işte, evde, kabilede, partide...Fiziksel, sözlü, siber, etnik, sosyal… Zorbalık, çeşitli formlarda, tonlarda hep vardı, ne yazık ki olacak da!

Çocuklarımız zorbalığı ilkin bizden, ebeveynlerinden öğreniyorlar. Hareketlerimizle, sözlerimizle onlara her gün tahammülsüzlüğü, şiddeti, hoşgörüsüzlüğü öğretiyoruz. “ Eve dayak yiyip de gelme” diyoruz. Ya da en olgunumuz, “ Ne olacak çocuktur, aralarında olur öyle şeyler” deyip sorunu çözdüğümüzü düşünüyoruz.

Burada konuyla ilgili korkunç istatistikler verip, şok edici öyküler anlatmayacağım, ama bilinmeli ki okullardaki zorbalık durumları her geçen gün, dünyanın her yerinde korkunç boyutlara ulaşıyor. Okullar, zalim, acımasız, merhametsiz, insafsız ve maalesef sevgisiz çocuklar yetiştirmeye devam ediyor.

Acaba, bugün dünyanın her yerinde yükselişe geçen aşırı milliyetçilik akımlarına buradan da bakmak daha gerçekçi olur mu!

Türkiye’de Zorbalıkla Mücadele çok yeni. Hatta literatürde, Bullying ( Kabadayılık) olarak geçen kelimenin Türkçe’sini bulmakta bile zorluk çekiyoruz. Aslında tam da oturmayan Zorbalık kelimesini seçmişiz şimdilik. Sınıflarda kuru kuru nasihatle, kızarak, suçlayarak ya da amatör arabuluculuk rolleriyle çözülecek bir sorun olarak görünmüyor. Bilakis, sorun gittikce büyüyor.

Belirtmek gerekir ki, zorbalık konusunda, Kanada, İngiltere, İskandinav ülkeleri ve Avustralya’da çok ciddi araştırmalar yapılıyor, dernekler, kurumlar ihdas ediliyor. Sanatsal, sportif pek çok etkinlikle, birlikte yaşamak, barış, hoşgörü eğitimleri veriliyor. Gerçekten de yetmiş iki milletin harman olduğu bu toplumların okullarında belli ölçülerde başarı da sağlanmış. Türkiye, bu ülkelerin birikim ve deneyiminden yararlanabilir.

Biri çıkıp da “ Türkiye’nin en büyük sorunu, okullardaki bu zorbalıktır” dese yanlış söylemiş olur mu? Ya da bugünkü toplumsal sorunlarımızın çoğunun temelinde, erken yaşlarda öğrenilen bu zorbalık davranışlarının, alışkanlıklarının olduğunu iddia etsek…

Keşke, Milli Eğitim Bakanlığımız da Zorbalıkla Mücadele haftasını takvimine alsa, Okullarda Zorbalıkla Mücadele’yi resmileştirilse; ne iyi olurdu! Konuyla ilgili yayınlar artsa, ulusal, uluslararası seminerler düzenlense. Üniversitelerimiz , eğitim fakültelerimiz bu soruna daha ciddi ve yoğun eğilse, sanatçılarımız, sporcularımız il il , okul okul gezse, işadamlarımız şirketlerimiz sponsor olsa…
“Zorbalık bir felakettir, tek çaremiz birlikte yaşamayı, birbirimize saygı duymayı, birbirimizi hoşgörebilmeyi öğrenmektir” diye haykirsalar…

Umariz, 2012’de Milli Egitim Bakanlıgimiz, Zorbalıkla Mücadele Haftası’nı takvimine alır; bu konuda da kollar sıvanır.

Engin SEZEN / Kanada / Haber 7
engin.sezen@ocdsb.ca
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 74 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8425 %0.00
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim