Kavga kiminle yapılmışsa onunla barışılır

  • Kavga kiminle yapılmışsa onunla barışılır
    Ünal TANIK
    Haber 7

25 Kasım 2010 08:50 - 5 Yorum - 4,298 Okunma

Yapılan bir istatistik var önümde. Dünyada 1960-1982 yılları arasında 70’den fazla ülke terörle karşı karşıya gelmiş. Bizim yaşadığımız sorunların benzerini yaşamış.



Türkiye ergenlik çağı sendromu yaşıyor.

Hani şu hepimizin içinden çıkıp geldiğimiz ergenlik çağı döneminde yaşadığımız sorunlardan söz ediyorum. O sorunları sadece kendimizin yaşadığımızı sandığımız dönemler… Kimsenin bizi anlamadığını sandığımız günler…

Türkiye de öyle bir dönemden geçiyor.

Dünyada terörle muhatap olan yalnız bizmişiz gibi hareket ediyoruz. Başka hiçbir toplum bu bela ile yüz yüze gelmemiş gibi.

Böyle düşünmek hem dünyayı tanımamak, hem de kendi tarihimizi bilmemek anlamına gelir.

Yapılan bir istatistik var önümde. Dünyada 1960-1982 yılları arasında 70’den fazla ülke terörle karşı karşıya gelmiş. Bizim yaşadığımız sorunların benzerini yaşamış.

Bunlardan 22’si barışla bitmiş, 7’si çözüm aşamasında, 6’sı kusurlu bir barışla sonlandırılmış, 8’i askeri zaferle noktalanmış, 29’u ise çözülememiş.

Gelinen noktada, sorunun silahla çözülemeyeceği anlaşılmış durumda. Terör örgütü, silahla bu devlete karşı bir şeyi kabul ettiremeyeceğini görmüş bulunuyor.

Ortaya çıkan bir şey daha var. O da şu. Bu tespit birileri için acı olacak ama devlet de 25 yıldan savaştığı PKK’ya karşı mutlak galebe elde edemeyeceğinin farkında artık.

Bir süreden bu yana makul düşünen hemen her kesim, artık bir barış sürecine girilmesinden yana. Nerede ise kimse, “PKK tamamen kazınıncaya kadar mücadeleye devam” ya da “Bu devleti dize getirinceye kadar savaşacağız” diyen yok.

Şimdi cevabı aranan soru şu. Bu barış süreci nasıl yürütülecek?

PKK, bu süreçte kendinin muhatap alınmasını istiyor. Buna karşılık birileri de “Devlet terör örgütünü muhatap alamaz” yaklaşımında.

Tartışma gelip bu konuya odaklanmış durumda.

Türkiye’de belli kesimlerin görmezden geldiği, ya da gözden kaçırdığı, kim bilir belki de görmek istemediği bir nokta var.

Beyler kendinize gelin. Bu ülkede 25 yıldır kan akıyor. Ülke terörle yaşıyor. Terör örgütünün silah bıraktığı dönemleri bir kenara bırakırsanız, ülkenin bir bölgesi savaş alanı. Akan kan bütün ülkeye yayılıyor.

“Bunca zaman içinde terör örgütünü niye bitirmediniz?” diye bir hesap soracaksanız bunun hesabını sorun. “Bir avuç çapulcu” diye küçümseyenlerden ve sonrasında yaptıklarıyla örgütün palazlanmasını sağlayanların hesap vereceği bir süreci başlatalım.

Hem siyasi hem de bu işin askeri sorumluluğunu yürüten komutanlarından başlayarak bu konuyu ayrı yürütelim.

Artık bu kirli savaşın galibi olmayacak. Olacaksa bunun tek galibi var. O da bizi birbirimize düşürenler. Onlar da içine düştüğümüz hali gördükçe bir kenarda yıllardır ellerini ovuşturuyorlar.

Şimdi silah bırakma ve barışı konuşmak gündemde ise geride yaşananları bir kenara bırakmak gerekir. Savaşın dili ile barışın dili aynı olmaz. Savaş meydanında kullanılan ifadelerle barış masasına oturulmaz.

Burada bir karar verilmesi gerekir.

Bu karardan sonra Türkiye’yi yönetenlerin dikkat etmesi gereken bir nokta daha var.

O da silah bırakmayı konuştuğu muhatap ile Kürt sorununun çözümünde konuşacağı muhatapları aynı değil. Bunu bilmek durumundadır.

Silah bırakmada, devletin tek muhatabı var. Lafı hiç eğip bükmeden bunun adını net koymalı. Kiminle savaşmışsa muhatap o olacak.

Bugüne kadar barışın bir tek temel şartı oldu. O da barışın, savaşanlar arasında sonuçlandırılması.

Görüşmeler başkalarının üzerinden yapılabilir, aracılar işi bir yere kadar götürür. Bütün bunlar ayrı bir konu. Ama sonunda barışı savaşanlar yapar.

Türkiye’nin terörün bitmesi konusunda tek muhatabı var. Bu örgütün liderliğini 12 yıldan bu yana cezaevinden yürütebilmiş olan Abdullah Öcalan.  

1999 yılından bu yana elinin altında tuttuğu Öcalan’ı tasfiye etmemişse, bunun sorumluluğu devletin ta kendisidir.

Bütün bunlar ayrı konu. Bu tartışmalar artık dünün tartışmaları olarak önümüzde duruyor. Bundan sonra ileriye bakmak gerek.

Kafanızı arkaya döndürüp ileriye yürüyemezsiniz.


Ünal TANIK / Haber 7
tanik@haber7.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 74 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8425 %0.00
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim