Wikileaks Belgeleri’nde ABD-İsrail İstihbarat savaşı

  • Wikileaks Belgeleri’nde ABD-İsrail İstihbarat savaşı
    Aydoğan VATANDAŞ
    Haber 7

01 Aralık 2010 08:35 - 7 Yorum - 7,603 Okunma

Meşhur bir hikayedir. John F. Kennedy başkan seçildikten kısa bir süre sonra, ünlü Waldorf-Astoria Oteli’nde Ben Gurion ile buluşur.



 Görüşmeden sonra, Kennedy, Ben-Gurion’a asansöre kadar eşlik eder. ‘Sayın Başkan’ der. “ Size bir şey söylemek istiyorum. Halkınız sayesinde başkan seçildim. Karşılığı olarak sizin için ne yapabilirim? Ben-Gurion bu soru karşısında utanır. Cevap olarak şöyle der: ABD’ye iyi bir başkan olun yeter’ der. ABD’nin başarılı bir başkanı olabilmek büyük bir olaydır.’ 

Yahudi lobisinin ABD’deki gücü elbette yadsınamaz.

Nitekim, Obama’nın iktidara gelişinde  Yahudi Lobisinin bazı isimlerinin de etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bunların başında, Chicago’lu silah tüccarı General Dynamics’in sahibi, Lester Crown geliyor.

Nitekim, Lizbon’da gerçekleşen NATO füze kalkanı görüşmelerinden kısa süre önce İsrail Askeri İstihbarat Başkanı General Amos Yadlin, Chicago’ya gelerek Lester Crown’u ziyaret etmiş ve Crown’a Obama’nın İran’a en kısa sürede saldırılması konusunda ikna etmesi konusunda ricada bulunmuştur. İlginçtir ki bu konu, Atlantic Monthly muhabiri İsrailli üst düzey kaynaklara ulaşma konusunda oldukça mahir Jeffry Goldberg tarafından duyurulmuş  ama nedense konu ABD basınında bu yönüyle hiç ele alınmamıştır.

Aynı şekilde, Yahudi lobisine yakın 87 kongre üyesi Mavi Marmara olayından hemen sonra İHH’nın terorist örgüt listesine alınması için ortak bir metne imza attılar. Obama yönetimi bu talebi kabul etmektense yine bir denge politikası izleyerek ilginç bir şey yaptı. 

Daha 90’ların sonunda İHH’yı terrorizmle bağlantılı olduğu gerekçesiyle yargılamaya çalışan Fransız savcı Bruguiere’i Amerikan Hazine Bakanlığı’na bağlı Terörizmin Finansal Kaynaklarını Araştırma Programı’nın Başına getirdi. Bruguiere geçmişte CIA ve FBI ile çok yakın çalışmış bir isim. Bu göreve atanmadan önce ne yapıyordu dersiniz?

Nicolas Sarkosy’nin yanında siyaset.

Sarkosy’nin yahudi asıllı olduğunu ve Lobi’ye ne denli yakın olduğu ise sır değil.

Buraya kadar tamam. Yahudi lobisi ABD yönetimi üzerinde oldukça etkin. Ama bu İsrail’in her istediğini yaptırabildiği anlamına gelmiyor. Dahası İsrail ile ABD arasında ciddi çelişkilerin olduğunu da farketmemiz gerekiyor. Şimdi şu ana kadar wikileaks belgelerinde hiç kimsenin dikkat çekmediği bazı belgelere değineceğim. Söz konusu belgelerde İsrail başbakanından güvenilmez biri olarak bahsedildiği konusunu geçiyorum. Benim bahsetmek istediğim çok daha derin ve stratejik belgeler.

08STATE116392 kimlik numaralı, 2008-10-31 15:03, tarihli belgede, ABD Dış İşleri Bakanlığı’nın İsrail’deki diplomatlarından yapmalarını istediği istihbarat çalışmaları bulunuyor. Buna göre ABD, İsrail’in tüm bilgi altyapısını ve telekominikasyon sistemlerinin haritasının çıkarılmasını istemiş. İsrail devletinin üzerinde çalıştığı en yeni teknolojilerin yanısıra sistemdeki zayıflıklarını, askeri otoritenin yanısıra, MOSSAD ve diğer güvenlik güçlerinin bilgi altyapıları hakkında çok detaylı bilgi istemiş.   Bir hedef ülkeyle ilgili gereksinim duyulabilecek tüm bilgiler istenmiş.  Üst düzey bürokrasinin kullandığı cep telefonlarının türü bile istenmiş. Elektronik bilgilerin nasıl taşındığı ve transfer edildiği üzerinde durulmuş. İşte istenenler aşağıda:


G. Information Infrastructure and Telecommunications Systems
(INFR-3).
--Current specifications, vulnerabilities, capabilities, and
planned upgrades to national telecommunications
infrastructure, networks, and technologies used by government
and military authorities, intelligence and security services,
and the public sector.
--Details about command, control, and communications systems
and facilities.
--National leadership use of and dependencies on a dedicated
telecommunications infrastructure.
--Details about national and regional telecommunications
policies, programs, regulations, and training.
--Information about current and planned upgrades to public
sector communications systems and technologies used by
government, military personnel, and the civil sector,
including cellular phone networks, mobile satellite phones,
very small aperture terminals (VSAT), trunked and mobile
radios, pagers, prepaid calling cards, firewalls, encryption,
international connectivity, use of electronic data
interchange, and cable and fiber networks.
--Information about wireless infrastructure, cellular
communications capabilities and makes and models of cellular
phones and their operating systems, to include second
generation and third generation systems.
--Details about the use of satellites for telecommunication
purposes, including planned system upgrades.
--Details about internet and intranet use and infrastructure,
including government oversight.
--Details about foreign and domestic telecommunications
service providers and vendors.
--Plans and efforts to acquire US export-controlled
telecommunications equipment and technology.
--Plans and efforts to export or transfer state-of-the art
telecommunications equipment and technology.
--Details about information repositories associated with
radio frequency identification (RFID)-enabled systems used
for passports, government badges, and transportation systems.


Beni en çok şok eden bölüm ise burada başlıyor: ABD yönetimi  İsrail’deki diplomatlarından  Filistinlilerle ilgili akla gelebilicek her türlü şahsi bilgiyi istedikten sonra  Filistinli liderlerin seyahat planlarını yol güzergahlarını ve kullandıkları arabalarla ilgili bilgileri istiyor ve ardından bombayı patlatıyor:  İsrail’in Filistinli terör örgütleri arasında illegal silah alışverişi hakkında detaylı bilgi istiyor: Cümle aynen şu: --Information on illegal weapons transactions with Israelis.

Yani ABD yönetiminde İsrail ile yaşanan derin aşk ilişkisi yerini garip bir güvensizliğe bırakmış gibi gözüküyor.
 
 
09TELAVIV457 kimlik bilgili, 26 Şubat 2009 tarihli belgede ise geçen yazımda da konu ettiğim bir konu doğrulanıyor.  Netenyahu’nun ABD Kongre üyesi  Benjamin Cardin ile yaptığı görüşme  İsrail Başbakan’ı, İran rejimini kıyameti hızlandırmaya çalışan Mesihçi arzulara sahip çılgın ve fanatik bir rejim olarak tanımlıyor. Cümle aynen şu: ‘Netanyahu described the Iranian regime as crazy, retrograde,
and fanatical, with a Messianic desire to speed up a violent "end of days."


Söz konusu beglelerde, İsrail barış sürecini tıkayan taraf olarak gösteriliyor.

‘...According to Netanyahu - withdrawing to the 1967 borders...would "get
terror, not peace."


Amerikalı diplomat Netenyahu’nun Filistinliler için istediği yönetim biçimini  ise şöyle tanımlıyor.

‘Tanımladığı bir ülke değil, bir Bantustan.’

Bantustan  Güney Afrikalı zencilerin ayrımcılığa tabi tutulduğu ilkel yönetim biçimi. Cümle aynen aşağıda:

‘What he’s describing isn’t a country, but a Bantustan.’

18 Kasım 2009 tarihli belgede, İsrail İstihbarat yetkilileri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Hükümet üzerindeki etkisinin azaldığını, İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı’nın Türk Hava Kuvvetleri Komutanı’ndan randevü alamadığından dem vuruyor. 

Özetlemek gerekirse, İsrail ABD yönetimine İran’a saldırması için baskı yapıyor. Başkan Obama ise İran tehtidini kabul ediyor ancak İran’a saldırma konusunda İsrail’in baskısına boyun eğmiyor.

Bu arada küçük bir ayrıntı daha vereyim.  ‘Obama’nın  Beyaz Saray’daki sağ kolu Rahm Emmanuel -ki babası Yahudi yer altı örgütü İrgun’un kurucusuydu- sessiz sedasız görevinden ayrıldı.’ (Emmanuel Mavi Marmara hadisesi olduğunda İsraildeydi.)

Simdi biraz geriye gidip ABD ile Israil arasinda yasanan istihbarat temelli bazı olayları inceleyelim.

CIA ajanı Valerie Plame'in isminin basına sızdırılması ve Pentagon'daki İsrail köstebeği Albay Larry Franklin olayını ABD hic bir zaman unutmadı.

Çoğunluğu Yahudi asıllı olan neo-conlar birer birer avlanmaya başlandı: 

Donald Rumsfeld: ABD savunma bakanı 2001-2006.

Paul Wolfowitz: Savunma bakan yardımcısı 2001-2005.

Douglas Feith: Pentagon'da müsteşar 2001-2005.

Harold Rhode: Pentagon'da İslam uzmanı.

I.Lewis "Scooter" Libby: Cheney'nin başdanışmanı 2001-2006.

Eric Edelman: ABD Ankara büyükelçisi.

David Wurmser: Cheney'nin danışmanı

Michael Rubin: Pentagon'da İran-Irak uzmanı 2002-2003.

Albay Larry Franklin Pentagon'da İran masası sorumlusuydu ve İsrail lehine casusluktan 20 Ocak 2006'da 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

ABD'de faaliyet gösteren Yahudi lobi örgutu AIPAC'dan Steve Rosen ve Keith Weissman'da casuslukla suçlanıyor. Rosen için 20, Weissman için 10 yıl ceza isteniyor. Bu arada AIPAC'ın İcra Direktörü Howard Kohr, 21 Nisan 2005'te Rosen ve Weissman'ı işten attıklarını duyurdu.
 

    ***

18 Temmuz 2007 tarihli, 07ANKARA1842 kimlik numaralı belgede de yine çok tartışılacak bir bilgi bulunuyor. Belgede TSK’nin PKK terörünü, Kuzey Irak’a sınır ötesi harekatın gerekli olup olmadığı tartışmasını, AK Parti iktidarının terörizm ile mücadele konusunda zayıf gösterilmesi için kullandığını iddia ediliyor. Raporun 7. paragrafının ‘comment’(yorum) bölümünde şöyle deniliyor:  ‘Analistlerin, Ordunun (AK Parti Karşısında)kendilerine güvenleri konusundaki iddialarına rağmen, generaller, perde arkasından, açık bir şekilde, süregelen PKK terörizmini ve bir sınır harekat konusundaki gereklilik tartışmasını AK Parti’nin terör karşısında zayıf gösterilmesi için kullanıyorlar.’

Söz konusu raporda, ABD’nin PKK’ya silah tedarik ettiği iddialarının arkasında da Ordu olduğu belirtiliyor:

‘Doğrudan ya da dolaylı bir şekilde, ABD’nin Kuzey Irak’ta PKK’ya silah sağladığı iddialarının arkasında Ordu’nun gizli elinin olduğunu saptamaktayız. Bu da aynı şekilde AKP’nin ulusal güvenlik kredisini zayıflatmak ve kararsız seçmenin şahin seküler partilere oy vermesi için tasarlanmaktadır. Ordu suyu bulandırırken ve seçimlerle ilgili her zaman kamuya dönük açıklamalar yaparken, seçim sonrası tepkileri 1 Ağustos’ta başlayacak olan YAŞ tayinleri ve düzenlemeleri sonrasına kalabilir!

İşte o ifadeler:

¶7. (C) Comment: Despite analysts' claims of military
confidence, the generals are clearly working behind the
scenes, using ongoing PKK terrorism and the debate over the
necessity of a cross-border operation into northern Iraq to
portray the AKP as weak on terrorism.  We also detect the
military's hand behind recent allegations that the U.S. has,
either directly or indirectly, provided weapons to the PKK in
northern Iraq.   This is also designed to weaken AKP's
national security credentials and encourage undecided voters
to turn to "tougher" pro-secular parties.  While the military
could roil the waters and make a public statement on the
elections at any time, its post-election reaction may be
delayed by the August 1 start of annual, and all-consuming,
Supreme Military Council (YAS) promotions and assignments
deliberations.  End Comment
.

Aydoğan Vatandaş - Haber 7
aydogan29@yahoo.com

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 74 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • TÜM YORUMLARI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN!
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8425 %0.00
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim