Rüştü bugün veda ediyor!
Akdoğan: Bugünkü sistem Erdoğan’sız kriz üretir
Diyarbakırspor, Bulgar Süper Ligi'nde!
Süper Lig'de yeni sezon kuralları
Yaza bir hafta kala lapa lapa kar yağdı 06 Aralık 2010 07:17 - 1 Yorum - 5,347 Okunma
Yakın tarihimiz ne yazık ki bir bütünlükten yoksundur. Parça parçadır, dağınıktır. Bugün de, bilen bilmeyen herkesin rahatça ahkam kesebildiği bir mecra haline gelmiştir.
Çöküş’ünü “edebiyat imbiğinden geçirilmiş tarih bilgisi” şeklinde tavsif etse de Küçük, bence tam bir hezeyan imbiğinden geçirilmiş tahrif ortaya koymuş.
Yine kendi deyişiyle, bu kitapta, “çok yerde ağlamak ve gülmek garantilidir” diyor. Evet , isminin önünde Profluk ünvanı bulunan birinin böylesine herzeleri nasıl kaleme alabileceğine hemi ağlanır hemi gülünür! Türk Dili ve Edebiyatı birinci sınıf öğrencisi kadar bile edebiyat ve tarih malumatı olmayan bir Profesörün bu yaveleri bilim diye yutturmaya çalışırken kendini nasıl “küçük” düşürdüğüne ise sadece acınır!
Nurullah Hoca, Mehmet Akif’e atılan iftiraları belgeleriyle bir bir çürütüyor.
Küçük’ün Akif ile ilgili iddiaları karşısında Prof. Dr. Çetin,
“Şimdiye kadar duyduğum en saçma iddiadır bu” sözüyle şaşkınlığını gizleyemiyor.
Yalçın Küçük, "Akif, hiçbir yerde bu Marş'ı yazdığını söylememiştir." diyor ya Çöküş’ünde.
Nurullah Çetin de ortaya belge koyuyor:
“21 Şubat 1337 Pazartesi günlü Kastamonu'da çıkan Açıksöz gazetesinde, kendi imzasıyla yayınladı”
Aşağıdaki sözler de Nurullah Hoca’ya ait:
“Akif, İstiklal Marşı'nı Safahat adlı şiir kitabına koymadı. Çünkü onu tamamen kahraman Türk ordusuna ve Türk milletine hediye etti. Marşın o günkü millî heyecanın bir ürünü olduğunu, milletin ortak millî direniş ve tam bağımsızlık mücadele azminin bir yansıması olduğunu, dolayısıyla o zamanın ve o ortamın havasında yazılan bir eser olduğunu belirtir. Marş, elbette olağanüstü bir dönemin ve şartların ürünüdür, Türk milletinin ruhuna tercüman olmuştur. Bu bakımdan millete aittir ama bu durumdan İstiklal Marşı'nın Âkif tarafından yazılmadığı sonucu çıkarılamaz.”
Ve yine bizzat Âkif, İstiklal Marşı'yla ilgili olarak Mısır'dan Türkiye'ye dönüşünde 17 Haziran 1936'da şu açıklamayı yapıyor:
"İstiklal Marşı... O günler ne samimi, ne heyecanlı günlerdi. O şiir, milletin o günkü heyecanının bir ifadesidir. Bin bir fecâyi (facialar) karşısında bunalan ruhların, ıstıraplar içinde halas (kurtuluş) dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o marş, o günlerin kıymetli bir hatırasıdır. O şiir bir daha yazılamaz.. Onu kimse yazamaz... Onu ben de yazamam... Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur."
Yine bir yerde en yakın dostu, dava arkadaşı Eşref Edip şöyle diyor:
"Bir gün üstada sordum:
-İstiklal Marşı'nı niçin Safahat'a koymadınız?
-Onu millete hediye ettim dedi; artık o, milletindir. Benimle alakası kesilmiştir. Zaten o, milletin eseri, milletin malıdır. Ben yalnız gördüğümü yazdım."
İstiklal Marşı’nda Türk kelimesinin olmamasını “ utanç verici bulan” Küçük Hoca’ya cevap yine Çetin Hoca’dan:
“Anladığım kadarıyla Yalçın Küçük, Âkif'in Türkleri sevmediğinden veya Türkleri yok saydığından ya da Türk düşmanlığından dolayı İstiklal Marşı'nda "Türk" kelimesine yer vermediğini söylemek istiyor. Hiç böyle bir şey yoktur. Tam tersine Âkif, biyolojik anlamda, etnik aidiyet bağlamında baba tarafından Arnavut, anne tarafından Türk olsa da sosyolojik, kültürel ve hukuki anlamda kendisini tamamen Türk saymış, Türk milletine mensubiyet şuurunu pek çok Türk'ten daha ileri seviyede dillendirmiş münevver bir Türk aydınıdır.
Etnik aidiyet bağlamında verili kimliği olan Arnavutluğu hiç öne çıkarmadığı yani kavmiyetçilik yapmadığı gibi; sosyolojik ve kültürel aidiyet bağlamında da Türk milliyetçiliği yapmıştır. Anlaşılan Yalçın Küçük kavmiyetçilikle milliyetçilik kavramlarını anlamamış. Milliyetçilik, hangi etnik kökenden gelirse gelsin ortak kültürel, sosyolojik ve hukuki değerlerde buluşan insanların birliktelik şuurudur. Bu anlamda Âkif, kendisini Türk saymış ve Türk milletine mensubiyet şuuruyla hareket etmiş, Türk milleti için, Türk'ün kurtuluşu için çalışmıştır. Etnik anlamda kan bağı olan Arnavutçuluk hiç yapmamıştır. Yani kavmiyetçilik ve ırkçılık yapmamıştır. Hatta Türk milliyetçiliğini bırakıp da Arnavut ırkçılığı yapanları da şiddetle eleştirmiştir.”
42 sayfalık mülakatta gerek İstiklal Marşımızla, gerek Milli Şairimizle ilgili çok değerli bilgiler var. Merak edenler bakabilir.
Evet, bu millet vefalıdır. Kurtuluş’umuzun o musibetli günlerinin felaket-zede şairini de unutmaz, terorist başıyla kol kola gezip tozan bilim adamı müsveddelerini de!
Aralık, Akif’in vefat ettiği aydır. Kendisini fatihalarla yad ediyorum.
ETİKETLER
Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.
Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..
+ Bu Yorumu Beğen09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 75 kişi beğendi.
yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.
+ Bu Yorumu BeğenNeden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.
Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi
+ Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.
+ Bu Yorumu Beğen31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.
+ Bu Yorumu Beğen
GAZETE MANŞETLERİ
| İmsak | Güneş | Öğle | İkindi | Akşam | Yatsı |