Cennete giden Gemi!

  • Cennete giden Gemi!
    Sait ÇAMLICA
    Haber 7

11 Aralık 2010 08:14 - 4 Yorum - 4,184 Okunma

“Ey iman edenler!” diye başlayan yüzlerce ayetin varlığı, Kur’an’ın iman etmeyenleri imana davet eden bir kitaptan daha çok, iman ettiğini söyleyen Müslümanların sürekli eğitilmesi amacını taşımaktadır.



İnsan, hep arayış içinde olan bir varlıktır. Ruhun ihtiyaçlarını gideremeyen bir insanın çektiği manevi sıkıntılar, bilinen bütün hastalıklardan daha sıkıntılı daha acı vericidir.

Stresli İman ismini verdiğim kitap çalışmamı yaparken “Allah inancı olan, Allah’a inanan bir insanın, zorluk ve sıkıntılar karşısında sırtını dayayabileceği en sağlam duvara yaslandığı için, ufak tefek sıkıntılar karşısında bunalıma girmeyeceğini” vurgulamaya çalıştım. 

Allah inancı olduğu halde, hayatının önemli bir kısmını ruhunu aç bırakarak, ibadetsiz geçiren birçok insan var. Bu insanlar hep arayış içerisinde olurlar. Okul, iş, evlilik, ev, araba, çocukları büyütmek gibi her insanın koşturduğu temel hayatı işlere koşturmaktan manevi boşluğu hissetmez bir kısmı.

Bu insanlar hayatlarının belli bir döneminde “ibadet” eden insanlarla, gruplarla karşılaşır. O gruptaki insanlar o güne kadar karşılaştığı ve tanıdığı birçok insandan daha fazla ibadet eden insanlardır. Kendi aralarında belli bir muhabbetleri, belli aralıklarla sohbetleri ve dertleşmelerine şahit olur. İlk defa ruhu farklı duygular hissetmeye başlayınca, yerini bulduğunu düşünür.

Allah’ı arayan insan, bu arayışın belli bir döneminde, herhangi bir cemaat / tarikat / dernek ile karşılaşır. Buraya kadar her şey güzel... Ancak cemaate giren kişi,  cennete giden gemiye bindiğini zannetmeye başlarsa, şeyhini bulan, Allah’ı bulmuş gibi arayışını bırakırsa, problem başlar.    

Arayıştan vazgeçen herkes, bu hatayı yapmış demektir. Herhangi bir cemaate, tarikata girdikten sonra, ilmini artırma çabasını bırakıp, cennete giden gemiye bindiğini düşündüğü için, yan gelip yatma hakkı olduğunu düşünen kişi, arayışın anlamını kavramamış demektir. Arayış, ölüm meleği gelinceye kadar devam eden bir yolculuktur.

Şeytan, yanlış yolda olanların doğru yolu bulmaması için onları oyalar. Şeytanın bazı tuzaklarından kendini kurtarıp, arayışı sonucunda bir cemaat / tarikat gemisine binen kişiyi şeytan rahat bırakmaz. Geminin içinde yanlışlara göz yumması, yanlışlara ortak olması için ikna etmeye çalışır. “Geminin selameti için her şey mubahtır” fetvası bu şekilde alınan fetvalardandır.

“Ey iman edenler!” diye başlayan yüzlerce ayetin varlığı, Kur’an’ın iman etmeyenleri imana davet eden bir kitaptan daha çok, iman ettiğini söyleyen Müslümanların sürekli eğitilmesi amacını taşımaktadır.

Sayın Senai Demirci’nin güzel bir benzetmesiyle anlatmak gerekirse,İman etmek bisiklete binmek gibidir. Sürekli pedal çevirmek gerekir. Yoksa gaflete düşer, şirke sürükleniriz!”

Ömer bin Abdülaziz’in “İlimsiz amel edenin yıktıkları yaptıklarından çok daha fazladır” sözü, ilimsiz Müslüman’ın iyi niyetle de olsa yapacağı hatalara işaret etmektedir.

Okuma çeşitliliğinin önemi.

Tarihe adını yazdırmış, unutulmaz eserler bırakmış İslam Alimleri’nin biyografilerine okurken, en çok dikkatime çeken nokta, aldıkları ilmin çeşitliliğidir. En çok bilinen iki İslam Aliminin aldıkları eğitim hakkındaki bilgiler bu konuda ne demek istediğimi daha kolay göstermemi sağlar.

İbni Sina Felsefe, matematik, astronomi, fizik, kimya, tıp ve müzik gibi bilgi ve becerinin çeşitli alanlarında seçkinleşmiş olan, İbn-i Sinâ (980-1037), matematik alanında matematiksel terimlerin tanımları; astronomi alanında ise duyarlı gözlemlerin yapılması konularıyla ilgilenmiştir

İbni Haldun, Kur’an, Arapça, Dilbilim, Hadis İlimleri okuduğu kadar, Matematik ve Felsefe’de okumuştur.

Bir tarikat ehlinden uzun yıllar ders almış ve o tarikatın kurumlarında hocalık yapan bir arkadaşıma “Neden sadece kendi camianızın kitaplarını okuyorsunuz? Farklı fikirlerden istifade etmediğiniz için kendiniz dışındakilere bakış açınız çok sıkıntılı” diye ettiğimde aldığım cevap ilginçti. “Bizim hocalarımızın yazdığı kitaplar zaten Kuran merkezli kitaplar. Onlar dışında kitap okumamıza izin verilmiyor!”

Anlayacağınız cemaate imanı, şeyhe bağlılığı artıracak kitaplar dışındaki kitapları okumalarına izin verilmiyor. “Bizim gemimizde yazılan kitaplar dışındaki kitapları okumayın!” deniyor.

İlme mürit olmayanın işi zor!

Hiçbir cemaate, hiçbir tarikata toptan karşı olan biri değilim. İşim gereği hepsiyle konferanslar veren, hepsinde çok değerli dostları olan bir insanım. Bana “Kime mürit olalım?” diye soracak olursanız, “İlme mürit olun!” derim. Önce ilme mürit olan kişi, öğrendikleriyle hangi cemaatin çalışma sistemini beğeniyorsa onunla millete hizmet etsin. Önce ilme mürid olan kişi, öğrendikleriyle hangi şeyhin dizine oturmak isterse oraya otursun.

 Unutmayın ki; Hiçbir cemaat, cennete giden gemi değildir!

Sait Çamlıca - Haber 7
www.saitcamlica.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 75 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

Sait ÇAMLICA Diğer Yazıları

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim