02 Ocak 2011 09:40
- 14 Yorum
- 11,826 Okunma
Said Nursi'nin hayatını anlatan sinema filmi Hür Adam'ın yönetmeni Mehmet Tanrısever, filmi Fethullah Gülen'e izlettirmek için ABD'ye gitti. İşte o ziyaret sırasında yapılan bir röportaj ve ilk kez yayınlanan fotoğraflar:
Beyaz perdeye yansıyan nur: Hür Adam
ABD’nin Pennsylvania eyaletinde tevafuken karşılaştığım Mehmet Tanrısever’e, Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin hayatını konu eden filmini, HÜR ADAM’ı sordum: “Ben de bu sebeple Amerika’dayım. Fethullah Gülen Hocaefendi’ye, -eğer musait olursa- bu filmi seyrettirmek ve fikirlerini – dualarını almak için buralara geldim” dedi.
NEDEN YAZIYORUM
İmkanlar elverdiğince, Amerika’da gelişen hadiseleri ve bu hadiselerin tüm dünyaya, özellikle ülkemize yansımalarını sizlere aktarmaya gayret ediyorum. Öte yandan, bu kıtada yaşayan veya buraları ziyarete gelen ve yaptıkları eylemlerle bizlere ışık veren, aşk-u şevk veren vatandaşlarımızı, onların eylemlerini, fikirlerini, ve zikirlerini siz sevgili okurlara duyurmak istiyorum. Ola ki, bu yazılarda geçen bir satır, bir tanecik okurumuzu bile olsa, olumlu yönden etkiler; güzel, hayirli işlere vesile eder diye, bu yazma-paylaşma işine, -zaman zaman mecburen inkıtaya uğrasa da- acizane devam etmeye çalışıyorum.
SİNEMA AŞIĞI BİR AİLE: MEHMET TANRISEVER VE OĞLU TARIK
Bu yazımızda, geçen hafta başlayan Noel (Christmas) ve yılbaşı tatillerini fırsat bilip büyüklerimizi ziyaret ettiğimiz bir sırada, uzun yıllardır tanıştığım ve gayretlerini alkışladığım çok özel bir sanat aşığı ile karşılaştım:
Mehmet Tanrısever beyefendi ve oğlu, eski talebemiz
Tarık, Hür Adam filmindeki ismi ile
Şamlı Hafız…
TANRISEVER: FETHULLAH GÜLEN HOCAEFENDİ’YE, HÜR ADAM’I SEYRETTİRMEK İÇİN GELDİM
Tanrısever ailesi ile kısa bir özlem giderdikten sonra, hemen Mehmet Tanrısever’e, Üstad Bediuzzaman Said Nursi’nin hayatını konu eden filmini, HÜR ADAM’ı sordum: “Ben de bu sebeple Amerika’dayım
. Fethullah Gülen Hocaefendi’ye, -eğer musait olursa- bu filmi seyrettirmek ve fikirlerini – dualarını almak için buralara geldim” dedi.
“Okurlarımızla; fikirlerinizi ve bu çok önemli “yeni açılımı” paylaşmak isterdim” dedim.
“Haber7’de yazdığınızı biliyorum, en çok okunan ve takip edilen haber gazetelerinden biri” dedi ve “şeref duyarım” diye ekledi. Biz de böylece kendileri ile uzun ve içten bir söyleşi gerçekleştirmiş olduk…
Bir sonra ki yazımızda bu röportajı sizlerle paylaşacağım nasipse… Ama önce
Mehmet Tanrısever kimdir ve
Hür Adam nasıl bir yapıttır, proje nasıl gelişti, neler yaşandı bu vb. soruların cevabını sizlerle paylaşmak istiyorum…
MEHMET TANRISEVER KİMDİR?
1953 yılında Konya’da doğan Mehmet Tanrısever, başarılı bir sanayici, tanınmış bir işadamı. 1989 yılında “Minyeli Abdullah” filmiyle bu kimliklerine yapımcılığı da ekleyen sıradışı biri… Hekimoğlu İsmail (Ömer Okçu) abinin aynı adlı romanından uyarladığı, Yücel Çakmaklı’nın yönettiği ve başrollerinde Berhan Şimşek ile Perihan Savaş’ın olduğu bu çok ses getiren film ile, Mehmet Tanriseverin ismi sinema dünyasında da tanındı. Ayrıca, bu film yaklaşık yarım milyonluk izleyici kitlesi ile rekorlar kırdı, ve daha bir yıl geçmeden, “Minyeli Abdullah 2” filminin yapımcılığını da üstlendi.
Tanrısever ayrıca, “Çizme” (1991), “Benim Zaferim” (1991) ve “Garip Bir Koleksiyoncu” (1994) filmlerinin de yapımcısı oldu.
1992’de “Sürgün” filmiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturan Mehmet Tanrısever, bu filmle bir çok uluslar arası ödül aldı.
(
Küçük bir hatırlatma: Çağrı, Ömer Muhtar, Minyeli Abdullah, Kelebekler Sonsuza Uçar (İskilipli Atıf Hoca), Sürgün… Bu filimlerin her biri, 80’li yıllarda ve 90’ların başında piyasaya çıkmış maneviyat yüklü, çok güzel ve özel filimlerdi. Malumunuz, “The Message” yani Çağrı, ve “Ömer Muhtar” uluslararası üne ulaşmış, milyonlarca insan tarafından seyredilmiş ve efsane filimler arasına yerleşmiş başyapıtlardır. Türk yapımı olan diğer filimler ise, bir çok imkansızlıklara ve eksikliklere rağmen çok büyük hizmetler yapmışlardır. Yapanlara minnettar olmamak elde değil. Eğer hala bu harika eserleri seyretmediyseniz, zaman ayırıp bir an önce izlemenizi tavsiye ediyorum.)
İŞADAMI - YAPIMCI – YÖNETMEN, NAM-I DİĞER “HACI FELLİNİ”
Hep sıradışı şeylerin peşinde olan, durmak bilmeyen, sevdası uğruna büyük hayeller kuran ve bu hayelleri gerçekleştirmek için hep koşuşturan bir dava insanıdır o.
20 yıldır tanırım, bazen uzaktan bazen yakından, ama hep takip ederim onu, yaptıklarını… Hem üreten bir sanayicidir, hem ufuklu bir işadamıdır, hem de yönetmenliği-sanata gönül vermişliği ile çok renkli, nev-i sahşına münhasır bir insandır Mehmet Tanrısever. . Nam-ı diger Hacı Fellini… Ünlü sinema yapımcısı ve yönetmeni Federico Fellini gibi sıradışı bir hayat öyküsü olduğu için ve olaylara çok farklı yaklaştığı için, Yesilçam camiası tarafından “Hacı Fellini” lakabı takılmıştır.
(İlgilisine kısa bir not: İtalyan sinemasının ünlü senaristlerinden ve yönetmenlerinden olan Federico Fellini (1920-1993), 27 film yönetmiş, Filimleri 7 kere Oscar'a aday olmuş ve 3 kere de bu büyük ödülü almıştır. Oscar Ödüllerinin yanısıra Cannes, Moskova, Venedik Film Festivallerinden de birçok ödül kazanmıştır. Darısı Hacı Fellini lakaplı Mehmet abimizin başına…
)
BU FİLM ÇOK TARTIŞILACAK
Bu iddialı film, pek çok tartışmayı yeniden gündeme getirebilir. Hernekadar Mehmet Tanrısever, kavga için, tartışma meydana getirmek için değil, aksine milyonlarca seveni olan büyük insanı doğru anlamak ve anlatmak için, sevgi ve kardeşliği pekiştirmek için bu filmi yaptım dese de, Üstad’ın, Atatürk’le karşılaştıkları an, aralarında geçen konuşmalar, kasketin mecbur edilmesi ve tepkiler, bazı hocaların haksız yere asılması ve buna benzer bir çok cesur sahnesi ile tartışma açacak gibi gözüküyor.
Filimle ilgili, daha sonraki yazıda genişçe yazacağım teknik detaylardan, bir kaç cümle ile bahsetmek istiyorum:
Tanrısever, yaptığımız röportaj sırasında, filimle ilgili çalışmanın 14 ay, çekimlerin 8 hafta sürdüğünü ifade etti.Neden böyle bir filim çektiniz soruma ise: “Bu fedakar insanı. Bu çok sevdiğim insanı, bu barış yanlısı islam alimini herkese duyurmak için bu filmi yaptım.” Propaganda demesşnler sonra Mehmet bey demem üzerine de “desinler, propaganda yapıyorum zaten, herkes bu güzel insanı tanısın ya!” Şunu da söyleyeyim, Üstad Said Nursi’nin hayatının tamamının anlatılmaya çalıştım. Senaryosunu Ahmet Çetin ve Mehmet Uyar’la birlikte yazdım. Said-i Nursi’yi ve eserlerini zaten 30 yılı aşkındır tanıyordum. Ama bu proje dolayısı ile Ustad’la ilgili 6 bin sayfa kitap okudum, 20’den fazla farklı kitaptan faydalandım, değişik kesimlerden ve fikirlerden bir ortak akıl oluşturmaya gayret ettim. Bu filme cok emek verdik; 150 kişilik bir orchestra, Prag Orkestrası, müziklerimizi yapti. Türkiye’de kullanılmayan dijital bir malzeme(D21) kullandık. Bak goreceksiniz, bu film dunyanin en iyi filimleri arasina girecek” dedi ve ekledi: “Herkesin kafasinda bir Said-i Nursi hayali var. Insanlarin kafasında ne varsa, o kadar beğenecek ya da eleştirecek. Said-i Nursi bir melek degildi, insanlardan bir insandı. Filimde biz bu yönünü işledik.”
TANRISEVER: FETHULLAH GÜLEN HOCAEFENDİ’YE FİLMI İZLETMEK VE HAYIR DUASINI ALMAK İSTİYORDUM, ŞÜKÜR BU HAYALİM GERÇEKLEŞTİ
Tanrısever, senaryo aşamasında cemaatlerin fikir önderleri ile görüştüklerini de belirtti.
Şu an ABD’de olamasının sebebini de, Fethullah Gülen Hocaefendi’ye filmi izletmek ve hayir duasını almak olarak belirtti. Hocaefendinin senaryoyu okumadığını ama yıllar önce Hocaefendi’ye böyle bir film çekmeyi istediğini söylediğini, Hocaefendi’nin de çekmesinin iyi olabileceğini söylediğini belirtti.
(Mehmet Tanrısever, röportajı yaptığımızda, Hocaefendi’nin hasta olması sebebi ile henüz filmi kendisine izletememişti.)
FETHULLAH GÜLEN HOCAEFENDİ, HÜR ADAM’I SEYRETTİ
Yukarıda da zikrettiğimiz gibi sayın Tanrısever, ABD’ye bu filmi Hocaefendi’ye seyrettirmek ve dualarını almak için gelmişti. Fethullah Gülen Hocaefendi, hasta olmasına rağmen, filmin tamamını Mehmet Bey ve diğer ziyaretçilerle birlikte izledi. Detaylar bir sonraki yazıda sizlerle olacak… Şunu belirtmeden geçmek istemiyorum;
7 Ocak’ta vizyona girecek olan Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi’nin hayatını anlatan “Hür Adam” filmi, izlenmeye, tekrar tekrar izlenmeye değer…
BU FİLMİ SEYREDİN
Pek kıymetli okurlar, bu yazının 2. bölümünde, Mehmet Tanrısever’in, Fethullah Gülen Hocaefendi ile filmi izlerken neler hissettiğini, ikisi arasında yaşanan diyalogları, film ile ilgili Hocaefendi’nin izlenimleri yazacağız. Ayrıca, Mehmet Tanrısever ve oğlu genç aktör Tarık ile yaptığımız çok özel röportaj da bu 2. bölümde olacak, nasipse…
Süphesiz, milyonlarca insanı etkileyen bu olağanüstü hareketin lideri Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi’nin hayatını anlatan
Hür Adam filmi çok tartışılacak, çok konuşulacak, çok etkileyecek, çok izlenecek ve en çok da bir ilk olması hasebiyle çokça hayra vesile olacak gibi gözüküyor…
M. Cebrail Altındağ – ABD
yazarimizamektup@gmail.com