Libya girdabı

  • Libya girdabı
    Murat Belge
    Taraf

26 Mart 2011 08:14 - 1 Yorum - 2,381 Okunma

Bu ortamda biri de çıkıp “Haçlı Seferleri” deyimini telaffuz edince, yüzyıllık öfkeler yeniden kabarıyor. Böyle bir durumda bir Libyalı’nın “Yahu, bu adamlar bize yardım etmeye geldi” demeye cesaret etmesi zor.



Libya’da Kaddafi’nin karşı harekete başlamasıyla Birleşmiş Milletler de çabuk davrandı ve onun sivil halkı ezmeye yönelik girişimini kuvvet kullanarak durdurma kararını verdi. Bundan sonra Fransa’nın ya da Sarkozy’nın birdenbire sahneye fırladığını ve eyleme geçtiğini görüyoruz.

Niye böyle?

Doğru hatırlıyorsan Sarkozy Paris’te bir öğrenci başkaldırma hareketini aşırı zor kullanarak bastırmasıyla adını dünyaya duyurmuş bir politikacıdır. Belki böyle durumlarda içinden özel bir enerji taşmakta, kendini tutamamaktadır. Ama başka birçok medya kanalında söylendiği gibi, kendini ve Fransa’yı “esas oğlan” konumuna getirme isteğinin, bu “tutmayın beni ruh halinden daha etkili olduğunu da düşünebiliriz.

Ancak, Libya için kararın alınmasıyla uygulanması arasında geçen zaman, böyle durumlarda alışık olduğumuzdan epey daha kısa sürdü. Yalnız Fransa’nın aculluğundan ötürü mü, yoksa genel bir aculluk mu sözkonusu. Galiba ikincisi.

Peki, niçin böyle?

Gene pek çoğumuzun yazdığı “petrol”, “çıkar” konuları pekâlâ bu sorunun cevabı olabilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde benzer olaylar oluyor, hâlen olmakta. Niçin oralarda masum halkı diktatörlerden korumak üzere böyle vicdanî bir kalkışma görülmüyor da, “Kaddafi” denince bir koşuşmadır başlıyor? Evet, bir tuhaflık olduğu belli.

Yalnız, bu “çıkar”a dayalı inandırıcı açıklamanın yanı sıra durumun özelliğinin ve Kaddafi’nin bilinen kişiliğinin de kamçılayıcı bir rolü olabileceğini, olmasının normal olduğunu gözden kaçırmamak gerekir. Kaddafi’yi dünya yıllardır tanıyor; bu son olaylarda da masaları falan yumruklayarak nasıl bağırıp çağırdığını görüyoruz. Kaddafi diktatörlerin “sözünün eri” olanlarındandır. “Tepeleyeceğim” diyorsa sahiden tepeleyecektir. Gücünün yettiği kadar dediğini yapacak, hattâ demediğini de yapacaktır.

Onun için, hızlı hareket etmek gerçekten gerekliydi. “Engel olacağız” dedikten sonra beklemek, olan olduktan sonra harekete geçmek çok saçma olurdu.

Tabii bunu uygulayıcıların içtenliğini kanıtlamak için söylemiyorum. Sözgelişi, Bosna’da da aynı aciliyet vardı…

Kaddafi’yle girişilecek bir “tartışma”nın “karakolda bitmesi” öyle fazla şaşılacak bir durum değil, işin normal şekli. Şimdiki bombalama durduğunda hemen bıraktığı yerden devam edeceğini tahmin ediyorum. Bu nedenle de herhalde Libya’ya ve Kaddafi rejimine karşı başlatılan harekât bir kara harekâtına dönüşmeden bitmeyecektir. O zaman bitip bitmeyeceği de belli değildir. Daha doğrusu, çoğu Kaddafi’nin kendisinden bağımsız başka ne türlü olayları tetikleyeceği belli değildir. Şu anda, bu harekâtla hayatları şimdilik kurtulmuş gibi görünenlerden bazıları bile ülkelerinde “yabancı asker” görmek istemediklerini söylüyorlar.

Çoğu Arap ülkesinde ve birçok Müslüman ülkede böyle çok güçlü, çok yerleşik bir ideoloji var. Tabii “emperyalizm” deniyor ama dünyada olanları hâlâ bir din savaşı olarak görenler, yani işi emperyalizmden daha eski ve daha ilkel bir çerçeve içinde anlamlandıranlar az değil. Bu ortamda biri de çıkıp “Haçlı Seferleri” deyimini telaffuz edince, yüzyıllık öfkeler yeniden kabarıyor. Böyle bir durumda bir Libyalı’nın “Yahu, bu adamlar bize yardım etmeye geldi” demeye cesaret etmesi zor. Ayrıca, ne yapmaya geleceklerini henüz görmedik, Irak’taki gibi bir “filantropi” gösterisi olmayacağının hiçbir garantisi yok.

Dolayısıyla Libya’daki sürecin bu bombalamayı izleyecek evrelerin epey sorunlu olacağını şimdiden tahmin edebiliriz, ama bunlardan nasıl bir örüntü, bir biçimlenme çıkacağını bugünden kestirmek imkânsız gibi bir şey.

“Libya halkına silâh çekmek” ibaresinde içkin bulanıklık sanırım epey genel bir durumun bir parçası. Bana göre o “halk”ın Kaddafi veya taraftarları olmadığı açık ama herkes aynı görüşte değil. “Dış Müdahale”nin değerlendirmesi yıllar sürebilecek çetrefil bir konu. Doğuda, “Bunların burada ne işi var?” diyeceklerin yanında benzer bir soruyu Batı’dan soranların da az olmayacağından hiç şüphem yok. Bütün bu etkenler hiçbir olayın ve hiçbir kavramın net olamadığı bir ortam yaratıyor.

Bu gibi belirsizlikler, bulanıklıklar, dün de yazdığım gibi (böyle olaylar oldukça hep yazdığım gibi), tarafsızlığından, iyi niyetinden kimsenin şüphe etmeyeceği bir “Uluslararası Asayiş Gücü”nün hâlâ yaratılmamış olmasının sonucu. Herhalde gelişkin ve yetkili bir Birleşmiş Milletler Örgütü’nün organı olarak çalışması gereken böyle bir güç olmadıkça, bildiğimiz ulus-devletlerin böyle durumlarda jandarmalık rolünü üstlenmesi, her zaman kuşku yaratacak, yapılan işin meşruiyetine gölge düşürecektir.

Murat Belge - Taraf
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 134 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

Murat Belge Diğer Yazıları

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim