Hesabı Sorulacaktır

  • Hesabı Sorulacaktır
    Mehmet Şevket Eygi
    Milli Gazete

10 Temmuz 2011 09:28 - 2,239 Okunma

Hazret-i Ömer "Dicle kenarında bir kurt bir kuzuyu kapsa, ilahî adaletin bunu Ömer'den soracağından korkuyorum" diyerek ağlarmış.



Bu memleketteki bütün haksız, yanlış, adaletsiz işlerden devlet ve hükümet büyükleri birinci derecede sorumludur.

İtilip kakılan, ezilen, hakları yenen yetimlerin...

Kimsesiz âciz ihtiyarların...

Haksız ve lüzumsuz yere birilerine menfaat temini için kesilen ağaçların, ormanların, çalılıkların...

Kirletilen göllerin, ırmakların, nehirlerin...

Düzeni ve dengesi bozulan doğanın...

Gaddarca nesilleri kurutulan, zevk için vahşice avlanan hayvanların...

Tahrip edilen sahillerin...

İşsizlerin...

Ezilenlerin...

Eşitsizlik kurbanı olanların...

Daha nice şeylerin hesabı devlet ve hükümet büyüklerine aittir.

Ben ne yapayım?.. Ben her şeyi kontrol edemem ki... Hangi biriyle uğraşacağım... gibi bahaneler onları sorumluluktan kurtarmaz.

Bir mevkie, makama, memuriyete, başkanlığa, işe ehliyetsiz ve liyakatsiz birinin tâyini vatanın, devletin, halkın sırtına saplanmış bir hançerdir.

İşler ehil ve layık olanlara verilmezse toplum çürür, devlet sarsılır ve çöker, halk perişan olur.

Valilerin, kaymakamların, emniyet müdürlerinin, bürokratların ahlakı, ehliyeti, liyakati Hz. Ömer'inkine yeteri kadar benzemelidir.

Birkaç ay önce öğrendim: Büyük vilâyetlerimizden birinin vâlisi vazife sorumluluğu dolayısıyla tir tir titriyor, yakınlarına ve dostlarına ben bu yükün altından nasıl kalkacağım diye ağlıyormuş. Allah onun işlerini rast getirsin, hayırlı başarılar versin.

Yakın tarihte bu memlekette bazı ehliyetsiz ve canavar bürokratlar görüldü.

Başına geçtikleri kurumları babalarının çiftliği sandılar, yemedikleri halt kalmadı.

Yakın tarihimizde korkunç bir akraba, yâran, dost, hemşehri saltanatı yaşandı.

İçinde saçı bitmedik yetimlerin hakları olan bütçeler ve tahsisatlar (ödenekler) har vurup harman savruldu, bir kısmı zimmetlere geçirildi.

Bütün bu kötülüklerden, o tarihte devletin ve hükümetin başında bulunan zevat sorumludur.

O ekselanslara dünya adaleti diş geçiremez ama ilahî adaletin pençesinden kurtulamazlar.

Dalgın vatandaş parktan geçerken küçük bir ağacın bir yaprağını lüzumsuz yere kopartıyor. Farkında bile değil, parmaklarının arasında ezip biraz sonra yere atıyor... İlâhî adalet işte bu yaprakçığın bile hesabını sorar.

Yolda giderken dikkat etmeyip ezdiğin minik bir karıncanın bile hesabını vereceksin.

Doğru dürüst terbiye etmediğin, küçük canavar çocuğun yazlıkta bir kuş yuvasını tahrip etti. Onun hesabı da senden sorulur.

Yemek yedin, tabakta tam 12 adet pirinç bıraktın, onlar çöpe veya lavabodan lağıma gidecek. Sen bir müsrifsin (savurgansın), sen küfran-ı nimette bulundun, sen hain bir nankörsün, şeytanın arkadaşısın ve israf ettiğin bu pirinçlerin hesabı senden sorulacaktır.

Ah o eski zalim devlet ve hükümet büyükleri!.. Kiminiz öldü, dâr-ı cezayı boyladı, kiminiz ihtiyarladı ateh getirdi. Dünya adaletinden kurtuldunuz ama âhirette Mahkeme-i Kübra'da işiniz yamandır.

O koca kurumun başına ehliyetli birini geçirmemiş; ehliyetsiz, liyakatsiz, hırsız, soyguncu, mürtekib, mürteşi birini getirmiştiniz. Siz bunun hesabını vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?

Yakın tarihimizde öyle soyguncu nâzırlar görülmüştür ki, makam odalarında bavulla rüşvet ve komisyon parası almışlardır.

Şimdi dâr-ı cezaya intikal etmiş biri vardı, namuslu geçinirdi. Lakin maiyetindeki bazıları deveyi hamuduyla yutmuşlardı.

Ah Selahaddin Eyyubî!.. Allah sana gani gani rahmet etsin. On ülkenin sultanıydın ama öldüğünde şahsî kasanda bir altın dinarın ile birkaç gümüş dirhemin çıkmıştı ve bu para cenaze masraflarına yetişmediği için geri kalanını dostların ve yakınların ödemişti. Sen dünya imtihanını inşaallah başarıyla vermiştin. Ah Ömer ibn Abdilaziz!.. Koskoca bir devletin başındaydın, bir gün zevce-i muhteremene gömleğinin kirli ve eski olduğunu söylemişlerdi. O da yedeği yok ki, yıkayayım demişti.

Ah genç yaşında vefat eden Sultan Ahmed-i Evvel!.. Sultan Ahmed camiinin açılışında, tenkitlerini esirgemeyen bir mürşid yanınıza yaklaşmış, kulağınıza "Sultanım kaftanınız pek ihtişamlı" demişti de siz onu bir kenara çekmiş, kaftanın altındaki çuvaldan dikilme derviş elbisesini göstermiştiniz.

Allah şair Mehmed Âkif'e rahmet eylesin. Birinci Büyük Millet Meclisinde mebus iken İstiklal marşını yazmış, telif ücreti istememişti. Deftere yazıldı deyince mecburen almış ve fakirlere dağıtmıştın. Halbuki onun, o dehşetli Ankara kışında sırtında paltosu yoktu. Evet Dicle kenarında kurdun kaptığı kuzunun, Sakarya nehrinde kütle halinde ölen balıkların, yerleşime açılan çalılıkların, siyanürle zehirlenen arazinin, Samsun'da feci işkencelerle öldürülen köpeğin, zehirlenen kedilerin, içindeki hayvanlarla yakılan ormanların hesabı birilerinden sorulacaktır.

Cenab-ı Hak cümlemizi, verilemeyecek hesapların vebalinden korusun...

Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

Mehmet Şevket Eygi - Milli Gazete
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

Mehmet Şevket Eygi Diğer Yazıları

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.383 %0.08
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim