05 Ağustos 2011 09:51
- 4 Yorum
- 1,955 Okunma
Mübarek ramazan ayında oruç tutan insanlara aldırmaksızın fütursuzca sokakta yiyip içmek en basit deyimiyle ayıptır!
Geçenlerde işim düştü bir AVM’ye girdim ve girdiğime gireceğime bin pişman oldum. Şu mübarek ayda, inançlı insanlar Allah rızası için oruç tutuyorken müslümanlığı sadece kimliğindeki dini hanesinde yazan
“müslüman” sözcüğünden ibaret olanlar ise utanmadan midelerinin derdine düşmüş yiyip içiyorlardı. Öyle ki restoranlarda normal bir günmüş gibi oturacak yer bulmak isteseniz dakikalarca bakınmanız gerekirdi.
Bu bana göre tüyler ürperten bir fotoğraftı. Aklım karıştı. “Kimim? Neredeyim?” diye sorgulamaya başladım kendimi… Kanaat getirdim ki sorgulamam gereken kendim değil, ramazan ayında utanmadan ortalık yerde güle oynaya oruç yiyen korkusuzlardı. Zira ben müslüman halkımla ülkemdeydim(!) Kendi kendime bile bu tabloyu izah etmekte zorlanırken yarın mahşer günü onlar Allah’a bu isyankarlıklarının izahını nasıl yapacaklardı derken bakın aklıma ne geldi;
Geçen sene ramazan ayında bir dostumun gönderdiği
linkte okuduğum bir yazı. AVM’lerde gördüğümüz bu cehalet kimilerini rahatsız etse de bazıları için sevinç kaynağıymış. Gel de “yazıklar olsun!” deme!
İnsanların ramazan demeden rahatça oruç yemeleri hakikatte yüz kızartıcı bir suç iken, hakikatten uzak kalmışlar için ise ülkemize gelen turistlere çeşitlilik, zenginlik gösterisi olduğundan bahsediliyor yazıda ve bu durumdan adeta gurur duyuyor muhterem.
Oysa AVM’lerdeki o tabloyu gören bir müslüman utanmalı, kızarmalı, gözünü çevirecek yer aramalı. Üstelik bu manzaraya şahit olan turistlerden ayrıca utanmalı.
Yıllardır Suudi Arabistan’da yaşayan birisi olarak tereddütsüz şunu söyleyebilirim ki; namaz, oruç gibi islamın esasları hususunda anlaşmışcasına tek bir şey soruyorlar bana:
“Türkler nasıl müslüman?”
Ben 5 yıldır bu sorunun cevabını veremedim. Aslında bu tesbite göre
“tek düzeliği sevmeyen müslüman” cevabı uygun olurmuş.
“Çeşitlilik iyidir, tek düzelik kötü” başlığının açılımını yapmak gerekirse
“birimiz oruç tutarken birimizin de oruç yemesi iyidir, herkesin tutması kötüdür.” şeklinde oluyor bu durumda.
Neden?
Çünkü; eğer herkes veya büyük çoğunluk oruç tutsa kıymetdar turistlerimizin ilgisini yeterince çekemeyiz.
“Ay ne sıkıcı bir ülke! Herkes de oruç tutar mı yahu?” diye ayıplarlar bizi veya ülkemizde yeterince keyifli vakit geçiremeyip daha tefekkürü bol bir ülkeye giderler.
Oysa ki; aslolan Hakk’ın rızasıdır, halkın değil!
İnsanlara,
“Bizim ülkemizde her inançtan insan huzur ve ferah içinde yaşayabilir.” mesajını islamın şartlarından olan oruç gibi azim bir emri çiğneyen insanları zenginlik kabul ederek veremeyiz. Osmanlı devleti zamanında bu mesaj en etkili şekliyle asırlarca tüm dünyaya verilmiş ama nasıl? O zamanlarda sokakta normal bir günde dahi yemek yiyenin şahitliği kabul edilmezmiş. Değil ki ramazanda oruç yiyen müslümanlara böyle hoşgörü ile yaklaşmak!
İnsan günahkardır, isyankardır belki ama edepsiz olmak başka bir şey. Oruç tutmayan birisi (en azından) saygılı olup, ulu ortada yemek yemeyi bırakarak, etrafındaki Allah rızası için oruç tutan din kardeşlerine hürmet etmeli. Din kardeşlerine Allah’ın emrini yerine getirdikleri için hürmet etmeli.
Herkesin yatıp kalktığı bir evi vardır. AVM’lerde yemek yiyenlerin mutlaka vardır. Böyle bir günaha kapalı kapılar ardında girseler de bizler de sokaktaki görüntü kirliliğini çekmek zorunda kalmasak... Hem onlar için de iyi olur. Daha fazla şahit toplamamış olurlar. Cehaletlerini milyonlarca insana ilan etmemiş olurlar.
Velhasılı; mübarek ramazan ayında oruç tutan insanlara aldırmaksızın fütursuzca sokakta yiyip içmek en basit deyimiyle ayıptır!
Demek ki neymiş;
Önce edep şartmış! Sonra eğitim…
Ayşenur KAHVECİ / Suudi Arabistan / Haber 7
aysenurkahveci@live.com
http://twitter.com/aysenurkahveci