Abbas Bir Devlet mi Kurdu?

  • Abbas Bir Devlet mi Kurdu?
    Ahmet Varol
    Vakit

29 Eylül 2011 09:36 - 549 Okunma

Türkiye'nin girişime destek vermesine nasıl bakmalıyız? Başvurunun Filistin davası açısından müspet yanları nelerdir? Başvurudan gerçekten bir devlet çıkar mı veya Filistinliler bir devletleşme sürecine girebilirler mi?



Bu sıralarda Filistin hakkında gündemi meşgul eden en önemli konu Mahmud Abbas'ın BM Genel Kurulu'na tam üyelik başvurusu. Son Genel Kurul toplantısında tartışması yapılan bu konunun Güvenlik Konseyi gündemine alındığı sırada bir yandan da biz yazılarımızla değerlendirmesini yapalım.

Daha önce de değişik vesilelerle ele aldığımız bu meseleye bugün açıklık getirmek için şu sorulara cevap vermeye ihtiyaç var: Filistin Özerk yönetimi başkanı olarak bilinen Mahmud Abbas gerçekten bir devlet mi kurdu da onun BM Genel Kuruluna üye olmasını istiyor? Böyle bir başvuru ne anlama geliyor ve BM'nin bir devlet kurma yahut kurulan devleti yasallaştırma yetkisi var mı? Eğer bu başvuru en azından devletleşme sürecinin bir başlangıç noktasını oluşturacaksa Filistin'de İslâmî direniş başta olmak üzere muhtelif direniş örgütleri neden karşı çıkıyorlar? Siyonist işgal devletinin ve ABD'nin rahatsız olmalarının sebebi nedir ve ABD'nin veto edeceğini bildirmesini ne şekilde değerlendirmek gerekir? Türkiye'nin girişime destek vermesine nasıl bakmalıyız? Başvurunun Filistin davası açısından müspet yanları nelerdir? Başvurudan gerçekten bir devlet çıkar mı veya Filistinliler bir devletleşme sürecine girebilirler mi?
Bütün bu soruların cevaplarını bir makaleye sığdırma imkânı olmadığından ve bizi takip eden okuyucularımızın bütün bu hususlarda bilgi sahibi olmayı arzuladıklarını düşündüğümden bu haftaki yazılarımda bu konular üzerinde duracağım. Gerçi Başbakan Tayyib Erdoğan'ın da ifade ettiği üzere dünya beş ülkenin kararına mahkûm edildiğinden BM Güvenlik Konseyi'nde ABD'nin red oyu kullanmasıyla meseleye nokta konmuş olacak. Ama yine de zikrettiğimiz hususlara kısa notlarla da olsa açıklık getirmekte yarar var. Konuyu Allah izin verirse Cuma akşamı Özel FM'de Dünya Döndükçe programımızda ayrıntılarıyla ele almaya çalışacağız. Programlarımızın ses dosyalarını artık internette www.vahdet.info.tr adresinden dinlemeniz veya çekmeniz gerektiğini tekrar hatırlatarak soruların cevaplarına geçelim.
Filistin Anayasasına göre başkanlık süresi Ocak 2009'da sona eren dolayısıyla bu anayasaya göre Filistin halkını temsil yetkisine sahip olmayan ama görevin meclis başkanına devrine dair Anayasa hükmünün uygulanmaması seçimin de yapılmaması sebebiyle koltuğu yasa dışı bir şekilde işgal eden Abbas'ın kuruluşunu ilan ettiği bir devlet yok. Var olan yine Filistin Özerk Yönetimidir. Buna Araplar arasında Filistin Sultası, Batı'da da Filistin Otoritesi deniyor. BM Genel Kurulu'na tam üye kabul edilmesi istenen Filistin yönetimi de işte budur. Tam üyelik başvurusu ile talep edilen de onun BM Genel Kurulu'na üye devletlerle eşit statüye getirilmesi ve aynı haklardan yararlanmasının sağlanmasıdır. Bunun da Filistin Yönetiminin, Oslo sürecinde kendisine verileceği vaadedilen ve Filistin topraklarının sadece % 22'sine tekabül eden kısmı üzerinde siyasi yollarla bir devlet ilanı merhalesine girmesini sağlayacağı düşünülüyor.
BM'nin bir devlet kurma, ilan etme veya devletlerin meşrulaştırılması için ruhsat verme yetkisi yok. Sadece var olan devletleri yahut tam veya kısıtlı bağımsızlığa sahip siyasi otoriteleri üyeliğe kabul ediyor. Bunun da belli bir prosedürü var ve prosedürün dar geçidini Güvenlik Konseyi oluşturuyor. Çünkü üyelik başvurusunun onaylanması için 15 üyeli konseyde en az 9 üyenin kabul oyu vermesi, red oyu kullananların da hiçbirinin veto hakkına sahip olmaması gerekiyor. Yani terazide, veto hakkına sahip daimi üyelerden birinin oyu geçici üyelerden dokuzunun oylarından ağır geliyor.
Ama BM'nin devlet kurma veya kurulan devlete ruhsat verme yetkisi olmadığı gibi fiili olarak kuruluşu ilan edilen devletlere müdahale yetkisi de yok. Böyle bir devletiniz varsa başkalarıyla diplomatik ilişkilerin kapısını açma imkânınız da olabilir. Ama Filistin'de henüz bir devlet kurulamadığı gibi siyonist işgal de sürüyor. İşgal sürerken ilan edilecek devletin Cezayir'de Yasir Arafat'ın ilan ettiği devletten farkı olmayacaktır. O zaman da bayağı gürültü koparılmıştı ama dağ fare bile doğuramamıştı. Benim o devlet ilanı üzerine Vezneciler'de bir salonda verdiğim ve konuyu merak eden önemli bir kalabalığın izlediği konferansta dile getirdiğim hususlar aynen ortaya çıkmıştı.
Not: Bugün (29 Eylül) Aksa İntifadasının başlamasının yıl dönümüdür. Biz Allah'ın izniyle bu konuda bir kitap yazmıştık. Bu kitabımızın kayıtlarını web sitemizde (vahdet.info.tr), Filistin Davası > Kitaplar bölümünde bulabilirsiniz. Kaynak göstererek iktibas etmek ve içeriğini kullanmak serbesttir.

Ahmet Varol / Yeni Akit

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

Ahmet Varol Diğer Yazıları

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.900 %-0.44
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim