Savaş

  • Savaş
    Ahmet Altan
    TARAF

20 Ekim 2011 06:07 - 3 Yorum - 5,310 Okunma

Kürtler ayrılmak istiyorsa zaten onları silahla tutacak bir güç yeryüzünde yok, eğer ayrılmak istemiyorlarsa da onlar adına savaştığını söyleyen PKK’nın elindeki bütün bahaneler biter, gerçeği hep birlikte görürüz.



Bir kere olayın adını doğru ve dürüst koymamız gerekir.


“Dağlarda sıkışmadığını”
kanıtlamak isteyen PKK’nın dün sekiz ayrı noktadan gerçekleştirip 24 askeri öldürdüğü saldırı bir “terör” eylemi değil.

Ankara, Bitlis, Batman, Siirt birer terör eylemiydi ama Çukurca baskınları terör değil savaş.

PKK’nın amacını, niyetini sorgulamadan önce bu büyük facia nasıl oldu onu sorgulamak gerekir.

PKK sekiz noktaya birden hücum ediyor, büyük zayiat verdiriyor ve az bir kayıpla geri çekiliyor.

Bugün haberlerimizde göreceksiniz, bu saldırı için üç gün boyunca katırlarla bölgeye ağır silahlar taşımışlar.

Bu, nasıl oluyor da onca Heron’a, insansız hava araçlarına, uydulara, bilmemnelere rağmen fark edilemiyor?

Böyle büyük bir saldırının ciddi bir planlama aşamasından geçmiş olması lazım, nasıl oluyor da istihbarat bunu haber alamıyor?

Ciddi bir askerî zaaf olduğu çok açık ve çok kesin.

PKK’yı lanetlemek, kızmak, öfkelenmek çok kolay ama bunun nedenlerinin de araştırılması, o 24 çocuğun ölüme nasıl teslim edildiğinin ortaya çıkarılması gerekir.

Çok büyük bir kayıp bu.

Ve, savaşın bundan sonraki gidişatını da derinden etkileyecek.

Bundan sonra büyük bir askerî başarı sağlayamasa bile PKK bu saldırıyla amacına ulaşmış görülüyor.

Savaş şiddetlenecek.

PKK da bunu istiyor çoktandır.

Buradaki PKK’yla ilgili soru çok basit, neden bunu istiyor?

Herhalde Kürt halkını da savaşa dâhil edebilmek, bir iç savaş çıkartabilmek için.

Peki, niye?

Demokrasi için mi, Kürt halkının hakları için mi?

Doğrusu ya, Kürt Arap demeden kendi halkını katleden, Kürtlerin vatandaşlığını bile zor bela tanıyan Suriye’nin diktatörüyle böyle ballı börekli olup, diktatöre karşı çıktı diye Suriyeli Kürt liderleri bile suçlayan bir örgütün, demokrasi ve Kürt hakları konusunda çok “hassas” olduğuna inanmak kolay değil.

Suriye’de hiç demokrasi ve Kürt sorunu yok ama Türkiye’de “iç savaş” çıkarılmasını gerektirecek kadar büyük bir demokrasi ve Kürt sorunu var, öyle mi?

Bunu söyleyenin samimiyetine ben inanmam, isteyen inansın.

Özerklik, anadilde eğitim, Apo’nun serbest kalması konularının da masada olduğu bir müzakere aşamasında “hükümet yeterince içten davranmadı” deyip iç savaş arayacaksın ama Kürtlere vatandaşlığını bile vermeyen, Kürt liderleri katleden Suriye’nin diktatörüyle hiç sorunun olmayacak.

Bu çelişkiyi açıklayabilecek kimse var mı?

Bence PKK “silahlı güçleriyle yönetebileceği” ve iktidarı da demokrasiyle değil silahla alabileceği bir toprak parçası istiyor.

Bunu kendi gücüyle alamayacağını biliyor, savaşı şiddetlendirip Kürt halkını da savaşa dâhil ederek bunu elde edebileceğini umuyor.

Böyle bir şeyin olup olmayacağına karar verecek olan Kürt halkıdır, PKK’nın yöneteceği bağımsız bir toprakta yaşamak isteyip istemediğine ancak Kürt halkı karar verir.

Karşılaştığımız bu tabloyu PKK’yla çözmek çok mümkün gözükmüyor, doğrudan Kürt halkına gitmek lazım.

Bence, terör yasasını süratle değiştirip, “ayrılıkçı partiyi” de serbest bırakmak gerekiyor, Kürtler “bağımsızlık” konusundaki fikirlerini özgürce söyleyemedikleri sürece bu “belirsizlik” sürer ve PKK bundan yararlanır.

Serbest bırakın “ayrılıkçı” fikirleri ve örgütlenmeyi.

Kürtler ayrılmak istiyorsa zaten onları silahla tutacak bir güç yeryüzünde yok, eğer ayrılmak istemiyorlarsa da onlar adına savaştığını söyleyen PKK’nın elindeki bütün bahaneler biter, gerçeği hep birlikte görürüz.

Dünyada silahlı mücadelenin, yerini siyasi mücadeleye bıraktığı bir çağda çocuklarımız ölüp duruyor, yirmi dört genci daha toprağa vereceğiz.

Bu çocuklar bu “belirsizliğin” ve bu belirsizlikten yararlananların kurbanı oluyor.

Türkiye’yi ve Kürtleri özgürleştirin, bu ülkenin insanlarının her türlü isteklerini söylemesini serbest bırakın.

Çocukları kurtarırsınız.

Savaşı bitirecek olan silah değildir emin olun, savaşı bitirecek olan özgürlüktür.

Ahmet Altan - Taraf
ahmetaltan111@gmail.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

Ahmet Altan Diğer Yazıları

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.900 %-0.44
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim