27 Ekim 2011 12:20
- 54 Yorum
- 28,807 Okunma
Kürt kimliğiyle sorun yaşamadığını söyleyen İzzet Yıldızhan, Kürt sorununa ilişkin 'özerklik' dahil çözüm önerilerinin konuşulması gerektiğini belirtti.
Nursel Tozkoparan'ın röportajı
Türkiye’nin önemli seslerinden biridir İzzet Yıldızhan…
Fantazi, arabesk yorumunun yanında türküler, Uzunhava, barak, hoyrat onun sesinde ayrı bir anlam kazanıyor.
Benim için iyi bir yorumun ölçüsü, yüreğime dokunmasıdır. İzzet Yıldızhan sadece dokunmuyor, sızlatıyor hatta ağlatıyor… Elbette yeri geldiğinde eğlendiriyor da…
Sanatçılarla röportaj deyince akıllara hep onların özel hayatları, aşkları, ışıltılı hayatları ve hayal kırıklıkları geliyor. Oysa onların da dünya gündemi ile siyasetle, güncel olaylarla ilgili söyleyecek çok şeyleri var.
İşte Güneydoğulu bir sanatçı olarak İzzet Yıldızhan ile gündemi, Kürt meselesini konuşmak istedim.
Kürt halkının en
önemli sorunun işsizlik olduğunu söyleyen İzzet Yıldızhan, Kürt olduğu için değil ama Türkücü olduğu için ayrımcılığa uğradığını söyledi.
PKK’nın Diyarbakır başta olmak üzere Diyarbakır’a yatırım yaptırmadığını belirten sanatçı,
özerklik dahil çözüm yollarının tartışılması gerektiğini savundu.
Bugün Kürt sorunuyla ilgili olumlu adımların atıldığını belirten Yıldızhan, çözüm için herkese görev düştüğünü ve hükümetten ümitli olduğunu söyledi. Yıldızhan; “Ben ümitliyim.
Başbakanımızın bunu bir şekilde çözecek. Gerçi Kürt açılımı ile ilgili bir şeyler doğru ifade edilemedi ama en kısa zamanda terör sorununun çözüleceğine inanıyorum.” dedi.
15 çocuklu bir ailede yetişen Yıldızhan, bir aile kavgası sırasında karşı taraftan birinin ölümüyle ailesinin dağıldığını, asıl mesleğinin kebapçılık olduğunu, ilk albümünün Selami Şahin tarafından çıkartıldığını anlattı.
İbrahim Tatlıses’le yaşadıkları sorunla ilgili açıklamalarda bulunan Yıldızhan, çocuk sahibi olmasına rağmen hiç nikah masasına oturmadığını ancak evlenmek istediğini de söyledi.
İşte size siyasetten magazine bir sohbet…..
DİYARBAKIRLIYIM, ZAZAYIM
Size Kürt sanatçı diyorlar. Ne diyorsunuz?
Ben Güneydoğuluyum, Diyarbakırlıyım, Zazayım…
“Ben Zazayım” derken kendinizi Kürtlerden ayrıştırıyor musunuz?
Hayır ayrıştırmıyorum. Kürt, Zaza zaten aynıdır
. Ama dilimiz farklıdır. Kürtçe ile Zaza arasında çok az benzerlikler vardır. Bundan dolayı da Kürtlerle birimizi çok anlamayız.
Sizin için Kürt ya da Zaza olmak bir dezavantaj oldu mu hayatınızda?
Hayır. Bugün Türkiye tarafından sevilen bir kitle sanatçısı olmuşum. Meclis’e de çok rahat gittim, bu ülkenin Başbakan’ını da çok rahat ziyaret ettim, çok iyi paralar da kazandım. Ailem yurdun dört bir yanına dağılmış durumda. İstanbul’da, Ankara’da İzmir’de Adana’da yaşayan yakınlarım var.
KÜRT OLDUĞUM İÇİN DEĞİL AMA TÜRKÜCÜ OLDUĞUM İÇİN AŞAĞILANDIM
Ben Kürt olduğum için sorun yaşamadım ama Türkücü olduğum için belli bir entelektüel kesim tarafından aşağılandım, yadırgandım. Türkücülere karşı önyargı var maalesef, bize “kıro” diyorlar. Bu bütün şöhret olan türkücülerin ortak sorunu. Hatta bazı sanatçı arkadaşlarım bu baskıdan dolayı başka işler yapmaya yöneldiler.
Arkamızdan bize” kıro” derler ama yüz yüze geldiğimizde, şarkı söylediğimizde de bizi dinlerler, alkışlarlar. Bu yaşanmış bir gerçektir.
İbrahim Tatlıses en güzel örnektir.
İbrahim Tatlıses’ten söz açılmışken sormak istiyorum. İbrahim Beyle aranız düzeldi mi?
Tabiî ki… Biliyorsunuz kendisini ziyaretine gittim. Böyle zamanlarda zaten kırgınlıklar göz önünde bulundurulmaz.
O BİR KÜRT VE DÜNYA STARI
Peki, İbrahim Tatlıses ile tekrar bir araya gelebilir misiniz?
Tabi ki… Şartlar bunu gerektiriyorsa neden olmasın. Çok şükür bir sıkıntı yok. Şu an tek isteğim onun iyi olmasıdır. Çünkü toplumun ve dünyanın tanıdığı bir sanatçı, O bir star, o bir Kürt. Düşünebiliyor musunuz bir Kürt dünya starı… O sosyetenin arasına girmiş, bizleri temsil etmiş ve onlardan alkış almış.
ATATÜRK’ÜN KÜRTLERE VERDİĞİ SÖZLERİN HİÇBİRİ YERİNE GELMEDİ
Siz Kürt olduğunuz için bir sorun yaşamadığınızı söylüyorsunuz. Ama birçok Kürk kökenli vatandaşımız sizin gibi düşünmüyor… Belki de sizin kadar şanslı değiller…
Onlarda çok haklılar… Gerçekten Güneydoğu insanı çok ezildi, ötekileştirildi. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda Atatürk’ün Kürtlere vermiş olduğu sözlerin hiçbiri yerine gelmedi, dolayısıyla orada bastırılmış bir Kürt halkı oluştu. Ama tüm bunlar için mevcut iktidarı suçlamak yanlış olur, bence o dönem ülkeyi yönetenleri suçlamak lazım. Şimdi “sen niye Kürtçe konuşuyorsun” diye insanların kafasını coplayan bir yönetim yok. Adamın Kürtçeden başka bildiği bir dil yok ki sen eğitim götürmemişsin, yol götürmemişsin, elektrik su götürmemişsin adama diyorsun ki niye Türkçe konuşmuyorsun. Adam bilmiyor ki Türkçeyi. Böyle bir zulüm yaşanmış.
BDP, HAKLARIMIZI DEMOKRATİK YOLLARDAN SAVUNSUN
BDP’nin, Güneydoğu insanını, Kürtleri temsil ettiğine inanıyor musunuz?
Evet, görünüşte bir Kürt partisi. Ben de Kürdüm ama her zaman ifade ediyorum Kürtçü değilim. Ben ülkemi çok seviyorum. Toprak, bayrak, kimlik gibi hepimizin vazgeçilmezlikleri olmalı. Güneydoğu’da bu kadar Kürt ölüyor diyorlar. Madem bu kadar Kürt ölüyorsa neden onların haklarını doğru bir şekilde masaya yatırmıyorlar. Madem öyle Güneydoğu’nun ana sorunu nedir? Şu an bilmiyoruz. Getirip bu konuyu masaya yatırmışlar mı? İstemişler mi? Ne yapmışlar? Hala büyük şehirlerimizde bile günahsız insanlar hiç yoktan ölüyor. Askerlerimiz, polislerimiz, sivil vatandaşlarımız ölüyor. Bunlar hepimizin canını acıtıyor. Eğer Kürtleri temsil ediyorlarsa, haklarımızı demokratik yollardan savunsunlar.
Özerklik konusunda ne düşünüyorsunuz?
Özerklik neden olmasın, tabii ki olabilir.
Bugün Amerika’da, İspanya’da birçok ülkede eyalet sistemi var. Bence Kürtlerin kendilerini yönetmesinde hiçbir mahsur yok. Neticede bölgenin yer altı yerüstü zenginlikleri var… Bunda korkulacak bir şey yok. Elbette her şey Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde olmalı.
GÜNEYDOĞUDAKİ EN ÖNEMLİ SORUN İŞSİZLİK
Sizce Güneydoğuda en önemli sorun nedir?
Bence işsizlik. Bunu PKK çok iyi kullanıyor. İnsanlar iş güç sahibi olduklarında inanın terör diye bir şey kalmaz. Ekonomik özgürlüğü olanların ne işi var terörle.
İkinci önemli sorunda eğitim. Eğitim önemli çünkü cehaletten her şey gelir. Ülkede eğitimli insanlar, kültürlü insanlar olmalı.
Peki, sizin memleketinize yatırımınız var mı?
Yok.
Neden? Güneydoğulu iş adamları niye kendi memleketlerine yatırım yapmıyorlar? Karadenizli olup da memleketine yatırım yapmamış yok mesela…
Karadeniz’de terör var mı?
İşte terörü önlemek için sadece devlet değil iş adamları da ellerini taşın altına koymalı. Korktuğunuz için mi yatırım yapmıyorsunuz?
Korktuğumuz için değil. Bu öyle bir zor soru ki ama ben yine de cevap vereceğim. Genç iş adamlarının gecelerinde, toplantılarında bulundum. Güneydoğulu iş adamlarının gerçekten iş yapmalarına izin verilmiyor.
PKK tarafından mı?
Tabi ki. Adamın şantiyesi yakılıyor, yatırımı önleniyor. Bununda aslında oradaki Kürtler tarafından değil, dış kaynaklı güçler yönlendiriyor. PKK’nın dış kaynaklı bir güç olduğunu düşünüyorum. Diyarbakırlının, bir iş adamının Diyarbakır’a iş yapmasını engelleyeceğini zannetmiyorum. PKK’nın arkasında kimler var basından görüyoruz, biliyoruz. İsrail, Amerika, Fransa gibi malum ülkeler var. Bu gün AK Parti’nin üçte biri Kürt. Dolayısıyla ülkemizde Kürt Türk ayrımı diye bir şey yok. Başbakanımız çok olumlu bir insan. Ülkemiz çok iyiye gidiyor. Bakın dünya batarken biz çok iyi bir durumdayız. Her şey çok güzel bir tek terör sorunumuz var onu da çözeceğiz Allah’ın izni ile.
Siz bu hükümetten ümitli misiniz?
Ben ümitliyim. Başbakanımızın bunu bir şekilde çözecek. Gerçi Kürt açılımı ile ilgili bir şeyler doğru ifade edilemedi ama en kısa zamanda terör sorununun çözüleceğine inanıyorum.
DEVAMI 2. SAYFADA-->>