''Kardeşlik kokusu''

  • ''Kardeşlik kokusu''
    Mehmet Ali Bulut
    Haber 7

29 Ekim 2011 10:07 - 23 Yorum - 6,963 Okunma

Yeniden inanmaya başladım ki bu iki halk arasında Rabbimin var ettiği ‘kardeşlik’ kokusu hâlâ var ve birileri bunu hâlâ hissedebiliyor. Bu bir umuttur...



BDP Eşbaşkanı Selahaddin Demirtaş, Van depremi sonrasında, Türkiye’nin tek yürek olup afetin yaralarını sarmaya çalışması üzerine ‘Bu çabalarda kardeşlik kokusu var…’ demiş.

Rabbim söyletmiş.

Koku çok mühimdir. Âlemde her bir şeyin kendine has kokusu vardır. Taşın, toprağın, yağmurun, havanın, ekmeğin, kelebeğin, yılanın, kedinin, arının, karıncanın…

Ve tabii cennetin, cehennemin, dostluğun, hüznün, hasretin, sevginin, sadakatin ve nefretin de kokusu var. Rabbim kokusuz hiçbir şeyi yaratmamıştır.

Ve yazık ki bu çağın en büyük belalarından biri de kokuları miks etmesidir. Pozitivist düşünce ile hakikatin kokusu yok edilmek istendi, hormonların keşfiyle de insanın ve nesnelerin hakikati gizlendi.  Bu yüzden de bir Yaratıcı’nın varlığını bilmek ‘iman’ ile ‘kanuni yurttaşlık’ da ‘Allah için dostluk ve kardeşlik’ ile karıştırılır oldu.

Demek ki Sayın Demirtaş, hâlâ ölçülerini kaybetmemiş ki, ‘kardeşliğin kokusu’nu alabiliyor. Buna gerçekten sevindim ve yeniden inanmaya başladım ki bu iki halk arasında Rabbimin var ettiği ‘kardeşlik’ kokusu hâlâ var ve birileri bunu hâlâ hissedebiliyor. Bu bir umuttur şu kanın durdurulması için. İnşallah, şu terör belası da bir daha çıkamamak üzere Van depremindeki enkazın altında kalır da Sayın Demirtaş’ın aldığı ‘kardeşlik’ kokusu dört bir yanı sarar.

Yusuf’un Mısır’dan gelen gömlek kokusu, nasıl ki Hz. Yakub (as)’un hüzünden perde inmiş gözlerinin açılmasına hizmet etmişse inşallah şu kardeşlik kokusu da terörün yarattığı nefretle körelmiş basiretlerin açılmasına hizmet eder.  

O kokuyu almak ve alabilmek çok mühim. Hatırlayın ki, arı beyi, yüz binlerce arıyı, ‘yaydığı koku’ sayesinde etrafında tutabiliyor. Arıların nihai uçuş menzilini belirleyen şey bile ‘arı beyi’nin yaydığı kardeşlik kokusudur ki o kokuyu alan her arı onun etrafında pervane oluyor. Keza karınca kraliçesi, koca kolonisini o koku sayesinde etrafında tutabiliyor.

Nitekim, şu iki kavmi –Anadolu’da Türk çatısı altında bir araya gelmiş diğer kavimler de dâhil- bir gaye –o gaye hakikat-i İslamiyye ve İslam milliyetidir- etrafında bir araya getiren, İslam hakikatinin yaydığı kardeşlik kokusudur.

Cenab-ı Hak, ısrarla o kokuyu bozmamamız için bizi ikaz eder. Çünkü o koku dağıldığı zaman birlik ve beraberlik de dağılır. Nasıl ki kraliçesi ölmüş bir karınca kolonisi varlığını sürdüremiyorsa, nasıl ki beyi gitmiş arıları bir arada tutmanın imkânı yoksa aynı şekilde, kardeşlik kokusunu kaybetmiş toplumlarda da dirlik ve düzen kalmaz olur.

O yüzden Demirtaş’a minnet duydum. Hâlâ o kokunun var olduğunu, onu alabildiğini bize gösterdiği için… Bizi onun varlığından haberdar ettiği için…

Cenab-ı Hak, Enfal Suresinde bize “Allah’a  ve resulüne itaat edin” diyor. ‘Allaha itaat’ten murad, Hilkat Hükümeti’nin kanunlarına ittibadır ki o kanunlar çerçevesinde sizin üzerinizdeki bir biti bile öldürmeye hakkınız yoktur.  İhramda uyulması gereken kurallar,  esasında canlıların birbirine karşı uymaları gereken kurallardır ki, ancak ona uyduğumuz takdirde Allah’a itaat etmiş oluruz.

Resulullaha itaatin pratikteki değeri ise ‘güven’dir, güvenmektir. İnsanlar senin elinden, dilinden güvende değillerse Resule ittiba etmiş olmazsın. Bu bireysel anlamda da böyledir, devletler ve milletler hukuk açısından da böyledir.

Şöyle diyor o ayet: “Allah'a ve Resulü'ne itaat edin, çekişip birbirinize düşmeyin;  (böyle yaparsanız) çözülürsünüz, (sizi bir arada tutan) kokunuz dağılır da gücünüz gider. (Karşılaştığınız sıkıntıları aşmakta) sabırlı olun. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.”(Enfal , 46)

Kuran’ın bize emri böyle!  Şimdi bir de o Kuran-ı Azimu’ş-Şan’ı bu zamanın fehmiyle bize tercüme eden zata (Bediuzzaman’a) kulak verelim. İstanbul’da bulunduğu dönemde, orada bulunan Kürt kardeşlerimize şöyle hitab etmektedir (Risale Haber’den Mehmet Erdoğan’ın makalesinden):

‘’Altı yüz seneden beri bayrak-ı tevhidi umum âleme karşı i’la eden ve istibdadda şiddet-i itaat ve terk-i adat-ı milliye ile (saltanatın sıkı disiplini altında bazı güzel huylarını terk etmekle)ihtiyarlanan bizim şanlı Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi peşkeş ve hediye edelim. Ona bedel:  Onların akıl ve marifetinden istifade edeceğiz ve asaletimizi de göstereceğiz. Elhasıl: Türkler bizim aklımız, biz de onların kuvveti!  Mecmuumuz iyi bir insan oluruz. Hodserane yapmayacağız (kendi başımıza hareket etmeyeceğiz). Bu azmimizle başka unsurlara (diğer halklara) ders-i ibret vereceğiz. İyi evlat böyle olur. Hem de istibdad zamanında (saltanat döneminde) bir batman itaat etmiş isek, şimdi (Cumhuriyetin getirdiği serbestlik döneminde) on batman itaat ve ittihad lazımdır. Zira şimdi sırf menfaat göreceğiz. Çünkü hükümet-i meşruta, hakiki hükümet-i meşruadır. Elhasıl: İttifakta kuvvet var…  İttihadda hayat var… Uhuvvette saadet var… İtaat-i hükümette selamet var…”

Başka bir makalesinde de şöyle diyor:  ‘’Ey Kürt milleti! İttifakta kuvvet, ittihadda hayat, kardeşlikte saadet ve hükümette selamet vardır. İttihadın ipini  ve muhabbetin şeridini iyi tutun ki sizi beladan halas etsin’’ (…..)  ‘’Ve sonuç olarak: okuma, okuma, okuma! Ve el ele verme,el ele verme,el ele verme!..’’ diyor.

İşte Selahaddin Demirtaş’ın bize yeniden ihsas ettirdiği, bu olmalı!

İnşallah şu afet, kokularımızı miks eden halleri ortadan kaldırır da kardeşliğimizin kokusu yeniden açığa çıkar ve kin ve nefret kokusu yayan terör belası da ebediyen o enkazların altında kalır.

M. Ali Bulut - Haber 7
mabulut@gmail.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 134 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • TÜM YORUMLARI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN!
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim