Peyami Safa neden; ‘’Ne adamlar! Plan ve teşkilattan anlamaları bir yana sözüne bile tahammül edemiyorlar!’’ diye hayıflanmıştı?
Milli Şef döneminde Peyami Safa bir gazetede yazıyordu. Safa, felsefe ve sosyolojiyle ilgilenmenin yanında ekonomiyle de ilgileniyor, zaman zaman da memleketin iktisadi durumuyla ilgili yazılar da yayımlıyordu.
Uzun zaman plan ve teşkilat konulu bir yazı serisi üzerinde çalıştı. Yazı serisinin yayınlanacağı gazetede ilan edildi. Peyami Safa etkili bir gazeteciydi. Bu yazı serisi devletin üst kademelerindeki bazılarının da dikkatini çekmiş olmalıydı ki birkaç gün sonra ilk yazı yayınlandığında hemen tepkiler geldi. Özellikle akademisyen çevreden çok olumlu tepkiler aldı. Ancak bu yazı, devlet ricalini oldukça rahatsız etmişti.
Bu ilk yazı, Türkiye ve Habeşistan’ın gelişmişlik düzeylerinden bahsediyordu. Safa; Türkiye’nin Habeşistan gibi geri bir ziraat ülkesi olduğunu hatta bazı konularda Habeşistan’dan daha geride olduğu üzerinde durmuştu. Bunun sebebinin de plan ve teşkilat şuurundan yoksun idareciler olduğunu belirtiyordu.
Peyami Safa üçüncü yazı çıkmadan evvel, yakın dostu Vecdi Bürün’ün de bulunduğu bir dost meclisindeyken evine bir telefon gelir. Olayın burasını olaya bizzat şahit olan yakın dostu Vecdi Bürün’den dinleyelim:
‘’Biraz evvel kendisini Ankara’dan aramışlar. Sonradan Dışişleri Bakanlığına getirilen o zamanki basın yayın müdürü (İnönü’nün) Selim Serper’e bağlamışlardı. Selim Serper kendisine Tasvir’deki (gazete) ‘Plan ve Teşkilat’ makalelerini devam ettirmemesini istemişti. Çünkü Devlet Başkanı İsmet Paşa, Türkiye’nin Habeşistan’la aynı durumda ele alınmasına fazlası ile sinirlenmişti. Peyami Safa Selim Serper’in önerisini kabul etmişti aksi takdirde gazeteyi kapatmaları işten bile değildi. Bir keresinde İnönü’nün eşinin İstanbul’a geldiği yazılmadığı için bu yola gitmekte tereddüt etmemişlerdi! ‘’(Peyami Safa ile 25 yıl, Vecdi Bürün,Yağmur y. Sh.74)
Sadece eşinin İstanbul’a gelmesi ,haber yapılmadığı için gazete kapattıran İnönü’nün bu yazı dizisinden dolayı gazetesini rahatlıkla kapattırabileceğini gören Peyami Safa geri adım atar. Zira kendi yüzünden birçok insanın işsiz kalmasına gönlü razı olmaz.
Peyami Safa bu olaya; ‘’Ne adamlar! Plan ve teşkilattan anlamaları bir yana sözüne bile tahammül edemiyorlar!’’ diye hayıflanmakla yetinir.
Bu hadisenin trajikomik bir tarafı da vardır. Bir zaman sonra İnönü, dört saat görmeyince; ‘’yahu dört asırdır nerdesin!’’ diyecek kadar çok sevdiği Nihat Erim’i Bayındırlık Bakanlığı’na getirir. (sonradan Başbakan olacaktır.) Nihat Erim memleketin bayındırlığını etüt ettirir. İşe koyulmadan önce, ‘’Yol Davamız’’ diye bir kitap yazar. Nihat Erim bu kitabında Habeşistan’ın Türkiye’den daha fazla yola sahip olduğunu yazıyordu. Nihat Erim döneminde yollarımız Habeşistan’ı geçti mi bilinmez. Ancak Menderes döneminde yolların Habeşistan yollarını kat be kat geçtiği bir gerçektir.
Peyami Safa, İnönü’nün bakanı ve sevgili dostu Nihat Erim’in kitabını okuyunca ‘’aşk olsun Nihat Bey’e’’ der:
‘’Şimdi dört saat görmeyince, ‘Nihat dört asırdır nerdesin’ diyen İnönü, ‘dört asır seni gözüm görmesin’ diyebilir.’’ diye latife yapar.
Şimdi, kimse bu yazıyı; sağcı Peyami Safa’yı yüceltmek için İnönü’ye vuruyorsunuz, diye yorumlamasın. Zira Peyami Safa, 1950 seçimlerinde İnönü’nün Bursa milletvekili adayıdır. Bu da İnönü’nün ne kadar kurt bir politikacı olduğunu gösterir.
Arif Akpınar - Haber 7
arifhanakpinar@hotmail.com
http://twitter.com/arifakpinar1