Hukukta misyon

  • Hukukta misyon
    Murat Belge
    Taraf

04 Aralık 2011 09:39 - 1,168 Okunma

2002’de AKP’nin iktidar olmasıyla birlikte başlayan kıran kırana kavgada “hukuk kurumu”nun nasıl tavır aldığını, nasıl yer aldığını gördük.



Türkiye’de modernleşme hareketi aşağıdan gelen bir hareket olmadığı gibi, aşağıdan pek olumlu cevap da almamıştı. Konuşulduğu, anlaşıldığı hiç söylenemez. Öte yandan, bunun mutlaka başlatılması gereğine inanan bir avuç seçkin zaten böyle bir şeye gerek (ve muhtemelen imkân) görmüyordu. Ahali bu hareketin öznesi değil, ancak nesnesi olabilirdi.

Cumhuriyet’in “Halkevleri” türünden girişimleri bu temel “aşağısı/yukarısı” yapılanmasında gedik açmaya yetmedi. Bu genel koşullarda “dönüşüm” hareketinin öznesi öncelikle bürokrasi, başlıca aracı da “hukuk” oldu. Toplumun dönüşmesi için “yasa” çıkarıldı, yasa uygulandı.

Dün, böyle bir “misyon” toplumunda, “medya” kurumunun nasıl özel bir işlevle donandığına değinmiştim. Bugün de “hukuk” alanında olanlara bakmak istiyorum. Benzer bir anlam ya da “görev tanımı” kayması da burada yaşandı –yaşanması zorunluydu.

Hukuk, aslında bu dönüşüm sorunlarının ön plana geçmesinden çok önce, devletin toplumu denetim altında tutmasının aracıdır. Ancak, Osmanlı toplumunun çok-parçalılığına (“çoğulcu” denilemez) uygun bir biçimde, hukuk da tamamen çok-parçalıydı), Bir yanda, “millet sistemi” çerçevesinde, varolan bütün cemaatlerin iç işlerinde uyduğu ve uyguladıkları hukukları vardı. Bir yanda, Müslümanlar’ın “kadı”nın yetkisine bırakılmış “medenî hukuk” vardı (yani, bugün “medenî hukuk” diye ayırdığımız alanda, daha çok eşit “yurttaşlar” arasında kuralları, prosedürleri belirleyen hukuk): hepsinin üstünde, devletin bütün tebaaya uyguladığı, gereğinde “karakuşî”leşebilen hukuk yer alıyordu.

Cumhuriyet, seçkinler/taban ilişkisinin niteliklerinden ötürü, hukuku bir yandan modernleşme girişiminin başlıca somut aracı olmak üzere yeniden düzenlerken, bir yandan da, istenildiği gibi davranmayanları cezalandırmanın aracı olarak düşündü ve kullandı. 12 Eylül döneminde Kenan Evren’in ağzından “Biz devleti bireye karşı koruyan bir anayasa yaptık” diye bir cümle döküldüyse, dünya hukuk kültüründe bir yeri olmayan bu cümle, Türkiye’nin yakın dönem tarihinde son derece “aşina” bir şeydir. Benzer vecizelerin eksiği yoktur: “mevzu-u bahis olan vatansa...” gibi. Ceza Kanunu’nun başkasından değil de İtalya’dan alınması gibi durumlar, yapılan işin rastlantısal değil, yeterince bilinçli olduğunu gösterir. Kanunu alır ve uyarlarken yapılan başlıca değişikliğin cezaları ağırlaştırmak olması da anlamlıdır.

Böylece “hukuk”un anlamı da değişmiştir. Modernleşme öncesinde Müslümanlar için varolan hukuk, İslâm’ın adalet anlayışını geçerli kılmak üzere oluşturulmuş “sultanî” hukuktu. Bu özelliğiyle, bir kutsallık taşıyordu. Modernleşmenin başlamasıyla, bu kutsallık devlete, onun projelerine, aklına, uygulamalarına kaydırıldı. Dolayısıyla, “adalet” kavramının tanımı da birtakım değişikliklere uğratıldı. Tabii bunların hiçbiri adı konularak, konuşup tartışılarak, böyle olmadı. Çok zaman, “böyle olduğu” telaffuz da edilmedi, söylenmedi, ama oldu.

2002’de AKP’nin iktidar olmasıyla birlikte başlayan kıran kırana kavgada “hukuk kurumu”nun nasıl tavır aldığını, nasıl yer aldığını gördük. 12 Eylül olduğunda Konsey’in önünde tebrik kuyruğuna giren kurumların mensupları burada, bu yeni ortamda, kahramanca savaştılar.

Değindiğim bu “anlam kaymaları”, hukukta, medyada, akademyada ve bütün ilgili alanlarda, bir muhayyel “fayda” hedefine doğru oluyor. “Memleket için faydalı” denebilir, “devlet için...” veya “milletimiz için...” denebilir. Ama ortada hep bir “fayda” var. Bu “fayda”, tartıştığımız alan her ne ise, o alanda çalışanların yapmaları gereken işi yapmalarının önüne geçiyor. Akademik çalışma, doğru bilgi üretmek amacıyla yapılır; medya, topluma olup bitenler hakkında doğru bilgi vermek üzere çalışır; hukuk kurumları toplumda (tanımlandığı ve kabul edildi biçimde) adaletin sağlanması ve varolan toplumsal mekanizmaların evrensel hukuk ilkelerine uygun bir biçimde çalışmasını sağlamak üzere işlev görür.

Burada böyle değildir. Burada birilerinin tanımladığı bir “fayda”, paralel bir değer olarak “doğru”nun, “adalet”in, “ilke”nin, her şeyin karşısına çıkabilir. Çıktı mı, kimin hükmünün geçeceği de bellidir.

Murat Belge - Taraf 
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

Murat Belge Diğer Yazıları

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim