Şike ve darbe

  • Şike ve darbe
    Mümtaz'er Türköne
    Zaman

11 Aralık 2011 07:57 - 1,995 Okunma

Bu satırların yazarı tam bir futbol cahilidir. Sebep, akademik hayata başlarken benimsediğim ve hiç taviz vermediğim bir prensip.



Futbola ayıracağım zamanı daha faydalı işlere ayırmak adına bir mesafe koymuştum. Bugün geriye dönüp baktığım zaman entelektüel birikimimin önemlice bir kısmını bu prensibe borçlu olduğumu söyleyebilirim. Sonuç: Futboldan hiç anlamam. Takımların 11 kişiden oluştuğunu, üç direkli ve arkası fileli dikdörtgen alanın içine top girince gol olduğunu biliyorum. Nelerin faul olduğunu, ofsaytın neden uygulandığını tam olarak anlayamıyorum; bu İngilizce kelimelerin Türkçe karşılıklarının neden kullanılmadığını da. Maç taktiklerinin nasıl işlediğini dikkatle dinlediğim zaman da kavrayamıyorum. Denemedim ama, bana öyle geliyor ki bu kadar cehaletle çok orijinal futbol yorumları yapabilirim.

'Şike'yi biliyordum; 'teşvik primi'nin ne anlama geldiğini yeni öğrendim. Şike yasası ile ilgili tartışmalara, futbola uzak bir pencereden bakıyorum.

Futbol, siyaset gibi bir iktidar alanı. Büyük paralar dönüyor. Şan, şöhret ve itibar getiriyor. Hem kulüplerin kendi içinde, hem de kulüpler arasında dişe diş bir mücadele sürüyor. Sadece bir kısmı futbol sahalarına yansıyabilen bu mücadele, seçmenlerin gözü önünde yürüyen demokratik rekabet gibi, futbol tutkunlarının takdiri ve desteği ile her sene bir sonuca varıyor. Çekiciliği, siyaset gibi açık, adil ve centilmence yapılmasına bağlı.

Devlet içindeki çetelerin darbe yapmak için giriştikleri provokasyon tezgâhları ne ise, kulüp yöneticilerinin 'şike' ve 'teşvik primi' ile maçın sonucunu belirlemeleri aynı kapıya çıkıyor. Bir takımın gücünü, başarısını artık sahadaki futbolcu veya antrenörün taktikleri değil, şike tezgâhı ile kulüp yöneticisi tayin ediyor. Başörtüsü için yapılan 411 oylamasını Meclis televizyonundan takip eden genelkurmay başkanı veya kuvvet komutanı ile satın aldığı maçı şeref tribününden izleyen bir kulüp başkanının yüzde yüz aynı duyguyu paylaştığını düşünebilirsiniz. Birincisi, maçın Anayasa Mahkemesi'nde istediği gibi sona ereceğini biliyor. İkincisi ise birincisi gibi sahada oynayan futbolcuların, seyircilerin hiçbir anlamı olmadığının farkında. O kadar kanun, kural, hazırlık, emek ve gösteri boşuna. İkisi de kendilerini çok özel kılan bu farkındalığın getirdiği güçle sarhoş. Genelkurmay başkanı için bir milletvekili ve parti başkanı ne ise kulüp başkanı için futbolcu ve antrenör aynı anlama geliyor. Seçmenler ve futbol taraftarları da aynı. Kötülük şurada: Her iki durumda da iyi olanın kazanma şansı yok. Çünkü iyi olan kazanırsa darbeci generale de, şike yapan kulüp yöneticisine de ekmek, yani iktidar alanı yok. Demek ki her ikisi de memleket için zararlı.

Meclis'in elindeki şike yasası, anlayabildiğim kadarıyla yedi ay önceki yasaya göre sadece cezaları hafifletiyor. Cezalar hafiflediği için yargı yeri ağır cezadan, asliye cezaya iniyor. Ancak kulüp yöneticileri şikeden ayrı 'çete' suçuyla da yargılandıkları için dava ağır cezada görülmeye devam edecek. Meclis sadece adalet mabudesinin elindeki teraziye konulan dirhemi azaltıyor; yargı ise iddianameyi kabul edip davayı başlatarak elindeki teraziye sahip çıkıyor.

Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

Mümtaz'er Türköne-Zaman
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

Mümtaz'er Türköne Diğer Yazıları

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim