Cam kırıkları

Cam kırıkları

14 Aralık 2011 09:10 - 1 Yorum - 2,957 Okunma

En güzel yıllar çocukluk yılları derler, yalan inanmayın. Ben çocuk oldum ama o güzel dedikleri yıllar bana hiç uğramadı...



Bazen gösterilerde cam yiyen veya camların üzerinde yürüyen insanları hayretle seyrederler. Oysa ben hep ne var bunda demişimdir. Çünkü ben ve benim gibilerin, hayatı hep cam kırıklarıyla geçer.

Bir gecekondu mahallesinin, tek göz odasında hayata düştüm, düştüm diyorum çünkü ne anam babam, ne yedi kardeşim ne de sonrasında ben, bu doğuma sevinemedik.

Ağlamak istedim doyası, açlık cam kırıkları gibi yırttı gırtlağımı, yutkunmak istedim olmadı. Oyunlar oynayamadan, mendil satmaya başladım. Cam kesermiş ya yalan, ayazda derimin her tarafının milim milim kesildiğini hissettim. Sevinmedim değil çöpte bulduğum oyuncaklarla,  oyunlar oynadım bir bilseniz.

Mesela hiç kilo sorunum olmadı, hep sıfır hatta eksi bedendim. Modayı takip etme kaygımda yoktu. Komşuların eskileri, çöplerin tüm mağazaları emrime amade idi. Tek üzüntüm “bize gel giydirelim” programlarına katılamamamdı. Ha evet bir ara bir televizyoncu beni çekmişti, sayılır mı o bilmem?

Babam niye hep sarhoştu anlamazdım. Getir şu zıkkımı içeyim derdi hep. Zıkkım nasıl içilir anlamazdım. Anladığım o zıkkım bizim camlarımızı hep kırardı. Zaten sağlam camımızda yoktu ki. Kışın rüzgarı yazın, tozu doyasıya tattırırdı bize. Herkes cam silmekten nefret ederken, annemin hiç böyle derdi olmadı.

En güzel yıllar çocukluk yılları derler, yalan inanmayın. Ben çocuk oldum ama o güzel dedikleri yıllar bana hiç uğramadı, güzelden kastınız dayak yemeden geçen günse ara sıra o güzel günlerden bende yaşadım ama o kadar. Çok nadir olsa da üç öğün yemek bile yedim. Bayattı ama olsun, tıka basa patlayıncaya kadar yedim.

Okul önlerinde beklerdim bu çocuklar ne yapar diye. Anneleri babaları ellerinden tutardı hep. Top oynar, ip atlar, oyunlar oynarlardı. Düşünürdüm ben niye böyle değilim diye. Kardeşlerimde benim çalışırdı hep. Acaba biz başka bir tür çocuklar mıydık, bilmiyorum ki?

O anlarda cam kırıkları dolardı gözlerime, yaş yerine kan akardı ama benden başka gören olmazdı. Çok canım yanardı, kaçardım insanlardan, kendimden, kaderimden nafile hepsinden kurtulsam bile, kaderim hep benimle gelir, tüm camlarımı kırardı tekrar tekrar.

Nereye el atsam, paramparça olurdu. Bulduğum gözlüğün bile camları çatlaktı. Herşeyi kırık kırık görürdüm. Gözlüğüm markaydı, gözler ise benim markasız, hatta adı bile olmayan gözlerimdi.

Tüm cam kırıkları kötü değildi tabii. Mahallenin camcısı kırdığım her cam için bir lira verirdi bana. Üzülürdüm yine de. Ekmek parasıydı ne yapabilirdim ki. Küçük pencere camları kırardım ki çok zarar vermeyeyim diye.

Hepsi bir yana en çok canımı yakan o sevdam oldu. Biliyorum garibanım, sevmeye hele de sevilmeye hakkım yok. Ne bir cep telefonum ne de kontörüm var. Benim gibi birini kim ne yapsın? Dudaklarım çatlak, ellerim nasırlı. Saçlarım güzel, çevrelediği kafa çirkin. Gözlerim anlamlı bakıyormuş, eşşek gibi. Bu iyi bişey mi bilmiyorum ama bana olsa olsa eşşek gibi olmak yakışır değil mi?

Yok artık, kırmaktan ve kırılmaktan bıktım. Kırılacak fazla bir şeyimde kalmadı zaten. Benim camımım hepsini bir seferde kırsam ne olur ki. Kimin umurunda? On kişiden biri eksilse kimin haberi olur ki? Sevinirler bile yer açıldı diye. Dudaklarımdaki bu gülümseme hayra alamet değil. Ben gülmeyi bilmem ki. O bizim gibiler için değilmiş. Ben kimim ya, ben olarak doğmak benim suçum mu, davacıyım arkadaş, ben bu kaderi istemiyorum.

Çözüm belli galiba; Azrail’in tekerine çomak sokarsam bu iş tamamdır. Yaşarken bir lüksüm olmadı, bari ölürken bir lüksüm olsun. Bunlar son düşünceleriydi O‘nun.

Sonrası mı; son model bir mersedesin tamponunda bitti bu acı hayat. Her taraf cam kırıklarıyla doluydu. Bizimki kanlar içinde yatıyordu. Dudakların saçma ve anlamsız, kocaman bir tebessüm. Gülüyordu, yokluklar içinde ve gariban yaşamıştı. Ölürken, kötü kaderini yenmiş, lüks içinde ölmüştü rahmetlik.

Kesin, galiba bu yüzdendi bu tebessüm. Helal olsun bizimkine. Son “cam kırıkları” nihayet O’nu mutlu etmişti.

O kurtuldu kurtulmasına da, bizler ne olacağız? Kırmadan, kırılmadan bu camdan dünyada nasıl yaşayacağız? Çantalara, cüzdanlara, tebessümlere saklanmış taşları nasıl görebileceğiz? Nasıl engel olacağız bu taşlara? Hele sahte sevgilere, sahte tebessümlere saklanmış cam kırıklarından nasıl korunacağız?

Vazgeçtim, gelin kırın bütün camlarımı. Kırın ki kırılabilecek bir şey kalmasın. Geriye dönüp bir bakın bakalım,geçmişte ne kadar cam kırmışsınız. Sana sesleniyorum; sapanını saklamaya  çalışan çocuk. Biliyorum sen bunu oyun zannediyorsun ama kırdığın camlar asla, eski haline gelmeyecek.

Orhan Çınar  - Haber 7
orhancinar01@gmail.com


 
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim