Vezirlerin kellesinin alınıp verildiği dönemlerde bu makamda olup da herkes tarafından sevilmek kolay değildir.
Geçen gün bir radyo kanalında Başbakan’ın şiir okuyuşuna denk geldim. Başbakanın şiir okuyuşunu doğrusu çok beğendim. Şiiri dinledikten sonra şiiri seven başka bir başbakanı, Yusuf Kamil Paşa’yı hatırladım.
Yusuf Kamil Paşa da Başbakandı, güzel şiir yazardı, güzel şiir okurdu. Güzel şiir okumakla kalmaz aynı zamanda kanun karşısında herkesin eşit olmasını şiddetle savunurdu. Kişiye özel adalete şiddetle karşıydı.
Sözel alanda üniversite sınavına hazırlanan her öğrenci Yusuf Kamil Paşa’nın adını bilir. Çünkü o edebiyatımızdaki ilk çeviri roman olan Telemak’ın yazarıdır.
Ne hüzün ki bu değerli insanın adını üniversite sınavına giren her öğrenci ezberler ancak kim ve nasıl biri olduğu konusunda öğrencilerin büyük çoğunluğu bilgi sahibi değildir. Oysa Onun bir devlet adamlığı kimliği vardır ki asıl önemsenmesi gereken de bu yönüdür.
Yusuf Kamil Paşa bir Veziriazamdır. Bizim eski devlet geleneğimizde büyük devlet adamlarının neredeyse tamamı edebiyatla iştigal ederlerdi. Bütün Osmanlı padişahlarının şair kimliğini bilmeyenimiz yoktur. Halkımız da devlet adamlarının bu edebiyatçı kimliklerini önemsemiş, onlara daha özel bir ihtimam göstermiştir. Zira herkesin bilinçaltında; edebiyatla sanatla iştigal eden insan ince ruhlu insandır, kanaati vardır. İnce ruhlu insan da tebasına merhamet eder. İnce ruhlu insanlar, hesabi değil, hasbi insanlardır.
Vezirlerin kellesinin alınıp verildiği dönemlerde bu makamda olup da herkes tarafından sevilmek kolay değildir. Tanzimat’ın hengameli dönemlerinde Veziriazamlık yapan Yusuf Kamil Paşa, devlet adamı kimliğiyle gönüllere taht kurmuş bir insandır. Mahmut Kemal İnan’ın ifadesiyle; ‘’Kimse hakkında kin ve garez beslemezdi. Kimsenin de kendine kin ve adaveti yoktu. Hali ile, irfanı ile, zarafeti ile, kadirşinaslığı ile kalplere etki ederdi.’’
Yusuf Kamil Paşanın ahali tarafından bu kadar sevilmesinin sebeplerinden birisi; adaleti bihakkın uygulayışı, ahalinin hukukunu gözetmesidir. Öyle ki haksızlığını gördüğünde en yakınındakilere dahi hukuku eksiksiz uygulamıştır. Ona göre hiçbir devlet yetkilisinin (velev ki paşa olsun) kanun karşısında bir ayrıcalığı yoktur. Döneminde şöyle bir hadise yaşanır:
Bir Paşanın kardeşi hukuksuz bir iş yapar. Olay, dönemin Nazırının önüne gelir. Nazır: ‘’Damadı Şehriyarinin (hükümdarın damadı) biraderini celbetmeye (tutuklamaya) cesaret edemem’’ der. Durumdan haberdar olan Yusuf kamil Paşa hiddetlenir:
‘’Ne demek, bir âdem, Şehriyarinin kardeşi olmakla mahkemeye celb olunmaz mı imiş? Her fert hukuku şahsiyede müsavidir,(hukuk karşısında eşittir) kimsenin imtiyazı yoktur. Şimdi o ademi getirsinler, celb etsinler (tutuklasınlar) hak yerini bulsun.’’ der. (Mahmut Kemal İnan, Son asır Türk şairleri,c. 5,sh,795)
Yusuf Kamil Paşanın ahali tarafından sevilmesinin ikinci sebebi; hizmet ehli ve hayırsever oluşudur. Zeynep Kamil hastanesini herkes duymuştur. Bu eser; yaşadığı dönemde camiler, mescitler, tekkeler, fukara evleri, okullar, çeşmeler, yollar yaptıran Yusuf Kamil Paşanın Darüşşafaka gibi bizzat kendi yaptırdığı bir eserdir. Daha önce ismi Nisa Hastanesi olan bu hastaneye, Yusuf Kamil Paşa ve eşinin vefatından sonra, eşinin ve kendisinin ismi verilmiştir. Hastanenin asıl ismi Zeynep ve Kamil hastanesi iken sonradan ‘’ve’’ kaldırılınca sadece Zeynep Hanım’a mal edilir olmuş. Kimilerine göre Yusuf Kamil Paşa devlet görevindeyken, bazılarının imtiyazına son verdiğinden onların husumetini kazanmış onun ölümünden sonra da adını silmeye çalışmışlardır. Bu memlekete hizmet edenlerin adının nasıl silinmeye çalışıldığı herkes tarafından malum iken bu iddianın doğru olma ihtimali yüksektir. Zira Zeynep Kamil hastanesinin, bizzat Yusuf Kamil Paşanın kendi parasıyla yaptırdığı bugün bilinen bir gerçek değildir. Kimbilir belki bundan sonra da halka hizmet eden devlet adamlarından rahatsızlık duyan birtakım hak-hukuk tanımazlar, ellerine fırsat geçtiğinde onların da ismini silmeye çalışacaklardır. Ancak Allah sevdiğini halka da sevdirir. Geçmişte insanlara hizmet edenler hep insanların kalbinde müstesna yerinde dururlar.
Yusuf Kamil Paşa'nın yaptırdığı bir istirahat mahalli ve namazgâha dikilen sütunda şu beyit düşülmüş:
Hem yolu hem dahi tarihini kıldı inşa
Şu yolu açtı güzel, himmeti Kamil Paşa.
Ruhu şad ola.
Arifhan Akpınar - Haber 7
arifhanakpinar@hotmail.com
arifakpinar1/twitter.com