Bu Rusları niye bir türlü yenemiyoruz?

  • Bu Rusları niye bir türlü yenemiyoruz?

20 Aralık 2011 10:12 - 1 Yorum - 5,505 Okunma

Sonuç malum Turnuvanın paspas takımı olduk. Rasim Ozan tek sayı atmamasına rağmen takıma büyük katkı sağladı.



Bu yazıyı sizlere Kuzey kutbuna yakın en büyük şehirden yani St. Petersburg'tan yazıyorum.

Ne mi arıyorum bu şehirde hemen söyleyeyim.

St. Peterburg'ta bulunan Gazeteciler Cemiyeti her yıl bu şehirde basketbol turnuvası düzenliyor. Bu turnuvaya Rusya'nın dışında Litvanya ve Türkiye'de katılıyor. Turnuvanın özelliği takımların gazetecilerden oluşması. Amaçı ise görevi başında vefat etmiş gazetecileri anmak. Bu  turnuvanın sponsorları ise THY ve Rus Türk Kültür Merkezi.

Ruslar her sene benden Türkiye medyasından bir takım kurmamı isterler. Ne zordur bizim medyadan basket takımı çıkarmak bir bilseniz. Bizimkilerin bir çoğunun göbeği sarkmış, kalp damarları tıkanık, kiminin şekeri, kiminin bilmem nesi. Sağlam olanlar da Basketboldan anlamıyor.

Bu sene de büyük araştırmalarım sonucu beş kişilik bir takım kurabildim. Türkiye Medya Karması şu şekilde oluştu. Rasim Ozan Kütahyalı (Takvim), Markar Esayan (Taraf), Berkin Türkoğlu (Kanal Türk), Salih Selçuk (KanalD) ve bendeniz (Haber7).

Soyunma odasında Kırmızı beyaz formalarımızı giydiğimizde pek bir havalı idik. Çünkü Türk Hava Yolları'nın sponsor olduğu üçüncü takım bizdik. Manchester United, Barselona ve biz. Formamızda kapı gibi Turkish Airlines yazıyordu. Sloganımız 'tek rakibimiz Türk Hava Yolları' idi.
kullan
FOTOGALERİYİ GEZMEK İÇİN BU LİNKİ KULLANABİLİRSİNİZ


Soyunma odasından sahaya çıktığımızda morallerimiz bir anda sıfırın altına iniverdi. Rakip takımdakilerin her biri dalyan gibiydi. Biz ise onların yanında pinpon takımı gibi kalmıştık. Aslında yapılması gereken belliydi. Maç öncesi 'tarlanın sürülmesi ve işçilere paralarının verilmesi' gerekirdi. Ama maalesef sponsorlarımız bizlere çok güvenmiş ve tarla sürmek gibi gerekli önlemleri almamışlardı.

Sonuç mu? Sonuç malum Turnuvanın paspas takımı olduk. Rasim Ozan tek sayı atmamasına rağmen takıma büyük katkı sağladı. Markar ise ortaokul çağlarında bu oynadığını iddia etmişti, doğruymuş muazzam bir performans sergiledi.  Bazen yanlış potaya koşuyordu ama neyse. Salih Selçuk ile Berkin topu ellerinde tutabilseler ve yerde sektirebilseler fena oyuncular değillerdi hani.

St. Petersburg'ta Türkiyemizi basketbol alanında hakkı ile temsil ettik vesselam.

Eeeee St. Petersburg'a gidince şehiri gezmemek olmazdı, biz de gezdik tabii.

Bu şehir beyaz geceleri ile meşhur ama o geceler Haziran'da. Kışın beyaz gecelerin tam tersi oluyor, yani gündüzler çok kısa, sabah 10.30 gibi doğuyor, 15.00 dedimi batıyor. Hani batıyor, doğuyor diyorum ama güneşi gören kim? Gökyüzü devamlı kapalı, nerede ise yirmidört saat karanlık. Tam anlamı ile depresif aylar. Rusya devleti St. Peterburg'tan kutuplara doğru uzanan şehirlerde görev yapan memurlara depresyon parası ödüyormuş. Zor yani bu karanlık kış aylarında buralarda yaşamak. On günlük yılbaşı tatilinde pek çok Petersburglu Antalya'ya veya Mısır'a kaçıyor. Düşünsenize o karanlık şehirden masmavi gözyüzlü, portakal bahçeli Antalya ne cazip geliyordur onlara.

Şehrin kurucu bizim deli dediğimiz Büyük Petro. 300 yıl önce bataklık olan buraları sıfırdan imar etmiş. Bu şehrin temellerinde çok acılar, çok göz yaşları var.

Şehrin temelleri değince aklımı geldi, kuruluş aşamasında vatandaşlardan para yerine vergi olarak taş alınıyormuş. Bataklıklar böylelikle doldurulmuş ve şehir inşa edilmiş. Geçenlerde bir bina yıkmışlar altından Arapça yazıların olduğu taşlar çıkmış. Arapça uzmanlarına baktırmışlar, meğerse Arapça değil Osmanlıca imiş. Araştırmışlar Kırım savaşı sırasında oradaki mezar taşlarının şehrin kuruluşu için getirilmiş olduğu anlaşılmış.

Petro'nun garip merakları da varmış... Mide kaldırmayacak bu merakı şimdilik es geçiyorum ama gazetecilik etiği açısından da kendimi yayınlamaya mecbur hissettiğim için bir başka yaza.

Hermitaj müzesini gezmemek olmazdı, bizde gezdik tabii ki. Gezi esnasında öğrendik ki bizim Türkler bu müzede meşhurmuş. Meşhurlukları müzeyi gezerken yaptıkları ile ilgili.

Bir belediye başkanımız bir gün müzeyi gezerken yanındekiler 'başkanım Katarina'nın koltuğunda bir otursanız da fotoğrafınızı çeksek' demişler. Bizimki de oturmaya kalkmış. O saniye alarmlar çalmaya başlamış ve güvenlik olay yerine koşup engel olmuş. Gezi boyunca da güvenlik yanlarından ayrılmamış.

Millet olarak seyrettiğimiz eseri mutlaka elleriz. Yoksa tatmin olmayız. Görevliler bu huyumuzdan yorulmuşlar. Ama biz ısrarımızdan asla vazgeçmemişiz. Paha biçilmez tabloları seyrederken parmağını türükleyip 'bakayım boyası çıkıyormu' diyen mi istersiniz, yoksa tabloya bakacağına çerçevesine tık tık vurup 'hmm sağlammış' diyenler mi istersiniz, çeşit çeşit yurdum insanı bu müzeyi gezmiş.

Neyse, St. Peterburg'tan gözlemlerim bu kadar. Türkiye'de görüşmek üzere.

Erkam Tufan Aytav - Haber 7
erkamaytav@hotmail.com
twitter.com/erkamtufan
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim