29 Aralık 2011 11:24
- 3 Yorum
- 3,009 Okunma
"Başörtülü- eğer kabul edilirse, devlet-kurumları haricinde her yerde çalışabilir. Kabul edilmezse, en vasat yerde bile çalışamaz. İş-verenin vicdanına ve görüşüne kalmış bir şey."
Türkiyeli kadınlar zannediyorlar ki, sadece kendileri „Başörtüsü sorunu“ yaşıyorlar. Halbuki birçok „batılı“ ülkede başörtüsüyle çalışamazsınız…Tunus‘ta dahi „Türkiye’nin yasakcı-dönemindeki“ gibi yasaklar uygulanmıştı. Diktatörleri Ben-Ali devrildiğinde durumlar değişti.
Almanya’da başörtüsüyle okuyabilme-çalışabilme imkanları şöyle: Başörtüsüyle okulda, meslek-okulunda veya üniversitede okuyabilirsiniz.
Başörtüsüyle eczanede asistan olarak (Pharmazeutisch-Technische-Assistentin=PTA) çalışamazsınız. Eczacı müşteri kaybetmekten korkar. Bazı eczacıların birçok Müslüman müşterileri olursa işe alabilir. Bazısı ise işe alır ama arka taraftaki laborda kalmasını tembihler.
Öğretmen olarak başörtüsüyle çalışamazsınız. Alman-Devleti çocuklara „tarafsızlık“ ilkesiyle yaklaşır. Mahkemeye başvuran bazı tesettürlü öğretmenler olumlu sonuç alamadılar.
İslam-Din-Dersi veren hanım öğretmenler dahi ders verirken başörtülü olabilirler, ama okulun içinde yürürlerken başlarını açmalılar. Sanki İslam-Din-Dersi verebilen birçok Müslüman öğretmen var da, „seçme şansları var“ zannediyorlar! Hiçbir din-ahlak dersi görmemiş Müslüman erkeklerin Almanya’da hangi durumlara düştüklerini görüyoruz!
Türk-Erkeklerinin büyük çoğunluğu „İslam-Din-Dersi-Öğretmeni“ olabilmeyi bırakın, liseye bile geçemiyorlar!
İslam-Din-Dersi yok. Evin yakınında cami de yoksa, anne-baba da o genç ile ilgilenmiyorsa, Almanya’daki Türk-Erkeklerinin bu kadar başarısız olmalarına hiç şaşırmamak lazım! Çünkü Almanya’da etraflarında örnek aldıkları „Müslüman-Ağabey ve akrabaları“ da yok!
Bir tanıdığımızdan, tesettürlü bir öğretmenin Türklerin yoğun oldukları bir okulda başörtüsüyle matematik ve Almanca dersleri verebildiğini duyduk. Okulun müdürü başörtülü öğretmeni kabul etmiş, Alman veliler de aksilik çıkarmamışlar, eğitim-bakanlığına şikayette bulunmamışlar. Okulun müdürü „Müslüman öğretmen okulda birçok Müslüman öğrenciye destek olur, iyi yetiştirebilir onları“ diye onu seve seve kabul etmiş.
Üniversitedeki arkadaşlardan Almanya’nın bazı okullarında başörtüsüyle çalışabilen öğretmenler varmış diye duyuyoruz. Ama Alman-Medyası’nda bu konu fazla konuşulmuyor. Müslüman öğretmen de belki TV’ye çıkmak istemiyor, yasak gelebilir diye…
Almanya’daki Müslüman hanım öğretmenlere bu siteden ulaşabilirsiniz, daha çok başörtüsü sorunları dolayısıyla toplanılmıştır:
www.isgg.de Yazdığım haberin linki:“
Almanya din eğitiminde Milli Görüş'e karşı“
http://www.haber7.com/haber/20091218/Almanya-din-egitiminde-Milli-Goruse-karsi.php Başörtüsüyle doktor-yardımcısı olarak belki çalışabilirsiniz. Doktorun birçok Müslüman hastası var ise kabul edebilir.
Başörtüsüyle sizi kabul eden hastahanelerde hemşire olarak çalışabilirsiniz. Kabul etmezlerse çalışamazsınız. Tesettürlü olup, doktor olarak hastahanede çalışan arkadaşlar var.
Başörtüsüyle tezgahtar olarak, sizi kabul ederlerse çalışabilirsiniz.
Hukuk okuyan tesettürlü arkadaşımın söylediğine göre başörtüsüyle avukat olarak çalışabiliniyormuş.
Başörtüsüyle bazı kurum ve kuruluşlarda çalışabilirsiniz. Kabul ederlerse tebrikler.
Başörtüsüyle bazı katolik-ana-okullarında çalışamazsınız. Belediyenin, protestanların ana-okulunda sizi kabul ederlerse çalışabilirsiniz. Özel ana-okuluysa, başörtülüyü kabul edebilir.
Başörtüsüyle bazı tamir işlerinde, marangozculukta vs. çalışabilirsiniz. Ama başörtüsü kaza oluşturmayacak derecede örtülmeli. Makinelere sıkışmamalı.
Başörtüsüyle fabrikada çalışabilirsiniz. İşçi arayan fabrika bulabilirseniz…
Başörtüsüyle BAZI temizlik işlerinde çalışabilirsiniz. Birçok „modern şirket“ artık Almanca bilen ve başörtüsüz „temizlikçi“ arıyor. Almanca konusunda onlara hak veriyorum. Benim şirketim olsa, şurası şöyle temizlenmeli, dikkat edilmeli dediğim kadın beni anlamıyorsa, onunla birlikte çalışamam.
Başörtüsüyle huzur-evinde çalışabilirsiniz. Yaşlılara bakabilirsiniz.
BAŞÖRTÜLÜLER ZATEN…
Banka faizle işlediği için bankada çalışamıyorlar…
Faizle işlemeyen banka dahi olsa, başörtülüyü kabul etmezdi…
Başörtülüler lokantada çalışamıyorlar…“Alkol-taşımacılığı“ yapmak da haram çünkü…
Başörtüsüyle berberde çalışamazsınız. Mesleğe aykırı.
Başörtüsüyle memur olarak da çalışamazsınız.
Başörtüsüyle hava-alanında, otellerde ve fuarlarda da çalışamazsınız.
ALMANLAR SONRA „TÜRKLER ENTEGRE OLMUYORLAR, TÜRKLER YARDIM PARASI ALIYORLAR“ DERLER! TÜRK-BAKKALINDA ÇALIŞIYORLAR ARTIK!
Başörtülü kadınlara bu kadar ayrımcılık yapıyorlar, kapıları kapatıyorlar. Müslüman kadınlar da çalışamıyorlar! İşsiz kalıyorlar.
Bazı şehirlerde, mesela Berlin’de „Başörtülü kızlara şans verelim“ projesi başlatılmış. Ama Berlin’de, Almanya’nın her yerinde değil! Başörtülü genç kızların meslek edinip, çalışabilmeleri için imkanlar sağlanıyormuş.
Birkaç sene evvel Almanya’nın batısında, Gelsenkirchen’de bir otobüse bindik. Baktık şoför hanım başörtülü bir Türk kadını. Aaa, ne güzel, başörtüsüyle çalışabiliyorsunuz burada, dedik.
H&M-mağazasında çalışan tesettürlü bir arkadaş da varmış. Arkadaşlar arasında kim nerede başörtüsüyle çalışabiliyor, hep konuşuyoruz bu konuları…
Başörtülü kadın „kendi işini“ kurup çalışabileceği yerleri seçmek istiyor artık. Butik veya dükkan açanlar var.
Bazı başörtülüler psikolog, dil-eğitmeni (Logopädin), praktisyen-sağlıkçı (Heilpraktikerin-ama okulu ücretli!) oluyorlar. Kendi terapi-muayenehanelerini açıyorlar.
Bazıları ise babalarının yanında, yani Türk-Bakkalında, uçak-bileti satan seyahat-acentaları gibi yerlerde çalışıyorlar.
SONUÇ: Başörtülü- eğer kabul edilirse, devlet-kurumları haricinde her yerde çalışabilir. Kabul edilmezse, en vasat yerde bile çalışamaz. İş-verenin vicdanına ve görüşüne kalmış bir şey.
Ayrımcılığa karşı çıkan yasa başörtülülere ne kadar hak verir bilinmez. İş-veren „müşteri kaybederim, işim tehlikeye girer“ dediğinde, kim zorlayabilir ki?
GERİYE NE KALDI? Çalısan bir erkekle evlenmek!
Erkek çalışmıyorsa, tembellik yapıyorsa, iş arıyor gibi yapıyorsa, kız neden evlensin ki?
İşten döndükten sonra bir de „elin-oğluna“ hizmetçilik mi yapsın? Koskoca ömür evde işsiz oturan bir erkekle geçer mi?
Sonra da „Kocaya itaat“ derler. Ama „itaat edecek koca“ yetiştiremezler!
„Kocaya“ bakın, bütün gün evde televizyon izliyor!
„İtaat edecek ve saygı duyulacak koca“ yetiştirin de kızlar itaat etsinler!
Ailesini geçindirmeyen, tembel, asabi bir erkeğe kim itaat eder, kim saygı duyar? Erkekler bile öyle erkeklere saygı duymuyorlar, kadınlar mı duysunlar?
Bu türdeki insanların kendilerine de saygıları yok zaten!
Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7
zyavuz@ymail.com