Milliyet’te neler oluyor 2

  • Milliyet’te neler oluyor 2
    Güneri Civaoğlu
    Milliyet

29 Aralık 2011 12:07 - 1,264 Okunma

Köklü çınar Milliyet için “Ağaçlar Ayakta Ölür” yapıtını hatırlatırcasına içten içe çürümek kader değildir. Bu kötü gidiş önlenmelidir.



23 Eylül tarihli yazımda, bugünlerde yaşamakta olduklarımızı 3 ay önceden haber veren satırlar vardı.
Ne yazık ki yanılmamışım.
Yazıdan bazı satırları yansıtıyorum.
.......................
Biz gazeteciler ilke olarak patron katındaki sorunların dışında kalmaya özen gösteririz.
Bizim işimiz gazeteciliktir.
O nedenle, bir süredir Demirören grubu ile Ali Karacan arasındaki sorunlar -ilk günlerdeki çağrım hariç- bu köşede yer bulmadı.
Ancak...
Gelinen nokta, sorumluluk taşıdığım gazetem Milliyet’in yaşam alanına tehdit oluşturmakta.
Bu konuda yazmak artık bir zorunluk olmanın ötesinde gazetem ve çalışan arkadaşlarım adına da yerine getirmem gereken görev.
İlerideki yıllarda bugünlere bakarken “görmedim, duymadım, konuşmadım” mesajlarını veren sorumsuz üç maymunların gölgeleriyle karşılaşmak istemem.
.......................
Ali Karacan’ı herhalde 30 yıldır tanırım.
Babası Milliyet’i Aydın Doğan’a sattıktan sonra Ali, uzun süre Amerika’da kalmış, Türkiye’ye dönünce dergiler yayımlamaya başlamıştı.
Ama elbette az satan birkaç dergi onu kesmiyordu.
Aklı Milliyet’teydi. Hep öyle oldu.
Oysa Milliyet’e talip olabilecek mali olanakların öylesine uzağındaydı ki...
Doğan Medya grubunun aldığı stratejik “küçülme kararı”, onun için -kendi söylemiyle- bir “mucizeydi.”
Milliyet ve onun yanı sıra Vatan’ın satılması küçülme sürecinin ilk adımları olarak gündeme geldi.
Ali Karacan Erdoğan Demirören’e giderek “doğru zamanda, doğru adama” hamle yaptı.
Milliyet ve Vatan’ı birlikte almayı önerdi.
Anlaştılar...
Yarıya hisselerle kurdukları DK grubu Milliyet ve Vatan’ın sahibi oldu.
.........................
Yazık ki sonrası başlangıcı gibi gelişmedi.
Demirören grubu, Milliyet ve Vatan’a sahip çıkıyor, tüm ödeme taahhütlerini yerine getiriyor. Yatırımlar için yeterli kaynaklara ve kararlılığa da sahip.
Ali Karacan ise ortaklık gereği sorumlu olduğu mali yükümlülükleri karşılayamıyor, ödemeleri yapamıyor.
Ayrıca Doğan grubuna karşı taahhüt edilen bütün DK ödemelerinin kefili de Demirören grubu.
Bu durumda, Demirören grubu yüzde 50 hissedar olmasına rağmen, ortak şirket DK ödemelerinin tamamını karşılamak zorunluluğu ile karşı karşıya.
İpler burada kopuyor.
Ali Karacan ve ailesi çekildiği için DK yönetim kurulu “yok” hükmünde sayılıyor. Şirket adına kararlar alınamıyor.
Bu çıkmaz sokağın sonunda, mahkeme, yönetim boşluğuna sürüklenen Milliyet ve Vatan’a 6 ay süreyle kayyum heyeti tayin ediyor.
Amansız rekabetlerin yaşandığı gazetecilik sektöründe, Türkiye’nin köklü iki gazetesinden biri olan Milliyet ve çoğuyla uzun süre beraber çalıştığım değerli gazeteci arkadaşlarımın Vatan’ı -sonu tükeniş olan- bu maceraya bile bile, göz göre göre sürüklenir mi?
Her şeye rağmen Demirören grubu desteğini sürdürüyor.
......................
Milliyet, büyüklüğü ve köklerinin sağlamlığıyla, Vatan da -nispeten yeni olmasına rağmen- gücüyle, inancıyla hâlâ ayakta.
Ama nereye kadar?

BUGÜNLERİN RÖNTGENİ
YUKARIDAKİ satırlar bugünler için alarmdı.
Ve “ama nereye kadar” sorusunun altını doldurmak da artık zorunluk.
Milliyet gözümüzün önünde eriyor.
Gazeteler arası çetin rekabette performansı kilit altında.
Demirören grubu gazetenin tüm ödemelerini karşılıyordu.
Rekabetin gerektirdiği hamlelerin de finansmanını üstleniyor ama Karacan’ların muhalefet freniyle patinajda kalıyor.
Hatta geriye kayması -bu sorun çözülmezse- kaçınılmaz görünüyor.
Ali Karacan bir yeni açıklama yaptı, “Demirören’lerin gazeteyi ayakta tutmak için yaptığı ödemelerinin yasadışı ve suç olduğunu” iddia etti.
Bu iddianın cevabı acı tebessümdür.
Sorumluluğunu fazlasıyla yerine getirenleri suçlayacak yerde kendisinin sorumlusu olduğu ödemeler payını karşılasaydı ya...
Açıklamada “Karacan grubu, Demirören’lerden Milliyet ve Vatan gazetelerini almak için yatırdıkları parayı kuruşuna kadar iade ederek satın almaya hazırdır” deniyor.
“Merhabası kesilmiş de olsa eski dostluk adına” la Fontaine’den bir “boş şişinme” öyküsünü hatırlatmayayım.
Bu medya mahallesinde herkes birbirinin “hacmini/cirmini” bilir.
Açıklamada bir de çağrı var:
“Bu gazeteler ve çalışanlarının geleceği ile daha fazla oynamayın.”
Çağrıyı yapan Ali Karacan ama bu acı verici süreci yaşayanların işaret parmakları onu gösteriyor.
Köklü çınar Milliyet için “Ağaçlar Ayakta Ölür” yapıtını hatırlatırcasına içten içe çürümek kader değildir.
Bu kötü gidiş önlenmelidir.
Satırlarım böyle algılanmalı.
Ali Karacan’a bir abi tavsiyesi: Ya Demirören grubu gibi elini taşın altına sok ve onlar kadar mali katkıda bulun ya da bu gazeteler ve çalışanlarının geleceğiyle daha fazla oynama...

Güneri Civaoğlu / Milliyet
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

Güneri Civaoğlu Diğer Yazıları

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim