Derviş Mehmet’ten Ali Kalkancı'ya

  • Derviş Mehmet’ten Ali Kalkancı'ya

30 Aralık 2011 08:25 - 8 Yorum - 12,305 Okunma

1930’ların derin devlet zihniyeti ve hâkim medyası ile 1998’lerin derin devlet zihniyeti ve hâkim medyası arasında pek bir fark yoktur. Sadece aktörler değişiyor...



Menemen olayı 81. Yılında yeniden gündeme geldi. Sürekli ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirilen bir konudur bu.

Her sene belli kesimler bu olay üzerine dindar kesimlere bütün kin ve öfkelerini boşaltırlar. Çünkü onlara göre aydınlık cumhuriyetin yedek subayı Kubilay, örümcek kafalı irticacılar tarafından kafası ‘kör testere’ ile kesilmiştir. Bu bir kalkışmadır, ülkeyi geriye götürmek isteyenlerin işidir. Onun için sopayı bu kesimin sırtından hiç eksik etmemek gerekir. Menemen olayının sonuçları da bin yıl sürmelidir.

Yıllar önce Taha Kıvanç, dönemin Hürriyet yazarı Emin Çölaşan hakkında ilginç bir yazı kaleme almıştı. Menemen olayının seneyi devriyesinden bir gün önce kaleme aldığı yazısında Sayın Çölaşan’ın her sene aynı yazıyı, hem de kelimesi kelimesine yeniden yayınladığını, sadece başlığını değiştirdiğini kaleme almıştı. Yani Taha Kıvanç bir gün önceden Sayın Çölaşan’ın ne yazacağını bilmişti.

Bu gün artık çok net biliniyor ki Menemen olayı bir provokasyondu. Amaç tek parti iktidarını pekiştirmek ve muhaliflere gözdağı vermekti. Ayrıca yıllarca –gerekirse binyıl- kullanılabilmeliydi.

Muhaliflerinizi sindirmek ve iktidarınızı devam ettirmek için bu tür olaylar gereklidir. Yoksa durup dururken sıkıyönetim ilan edemez hatta darbe yapamazsınız.

Bu durumda kadrolu ya da taşeron birini bulmanız gerekir. İşte 1930’da Derviş Mehmet adında esrarkeş biri bulundu. Şeyh kılığına sokularak 6 kişilik bir ekip hazırlandı. Kurban olarak ta Kubilay seçildi. Olaya müdahale için -ne hikmetse sanki hiç muvazzaf subay yokmuş gibi- askerliğini yedek subay olarak yapan Kubilay komutanlığında 25 kişilik birlik gönderildi. Gene ne ilginçtir askerlerin tüfeklerinde gerçek mermi yoktu. Olaydan bir hafta sonra İsmet İnönü Kubilay’ı topuğundan yaralayan merminin Derviş Mehmet’in silahından değil de roberla denen tabancadan çıktığını söylemişti. Ama savcılık bunu dikkate almadı. Mermi kalabalık içinde istihbarat elemanları tarafından sıkılmıştı. Yaralanan Kubilay hükümet konağına sığınmak istediği halde konağın kapısı ona açılmamıştı, o da camiye sığındı. Camide başı kesilip kesilmediği de tartışmalı bir konudur.

Bunun üzerine olay yerine gelen askeri birlik başta Derviş Mehmet ve halka yaylım ateşi açtı. Derviş Mehmet orada öldürüldü, deliller karartıldı.

Bu nasıl derviştir ki öldüğünde cebinde esrar çıkmıştı ve sabah namazı sonrası başlattığı olayda namazını kılmayıp bahçede beklemişti. Beynamaz, esrarkeş bir derviş. Sevsinler sizin aktörünüzü, provokatörünüzü.

Çok ucuz bir senaryodur bu Menemen olayı. Neresinden tutsanız elinizde kalır. İşin üzerine gidebilecek, olayın gerçek yüzünü ortaya çıkaracak muhalefet ve basın olmadığı için de konu o dönem rahatlıkla çarpıtılabildi, istismar konusu yapılabildi.

Aynı zihniyet yıllar sonra yani 28 Şubat sürecinde de kollarını sıvadı. Gene sahte şeyhler bulundu, eğitildi. Bu seferkinin adı Derviş Mehmet değil Ali Kalkancı idi. Bu şeyhimiz görevini hakkı ile ifa etti. Daha sonra İstanbul Narkotik polisinin baskını ile fabrikasında 2 milyonun üzerinde Captagon uyuşturucu hap ele geçirilmişti.

Ne ilginçtir derin devletin şeyhleri ne hikmetse uyuşturucu ile yakından ilgili çıkıyorlar. Şeyhimizin kerametleri de vardı. Uzak doğudan getirdiği uzaktan kumandalı cihazla uzaktan postu oynatabiliyordu.

Şerefli medyamız bunları haber yaparken Cumhuriyet tarihinin en büyük malı götürme operasyonu yapılıyor, bankalar boşaltılıyordu. Bununla kalsa gene iyiydi. Binlerce insan inançlarından dolayı memurluktan atıldı, takibe uğradı, fişlendi, hayatları karartıldı.

1930’ların derin devlet zihniyeti ve hâkim medyası ile 1998’lerin derin devlet zihniyeti ve hâkim medyası arasında pek bir fark yoktur. 

Sadece aktörler değişiyor birinde Derviş Mehmet öbüründe Ali Kalkancı.

Ama artık bu millet bunları yemiyor haberiniz olsun.

Erkam Tufan Aytav - Haber 7
erkamaytav@hotmail.com
twitter.com/erkamtufan
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • TÜM YORUMLARI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN!
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim