10 Ocak 2012 11:20
- 3 Yorum
- 2,921 Okunma
Sosyal-Bilimler’de yüksek lisans okuyan Lübnanlı arkadaşım Laila ile geçenlerde şöyle bir sohbet geçti aramızda:
Laila: Ben de iş-yerimi rastgele buldum. Gazetede TÜV[1]‘ün iş-ilanı vardı. Jeoloji okumuş ve Arapça bilen birisini arıyorlardı. Ben jeoloji okumadım, sosyal-bilimler ve İslam-Bilimleri okudum. CV’mi yollayayım, deneyeyim dedim. Mülakata çağırdılar. Biz jeoloji okumuş olanı arıyorduk ama siz de işimizi görebilirsiniz, dediler. Beni işe aldılar.
Zehra: Hmm, ne güzel. Neler yapıyorsun mesela orada, nasıl çalışıyorsun?
Laila: Sabah işyerine gidiyorum, patronla yapılacak projeleri görüşüyorum. Sonra bilgisayar başında Arap-Ülkeleri’ndeki bilgileri topluyorum. Nerede teknik veya inşaat-projeleri yürüyorsa, oralara telefon açıyorum veya mail yazıyorum. TÜV’ün hizmetlerini ve teknik-donanımını sunuyorum. Arapça görüşmelerim de oluyor ama genelde İngilizce görüşüyorum. Birleşik-Arap-Emirlikleri, Bahreyn, Katar gibi ülkelerde genelde İngilizce konuşuluyor. Lübnan, Mısır gibi tüm Arap-Ülkelerinde araştırmalarım oluyor.
Zehra: Türk de çalışıyor mu TÜV’de?
Laila: Herkesi yakından tanımıyorum, TÜV’de yaklaşık olarak 600 kişi çalışıyor, çok çeşitli ülkelerden insanlar var burada. Neredeyse her dil konuşuluyor. Bir Kürt var, Zazaca ve Türkçe de biliyor. Orada çalışanların çoğu doktora yapmış kişiler. Bir de Afrikalı siyahi meslektaşımız var. Bulgaristanlı genç bir kadın var. Alman erkekleri onu cinsel yönden „kullanıyorlar“. Ama o bunun farkında değil. Zannediyor ki, herkes Bulgaristan’a ve Bulgarcaya ilgi duyuyor.
Zehra: Hmmm, bana da inandırıcı gelmiyor Almanların Bulgaristan’a yüksek ilgi duyabilecekleri. Kaç saat çalışıyorsun, ne kadar kazanıyorsun?
Laila: Saat ücretim 11 Euro, ama ben yardımcı-asistanım, bir yandan okuyorum. Ayda 80 saat çalışıyorum. Sömestr tatillerinde tüm gün çalışıyorum. Patronum diyor ki, eğer boş zamanlarında da çalışırsan, bunu işsaati olarak yazabilirsin. Hiçbir emek karşılıksız kalmamalı.
Zehra: Aaa, bak bu çok iyiymiş işte. Sen şimdi mesela evdeyken bir görüşme yapsan, bunu işsaati olarak yazabiliyorsun?
Laila: Elbette. Mesela ben kampüste yürürken işim ve yapacaklarım hakkında düşünüyorum, plan yapıyorum. Yarım saat çalışmışım gibi bunu iş-saati olarak yazıyorum. Patronum diyor ki, işte bu proje bitirilecek, ne zaman istiyorsan yap. İster trende seyahat ederken yap, ister evde. Projenin bitirilmesi önemli.
ALMANLAR BÖYLE ÇALIŞIRLARKEN, TÜRKİYEDEKİLER NELER YAPIYORLAR?
Bir örnek vereyim. Birkaç ay önce İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden bir profesör ile görüştüm, bana şöyle dedi:
Türk-Profesör: „Bizi Malezya’dan; Endonezya’dan arıyorlar. İstanbul’a öğrenci gönderelim, bütün masraflarını biz karşılayalım. Türkiye gibi bir ülkede okumaları bizim için gururdur.“ diyorlar. Ama biz o öğrencileri nereye yerleştirelim ki? Yurtlarda yer yok. Olumlu cevap veremiyoruz.
Zehra: Neden hocam, yurt sıkıntısı mı yaşanıyor? Keşke hemen olumlu cevap verseydiniz. Mutlaka bir apartman dairesi bulunurdu. Almanya’da böyle fırsatlar hiç kaçırılmıyor. Türkiye’de okumuş, Türkçeyi çok iyi bilen Malezyalı, Endonezyalı ilahiyatçılar o ülkelerle aramıza köprü olurlardı. Bu fırsatları keşke kaçırmasaydınız.“ dedim.
……
O gün bugündür bu bilgiyi Haber7’deki yazımda sizlerle paylaşmak için fırsat bekliyordum. Lübnanlı arkadaşımla yaptığım sohbetle bu konuyu hemen size çok vakit geçmeden aktarıyorum.
Lütfen burada bu bilgileri okuyanlar gerekli yerlerle irtibata geçsinler. Türkiye’miz için bir iyilik yapsınlar. Artık İstanbul-Belediyesi’ne, bakanlara, vekillere, vakıflara mail mi yazarlar, telefon mu açarlar, toplantılarda bu konuya mı değinirler. Yoksa aralarında para toplayıp İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi yakınında bir apartman dairesi mi satın alırlar. Televizyondaki sohbet programlarına izleyici olarak kısa bir mesaj yazarak, bu konuya mı değinirler. Yoksa FACEBOOK veya TWITTER‘DE bu yazımı mı paylaşırlar. Bilemiycem. Bunu okurlara bırakıyorum.
Türkiye’nin üniversitelerinde kaç tane yabancı öğrenci var? Hangi bölümleri okuyorlar?
Neden böyle nimetleri geri tepiyoruz, fırsatları neden kullanmıyoruz diye çok üzülüyorum!
Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7
zyavuz@ymail.com
[1] Almanların TÜV-Kuruluşu uluslararası teknik-kalite-kontrolleri yapar, daha fazla bilgi için Türkiye’deki TÜV’ün internet sayfası:
http://www.tuv-nord.com/SID-999E2594-4CC88285/tr/tr/company-60.htm