KGB'nin 300 yıl yasaklı kitabı Türkçe'ye çevrildi

KGB'nin 300 yıl yasaklı kitabı Türkçe'ye çevrildi

19 Ocak 2012 12:08 - 1,485 Okunma

Vasili Grossman'ın yazıldığı ''Yaşam ve Yazgı'', günümüzde edebiyat eleştirmenlerince ''Son Rus klasiği'' olarak tanımlanıyor.



Rus gizli servisi KGB tarafından basımı 300 yıl yasaklanan ve günümüzde edebiyat eleştirmenlerince ''Son Rus klasiği'' olarak tanımlanan Vasili Grossman'ın ''Yaşam ve Yazgı'' adlı eseri, Türkçe'ye çevirisiyle kitap marketlerde yerini aldı.

Kitabın yayımcısı Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Zeynep Çağlıyor, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yazarın, Stalin rejimi altındaki Sovyet Rusya'da yaşananları, yüzyılın en büyük muharebelerinden biri olan Stalingrad savunması sonrasında parçalanan bir ailenin öyküsü üzerinden anlattığını söyledi.

Stalin döneminin ardından yaşanan yumuşamayla birlikte yazarın ''Yaşam ve Yazgı''nın basılabileceğine inandığını ifade eden Çağlıyor, Sovyet Rusya gizli servisi KGB'nin 1959 yılında tamamlanan eseri, ''Sistem için bir atom bombası'' olarak tanımladığını ve romanın basımına 300 yıllık bir yasak getirdiğini kaydetti.

KGB ajanlarının o dönem eseri yok etmek için daktilo şeritlerinden karbon kopya kağıtlarına kadar yazım aşamasında kullanılan her şeye el koyduğunu belirten Çağlıyor, ''Ancak KGB ajanları, 1200 sayfalık dev eserin iki kopyası olduğunu fark etmiyor. Grossman, 1964'te ölüyor. 1970'lerin sonunda Almanya'da Grossman'a ait birtakım parçalar ortaya çıkıyor. Daha sonra kitap, yazılışından 21 yıl sonra Saharov'un vasıtasıyla ilk kez İsviçre'de yayımlanıyor'' dedi.

''Yaşam ve Yazgı''nın 1989 yılında Rusya'da, ardından da Avrupa ülkelerinde basıldığını ifade eden Çağlıyor, kitap satışlarının hemen patlamadığını, okurların kitabın farkına zamanla vardığını ve bugüne kadar Avrupa ülkelerinde kitabı 1 milyondan fazla kişinin okuduğunu söyledi.

Çağlıyor, günümüz edebiyatının 19. yüzyıl edebiyatı gibi üretken olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Edebiyattan bahsediyoruz ve bu çapta bir edebiyattan bahsediyoruz. Bütün dünyada ciddi edebiyat arayışı içerisindeyiz. Kitap, bir taraftan Stalingrad savunmasında Rus insanının nasıl kahramanca savaştığını, diğer taraftan da savaşın ardından Sovyet rejiminin o cephede oluşan birlik, beraberlik ruhunu ve umudu kısa sürede nasıl yok ettiğini, insanları nasıl darmadağın ettiğini anlatıyor. Ben iftihar ederek yayımladım.''


-''20. yüzyılın 'Savaş ve Barış'ı''-


İlgi alanı olması nedeniyle 20. yüzyıl tarihine ilişkin pek çok kitap okuduğunu belirten Çağlıyor, şöyle konuştu:

''Yaşam ve Yazgı, edebi diliyle ve edebiyata katkısıyla gerçekten büyük bir eser. İkinci Dünya Savaşı adını verdiğimiz o dönemi, cephedeki askeri de evinde otururken tepesine bomba yağan insanı da imha kamplarında ölmekte olan Yahudi'yi ve Çingene'yi de savaşın ardından yerle bir olan ülkelerde yıllarca kendini toparlamak zorunda kalacak olan sivil halkı da düşünürsek; böylesine global bir felaketi hem bu kadar iyi bir şekilde dile getiren, hem de o dönemi ve sonrasını bu kadar umutlu bir dille ele alan kitap bulunması kolay değil. Onun için edebiyat çevreleri bu kitaba, '20. yüzyılın (Savaş ve Barış)ı diyor. Yani epik bir hikaye, çok görkemli bir roman. Çok kahramanlı, bütün kahramanlar o dönemin hikayeleriyle iç içe geçiyor. Tabii yazarın başına gelenler de eseri daha değerli kılıyor. Çünkü o kitabının yayımlandığını görmedi, bilmiyor. Aslında dünyaca ünlü savaş muhabiri olan Vasili Grossman, önce rejim yanlısı bir yazarken, Sovyet rejiminin manzarası karşısında yavaş yavaş muhalife dönüşüyor. Zaten o nedenle de cezalandırılıyor. Ancak bu kitap, bir rejim karşıtının, bir savaş karşıtının elbette ama her şeyden önce bir insanın gözüyle her tür baskı rejimine, her tür totaliter rejime ve insanı oradan oraya savuran her tür haksızlığa karşı duran bir adamın gözüyle yazılmış bir eser.''

Kitabı annesine ithaf eden yazarın kendi annesiyle yaşadıklarını olduğu gibi kitaba aktardığını kaydeden Çağlıyor, o dönemde yazarla annesinin arasındakine benzer pek çok felaketin yaşandığını, bu nedenle kitabın kişisel bir hikaye olmaktan çıkarak, dönemin öyküsüne dönüştüğünü söyledi.

Çağlıyor, kitapta Grossman ile annesinin arasında geçen pasajı anlatarak, şöyle devam etti:

''Grossman Moskova'da yaşıyor, anne Ukrayna'da. Grossman annesini yanına aldırmak istiyor ama karısı buna pek yanaşmıyor. Grossman çok yumuşak bir adam. Anneyi yanımıza aldırdık, aldıramadık tereddütü sürerken Almanlar bölgeyi işgal ediyor ve Grossman'ın annesi Alman işgal bölgesinde kalıyor. Bu demektir ki önce bir gettoya kapatıldı, oradan da imha kamplarına götürüldü ve öldü. Tabii bu konuda Vasili Grossman kendisini asla affetmiyor. Hem annenin son mektubu, hem de annenin ölüme gönderilişi, gidişiyle ilgili pasaj inanılmaz. Çünkü kadın o trende ölüme götürülürken sahipsiz bir çocuk görüyor. O çocuğu evlat ediniyor. Son saatlerini, o çocuğun korkusuna ve acısına engel olmaya çalışarak geçiriyor.''

Çağlıyor, Türk okurunun karşısına ilk kez çıkan Vasili Grossman'ın okuruyla buluşması için yayınevinin ilk baskıya özel bir fiyat belirlediğini belirterek, ''Burada yayınevi, kar etmeyi bırakın, zarar etmek pahasına bunu yapıyor. Bu çapta bir yazar okuruna ulaşsın, fark edilsin diye 1200 sayfalık kitabı 3 bin adet bastık ve 49 TL'den satışa sunduk.''

(SRK-KÖS-SBR)

19.01.2012 11:49:50
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim