23 Ocak 2012 09:19
- 44 Yorum
- 10,942 Okunma
Şahsen ben, Allah’ın bu ülkenin önünü açtığını, şahısları sadece bu istikamette istihdam ettiğini düşünüyorum.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Sayın Bülent Arınç, dün partisinin İnegöl İlçe Kongresi'nde,
"AK Parti'nin işi hizmet etmek. AK Parti Allah'ın ülkemize bir lütfudur. Öbür partilere benzersek halkımız bize dersimizi verir" demiş.
Başbakanlığının ilk yıllarında AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın
şansı konusunda değişik zamanlarda Tercüman gazetesinde birkaç yazı kaleme aldım.
Derin Ankara’nın ayak oyunlarına ve o kadar kumpasa rağmen, her defasında kazasız belasız yollarına devam etmeleri dikkatlerden kaçmıyordu.
Hani üst katlardaki balkon veya pencere kenarından aşağıya saksı düşer de, sadece birkaç saniye önce oradan geçmiş olmanın verdiği şans olur ya...
AK Parti Hükümeti açısından öyle bir durum vardı Ankara’da...
Sonradan ortaya çıkan belgeler, itiraflar, yargıya intikal eden iddianameler gösterdi ki, birçok defa ucu ucuna sıyırmışlar pek çok musibetten...
Sadece hükümeti değil, ülkeyi de Allah korumuş.
Hükümeti devirmek için tuzak üzerine tuzak, pusu üzerine pusu kuranların ayakları birbirine dolaşmış, her defasında ve yoluna devam eden hükümet olmuş.
O yıllarda, başbakanlığının ilk döneminde Başkakan Sayın Erdoğan’ın şansına dikkat çeken yazılar kaleme aldım.
Geçen zaman içinde bu konudaki düşüncem değişti.
Son olarak şu noktaya geldim:
Allah bu ülkenin ve bu milletin işlerini rast getirmek istiyor, yani büyük Türkiye’nin geleceğe uzanan yolculuğunun taşlarını döşüyor, bu da AK Parti iktidarı vesilesiyle şu an cereyan ediyor.
Aslında bu noktada kader planında istihdam edilme durumu var.
Hiçbirşey yapmadılar demek, avam tabiriyle nankörlüğün dik alası olur.
Bu konuda yakın tarihimizde yaşanmış hoş bir örnek de vardır.
CHP’li adaya seçim kazandıran övgü
Demokrat Parti’nin iktidar olduğu 1950’li yıllarda Demokrat Partili bir belediye başkanı çok başarılı çalışmalar yapar. İki dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra üçüncü dönem seçimlerinde, karşısına çıkan adaylar onun eleştirilecek bir yönünü bulmakta zorluk çekerler. Çünkü görevini hakkıyla yapmaktadır.
Demokrat Parti’nin böylesine başarılı bir başkanının karşısına çıkan CHP’li aday, seçim kampanyası sırasında yaptığı konuşmalarda sürekli başkanı ve hizmetlerini över. Bu konuşmalardan birinde:
“Belediye başkanının şehrimize yaptığı hizmetleri inkâr edemeyiz. Bir şey yapmadı dersek, gözümüze, dizimize vurur. Evet, çok hizmet etti ama her şeyi kendisi mi yapacak? Bıraksın biraz da biz hizmet edelim” der. Bu sözler kasaba halkında olumlu etki yapar ve CHP’li aday seçimi kazanır.
Dünyanın en hızlı büyüyen, ihracatı en fazla artan, vatandaşları ülkesinin geleceğinin parlaklığına en çok inanan, diğer ülkelerin halklarının en çok imrendiği, yöneticileri ile halkı bu ölçüde kaynaşmış bir tablo var şu an ortada.
Bu tabloyu iyi okuyanlar seçimlerdeki şansını da hiç kuşkusuz artıracaklardır.
Dünyanın güçlü ülkelerinin ekonomik sarsıntılar geçirdiği bir ortamda böyle bir tablo bu ülke için şanstır.
Türkiye giderek artan oranda fırsatlar ülkesi haline dönüşmek üzere...
ABD Başkanı Bill Clinton 1999 yılı Kasım ayında Türkiye’ye geldiğinde yaptığı konuşmada:
“Beyaz Saray’da her sabah uyandığımda dünya haritasına bakarım. Gözüm sürekli Türkiye’ye ilişir. Ülkeniz dünyanın merkezinde ve en kritik coğrafyasında bulunuyor. Ülkenizle ne kadar gurur duysanız azdır” demişti.
Dün basına yansıyan bir bilgi bu saptamayı doğrular nitelikte.
Türk Hava Yolları (THY) Polonya’nın milli havayolu şirketi LOT’u almak üzere görüşmelere başlama hazırlığında... THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, THY’nin dünyanın en güçlü havayollarından biri olma yolunda ilerlediğinden söz ederken, “Dünya hava trafiğinin yüzde 66’sı İstanbul üzerindeki hava koridorundan geçiyor”
demiş.
ABD Eski Başkanı Bill Clinton’ın işaret ettiği stratejik noktalardan biri de bu olmalı.
Bu ülkenin herşeyi tamamdı, iyi niyetli, çalışkan, gayretli yöneticileri eksikti.
Ülkenin meselelerine bir el atıldı, durum hemen fark etti.
Bu nedenle, TÜSİAD'ın son Genel Kurulu’nda Divan Başkanı Sedat Aloğlu'nun,
"3 dönem görev yapan milletvekilinin bir daha aday olmamasını" öngören AK Parti tüzüğünün değiştirilmesini, kısıtın kaldırılarak vekillerin seçilip seçilmemesine halkın karar vermesi önerisini günlük politik mülahazalarla söylenmiş bir söz olarak algılamamalı.
Belki olsa olsa, Hükümet Sözcüsü Sayın Bülent Arınç’ın,
"AK Parti'nin işi hizmet etmek. AK Parti Allah'ın ülkemize bir lütfudur” şeklindeki değerlendirmesi kapsamında düşünmeli.
Sedat Aloğlu müsterih olmalı.
Ülkenin artık bu noktadan geri dönüşü olmaz. Arkadan gelenler bayrağı en iyi şekilde ülkemizin hak ettiği noktaya taşıyacaklardır.
Şahsen ben, Allah’ın bu ülkenin önünü açtığını, şahısları sadece bu istikamette istihdam ettiğini düşünüyorum.
Herşey elbette dört dörtlük değildir. Buna rağmen ortada bir lütuf olduğu açık. Allah’ın verdiği fırsatın kıymeti bilinirse, gayreti olanların dünya ve ahirette karşılığını alacağında da kuşku yoktur.
Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber 7
www.osmanozsoy.com.tr
www.twitter.com/ozsoyyazilar