24 Ocak 2012 09:14
- 3 Yorum
- 2,369 Okunma
Yapılmaması gereken son derece gereksiz ve tehlikeli çıkışlar, cin olmadan adam çarpmaya çalışmalar ‘the lobi’yi devreye soktu diye düşünüyorum.
Geçenlerde Zaman gazetesinde Abdülhamit Bilici ve Bülent Keneş iki yazı kaleme aldılar;
Silivri boşalsın Türkiye rahatlasın ve
Yabancı medya demokratikleşmeyi nereden görüyor?
Her iki yazı da aynı konuya parmak basıyor ve şu soruya cevap arıyordu; Batının önemli dergi ve gazeteleri Ergenekon davasında neden olumsuz bir duruş sergiliyorlar?
Son zamanlarda bu olumsuz yaklaşım benim de dikkatimi çekmedi değil. Peki ama İtalya’daki Gladio’yu temizlemek için açılan ‘Temiz Eller’ operasyonu gibi bir operasyona batı dünyasının önemli medya organları niye itiraz eder? Derin devletin temizlenmesi, vesayet sisteminin kalkması karşısında daha fazla demokrasiden yana olmaları gerekmez mi?
Sayın Bilici yazısında bu soruya cevap olarak "Bon pour l'orient-Doğu için iyidir" anlayışının etkili olduğunu yazmış. Evet, doğrudur batı dünyası kendisi için demokrasiyi isterken yıllarca Ortadoğu’nun diktatörlerini utanmadan desteklemiştir.
Peki, tek sebep bu olabilir mi? Son dönemlerde gördüğümüz bu Ergenekon severlik, antidemokratik güçlere olan ilgi nereden kaynaklanıyor olabilir?
Batı medyasının en sık üzerinde durduğu konulardan biri gazetecilerin tutuklanması, diğeri uzun tutukluluk süreleri.
Evvela şunu söyleyeyim gazeteciler gazetecilik yaptığı için tutuklanmamakta. Ergenekon terör örgütü kapsamında bağlantıları olması iddiası ile yargılanıyorlar. Dünyanın her yerinde darbe girişimlerinin içinde pozisyon almış gazeteciler tutuklanır.
Elbette uzun tutukluluk süreleri hepimizin vicdanları rahatsız etmekte. Bir an önce gerekli düzenlemeler yapılmalı. Ancak batı dünyası bu konuyu kalemine dolarken bir de kendisine bir bakmalı değil mi? Mesela daha geçenlerde ABD’de terör suçu işleyenlerin süresiz tutuklu kalmasına dair kanun onaydan geçti.
Bir de sanki Ergenekon davasında bütün yargılananlar tutukluymuş gibi bir hava estiriliyor. Hâlbuki bağlantılı 10 ayrı davada halen 415 sanık yargılanıyor ve tutuklu sayısı 94.
Dava sürecinde her kademeden yurt dışına kaçma ve Dursun Çiçek gibi belgeleri bir daha geri getirilemez şekilde silme olaylarını düşündüğünüzde bu tutuklulukların gerekliliği gün gibi ortaya çıkar.
Balyozdan, kafes eylem planına kadar pek çok darbe planını görmek istemeyen batı medyasının gözüne nedense tutuklama süreleri takılıyor.
Bu konu batı medyasının kendisi için istediğini Ortadoğu ve Türkiye için istememesi şeklinde izah edilebilir ama bir başka sebep var ki bence o daha önemli.
O da son dönemde hükümetin dış politikada bazı güçleri rahatsız etmiş, ayağına basmış olması. Yapılmaması gereken son derece gereksiz ve tehlikeli çıkışlar, cin olmadan adam çarpmaya çalışmalar ‘
the lobi’yi devreye soktu diye düşünüyorum.
Ergenekon davası ile Türkiye tarihi bir süreç yaşıyor. İlk defa ayağına vurulan prangalardan, vesayetten kurtulmanın yollarını arıyor. Bıçak sırtı giden bu süreçte dış konjonktürü aleyhine çevirecek çıkışlardan kaçınmak lazımdı.
Ama öyle olmadı.
The Lobi ile irtibatlı medyadan daha çok bu tarz haberler okumaya devam edeceğiz maalesef.
Erkam Tufan Aytav - Haber 7
erkamaytav@hotmail.com
twitter.com/erkamtufan