Amaç dil öğretmek mi, köleleştirme mi?

  • Amaç dil öğretmek mi, köleleştirme mi?
    Mustafa Özay
    Dil ve İnsan

01 Şubat 2012 09:20 - 8 Yorum - 11,204 Okunma

Ülkemizde güya dil öğretme adına uygulanan güya yöntemleri, aslında İngiliz kolonizminin en önemli ayağı olan dil ayağının olmazsa olmaz parçalarındandır.



Dil öğretim yöntemlerinin analitik incelemesini yaptığımız zaman altta yatan kurnazlığı gördüğümüzde inanın hem ağlamak hem gülmek işten bile değildir. Öncelikle yıllardır kuram, yöntem ve tez diye ortaya atılanlar, İngilizcenin İngiliz halkına kendilerine bacasız sanayi diye milyarlarca sterlini her sene tabiri caizse cukkalatan unsurlar olmanın dışında meşhur İngiliz kolonizminin de tek aracı olduklarını anlamamızı sağlamaktadır.

Ülkemizde güya dil öğretme adına uygulanan güya yöntemlerin ağa babası sayılan ve herkesin yakından bildiği bazı söylemlerin aslında İngiliz kolonizminin en önemli ayağı olan dil ayağının olmazsa olmaz parçaları olduğu açıkça görülmektedir. 

ÖRNEKLER: 

1- Çeviri yapma o dilde düşün 

2- İngilizce düşünmeye çalış 

3- Düşündüğünü İngilizceleştirme sadece İngiliz nasıl düşünür onu gör 

4- Dinle ve anlamasan da söyle 

5- Dil demek konuşmak demektir yazmak, okumak önemli değildir. 

6- Dili yaşayarak öğrenmek gerekir 

7- Hata da yapsan önemli değil yeter ki konuş 

8- Yenidoğan gibi İngilizce düşünerek öğrenmeye çalış 

9- Dili öğrenmeden önce kültürü öğren

10- Birkaç kelimeden oluşan cümleleri bile olsa öğren ki kendini tanıt ve basit karşılıkları verebil ki gerisi sonradan gelsin. 

11- Sakın kendi dilinde düşünme hemen cevap ver düşünmeyi İngilizcede yapmaya çalış 

... vs vs vs diğer saçmalıklar da bu şekilde listeyi uzatıyor. Hindistan’da ve Avustralya ile Güney Afrika’da o ülkelerin halklarına İngilizce güya öğretilirken(kazıtılırken) yaklaşım tarzı, önce kültürü vermek ve dili güya dayatırken kendi kültürlerinden de halkı soyutlayarak ana dilinde somutu ve soyutuyla beyninde doğuştan itibaren yer edeni resmen sopayla İngilizce dilinde yer değiştirerek şimdiki hale getirmek oldu bu insanları.  

DOLAYSIZ YÖNTEM VEYA THE DIRECT METHOD isimli metot ne dilbilgisi kurallarını ezberleyerek ne de çeviri ya da başka türlü açıklamalar yoluyla anadilden yararlanmaksızın ama öğrenilen dil ile yaşam arasında doğrudan ilişki kurularak öğrenme yoluymuşşşşş!

Dolaysız yöntem yanlıları bir dili öğrenmek demenin o dili anadili olarak kullananlar gibi tepkide bulunmak demek olduğunu düşünmekteymişşşş!

O yüzden kültür öğrenimi ön planda olmalıymış ki o dilde düşünebilelim. Yayılmış bir Avrupa için klasik dil yöntemi kendi gereklerini karşılayamadığından sömürgeleştirilen ülkelerde kendi dillerinin ve kültürlerinin de öğretilmesi gerekiyordu. Bu yüzden de dilin konuşma olduğu ve anadili ölçüsünde öğretmek amacıyla da tümüyle dilsel-işitsel eğitime dayandırılması zorunluydu. Bu yöntemde ayrı bir kültürü yansıtan anadil kullanılamaz sözlü dile ağırlık verilerek öğretim yapılır.

Böyle bir eğitimin yapılabilmesi için öğretilecek sözcük ve yapılar birinden öbürüne geçişte anadilin kullanılmasını gerektirmemelidir. Öğretmen o dili anadili olarak kullanan veya o dilin ana dilli öğreticisi olmalıdır.

Düşünebiliyor musunuz; bilinçli veya bilinçsiz içimizdeki bazıları aslında hangi çıkarlara hizmet ediyorlar.

Pazar günkü yazımızda vermiş olduğumuz güya yöntemlerin büyük bölümü bu amaçlara hizmet eden yöntemlerdir. Yıllarca çalışmış çabalamış yememiş içmemiş ve anadille bağlantı kurmadan dünyada herhangi bir ülke insanına nasıl İngilizce düşündürtürüz diye uğraşmışlar fakat bunu sopayla yaptıkları Hindistan, Avustralya, Güney Afrika ve kabile ülke ve devletleri dışında yapmaya pek muvaffak olamamışlardır.

Ülkemiz, muvaffak olamadıkları ülkelerden biridir; ama burada da kafa karışıklığını ayyuka çıkarmaktan başka bir şey yapamamışlar, güya mantıklı olması gereken bazı güya dilbilimcileri bile kafa karışıklıkları içinde kendilerine bir şekilde çekmişlerdi.

Türkiye’de İngilizce öğrenmek için İngilizceyi yaşamak gerek lafının kime ait olduğunu gerçekten öğrenmek isterdim.

NOT: Pazar günkü yazımıza yorum yazan bazı kişiler dili öğrenmek için o dili anadili olup da karşı cinsten olan kişilerin arkadaşlıklarıyla dili kendilerinin veya tanıdıkları kişilerin daha iyi öğrendiklerini ve bir başka yorumcu da dili dile değdirmenin en iyi dil öğrenme yolu olduğunu yazmıştır. Allah’ın(c.c) verdiği ağızlarına her şeyi almayı alışkanlık haline getirmiş bu arkadaşları isterlerse Sarkoziyle beraber memleketimize götürebiliriz. Eminim bir süre sonra her organın asıl işlevini daha iyi öğrenip ona göre kullanmayı becerecekler ve ona göre yorum yapacaklardır.



NOT: İngilizce düşün enjeksiyonunu yapmaya devam edenler de artık daha dikkatli söylemler seçerlerse en azından kendilerinin bile yapamayıp inanmadıkları şeyleri yapmaya bir dur diyebilirler.

Mustafa Özay - Haber 7
www.ingilizcebitmistir.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • TÜM YORUMLARI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN!

Mustafa Özay Diğer Yazıları

Bir İngilizce öğretmeni olarak benim utanarak ifade edeceğim aşağıdaki konuların bazı meslektaşlarımız tarafından alay edilerek ifade edilmesi beni...

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim