En en en, en olağanüstü...

  • En en en, en olağanüstü...
    Prof. Osman Özsoy
    Haber 7

01 Şubat 2012 08:37 - 6 Yorum - 6,000 Okunma

Bir şeyin siyasette olması gereken zamanda olmasına olağan, beklenmedik zamanda olmasına olağanüstü diyoruz. Ya iki olağanüstü süreç üst üste gelirse... İşte bir partinin acıklı hali....



Böylesi Türk siyasetinde ne oldu, ne de görüldü.

CHP 4 günde 2 kurultay yapacak...

Sanırsınız ki, insanlığın kaderini etkileyecek yeni bir İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi hazırlanacak da, üst üste yapılacak CHP kurultayında son şekli verilecek. Tarihe geçen kararlar alınacak...

Nerdeeeee.... CHP, bildiğiniz CHP...

Yazı başlığını önce “Bu nasıl bir parti Allah aşkına...” koymuştum.

Fakat sözünü edeceğimiz parti CHP olduğu fark edilmeyebilir düşüncesiyle değiştirme ihtiyacı hissettim.

Cumhuriyetin en köklü partisinin durumu hakikaten içler acısı.

Daha 35 gün önce yine bu köşede, “CHP’deki kavganın temel nedeni?” başlıklı bir yazı kaleme almıştık.

CHP tarihinde, 12 Eylül 1980 öncesi 24 Kurultay ve 8 Olağanüstü Kurultay, 12 Eylül 1980 sonrası ise 9 Kurultay ve 6 Olağanüstü Kurultay olmak üzere, 34 Kurultay ve 15 Olağanüstü Kurultay gerçekleştirildi. Yani 89 yılllık CHP tarihinde kurultay sayısı 49’dur.

Önümüzdeki günlerde yapılacak olan kurultaylar bu rakama dahil değil.

CHP’de o kadar çok kurultay yapılıyor ki, hangisi olağan kurultay, hangisi olağanüstü kurultay bir gazeteci olarak takip etmek güçleşti.

CHP’de muhalifler yeterli imzayı topladı ve CHP yönetimini yeni bir kurultay toplamaya mecbur bıraktı.

Genel Merkez tereddüt geçiriyor gibi olunca, muhalifler yeni bir atağa geçip parti yönetiminin kayyuma devri restini de çekti.

Yakın zamanda yaşanan Saadet Partisi örneği capcanlı ortada olunca, yan çizme imkanı da kalmadı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki kurultayın peş peşe yapılacağını belirterek, "26 Şubat’ta ilk kurultay yapılacak. İkincisi de yarın (yani bugün) ilan edilecek. Onun da yarın çıkacak. İkisini birleştirme olanağımız yok tüzüğe göre, dokunamıyoruz ayrı ayrı yapacağız" dedi.

Neden 2 ayrı kurultay yapılması gerektiğinin mantıki bir izahı yok. Muhalifler zaten partiyi kurultaya gitmeye mecbur bırakmışken, partide ipler hala benim elimde, istediğimi yaparım mesajı verebilmek için genel merkezin bir ön alma sadedinde başka bir kurultay çağrısı yapmış olması evdeki hesap çarşıya uymadı sonucuna götürebilir.

Kaldı ki, 26 Şubat’ta yapılacak kurultay olağanüstü kurultay olacaksa, onun hemen ardından yapılacak olana ne isim vereceğiz...

Normal zamanında yapılmayan kurultaylara olağanüstü kurultay adı veriliyor.

Bir parti eğer 16 kez olağanüstü kurultaya gitmek zorunda kalmışsa, akla ilk gelebilecek olan “en, en, en, en olağanüstü kurultay” olmalı...

Hatta 16 kere ‘en’...

CHP’de o kadar çok olağanüstü kurultay yapılıyor ki, geleceğin siyasi tarihçileri tasnif etmekte bile zorlanacaklar gibi görülüyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, parti olarak bugüne kadar çok sayıda kurultay yaptıklarını hatırlatarak, ''Keşke bu kurultaylarda, Türkiye'nin geleceğini konuşmuş olabilseydik. Ne yazık ki bunlarla meşgul olamadık, ama hep birbirimizle meşgul olduk. Yazık hepimize...'' demişti.

Bankası olan tek parti...

CHP’de parti içinde yaşanan kavganın en önemli nedenlerinden biri, adeta bir şirketi andıran partide yönetime gelme kavgasıdır.

Her CHP’li kendisini bu şirketin doğal bir hissedarı olarak görmekte ve bu imkanlardan yararlanmayı bir hak olarak algılamaktadır.

Parti yönetimini ele geçirmeye yönelik parti içindeki dinmek bilmeyen iktidar yarışında, bankası olan tek parti olmanın bir etkisi var mıdır sorusu da önem kazanıyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli’ye göre, CHP'nin İş Bankası'nda bulunan hisselerinin değeri 5 milyarı (eski parayla 5 katrilyonu) bulmaktadır.

İş Bankası kuruluşundan bugüne 291 şirkete iştirak etmiş zaman içinde 265 şirketteki ortaklığını devretmiş. Halen 26 şirkette doğrudan ortaklığı olan İş Bankası'nın dolaylı olarak kontrol ettiği şirket sayısı ise 105.

Bülent Gedikli’ye göre, CHP sadece İş Bankası'nın ortağı değil. İş Bankası ile bağlantılı olarak 3 bankanın ortağı, yani 3 bankanın sahibi. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Anonim Şirketi, Arap-Türk Bankası AŞ, üçüncüsü de İş Bankası. Bunlar CHP'nin ortak olduğu şirketler.

Eğer yapılacak bir kurultayda mevcut yönetim değişecekse, bu iktidara talip bir CHP değil, CHP’nin şirketi andıran imkanlarını kullanmaya aday yeni bir yönetim tablosunu ortaya çıkaracaktır.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu iki yıla yaklaşan CHP genel başkanlık sürecini ileride başlangıcı hoş bir rüya, bitişi kabusu andıran bir mahiyette hatırlayacaktır.

Kemal Kılıçdaroğlu şu saatten sonra artık partide otorite tesis edemez.

Kemal Kılıçdaroğlu gidecek de kavga bitecek mi sanıyorsunuz.

Biz gazeteciler olağandı, olağanüstüydü diye CHP kurultaylarını saymaya devam edeceğiz.

Şahsen ben şu saatten sonra mezardan İnönü de kalkıp partinin başına geçse, işlerin durulacağını düşünmüyorum.

CHP için artık söylenmesi gereken nostaljik bir takılma ile, hey gidi günler heeyyy olabilir.

Prof. Dr. Osman Özsoy – Haber 7
www.osmanozsoy.com.tr
www.twitter.com/ozsoyyazilar
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • TÜM YORUMLARI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN!
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim