İstanbul'un ''kara kışlı tarihi''

İstanbul'un ''kara kışlı tarihi''

01 Şubat 2012 19:24 - 1 Yorum - 5,788 Okunma

Yaklaşık 5 bin yıllık tarihe sahip olan İstanbul, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Haliç'in donduğu,insanların yiyecek ve yakacak sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığı ''kara kışlar'' yaşadı.



Tarihçi Necdet Sakaoğlu, İstanbul'un Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde büyük kışlar yaşadığını belirtti.

Bizans döneminde yaşanan kışlarla ilgili çok az bilgilerin olduğunu aktaran Sakaoğlu, ''Büyük kış oldu, kıtlık oldu, hastalık oldu deniliyor. Eski tarih yazarları, olayın kendisini tasvir etmekten çok, olayın neden olduğu felaketleri anlatmışlar. Bizans dönemi, 5. yüzyılda üst üste 30 yıl aralıklarla büyük kışların yaşandığı dönemdir. O dönemde de Haliç'in donduğu belirtiliyor'' dedi.

-Osmanlı dönemi-

Osmanlı tarihinde de çok sert kışların olduğunu, insanların donma, yangın gibi olaylardan dolayı hayatını kaybettiğini aktaran Sakaoğlu, şunları söyledi:

''1573 kışı, çok anormal geçmiş kışlardan biridir. En az 1 ay süren bir periyottur. Ondan sonra 1621'de, 2. Osman'ın padişahlığı sırasında yaşanan zorlu bir kış mevsimi var. Aralık sonunda başlamış, Ocak sonuna kadar devam etmiştir. 1754'te de büyük bir kış vardır. O da tesadüfen 3. Osman döneminde yaşanmıştır. Her iki padişahın döneminde de kışın getirdiği felaketler çok ağır olmuştur. Osmanlı döneminde yaşanan 1621 kışında Haliç donmuştur. O zamanlar köprü falan yok. İnsanlar Galata'dan Eminönü'ne yürüyerek geçmiştir. Haliç'te çocuklar buzların üzerinde kaydırak oynamışlar. 1754 kışı 2 aya yakın sürmüş. Aralıksız kar yağmış. Üsküdar ile Sarayburnu arası buzlarla kaplanmış. Bunun Karadeniz'e dökülen büyük ırmaklardan kopuk gelen buzların, boğazın dar yerlerinde meydana getirdiği sıkışıklıklar olduğunu düşünüyoruz. İstanbul Boğazının donması mümkün değil. Çünkü büyük akıntılar var, tuzlu su.''

Osmanlı Padişahlarından 3. Osman'ın, babası 2. Mustafa öldüğünde henüz 5 yaşında olduğunu aktaran Sakaoğlu, ''3. Osman, sarayın harem hapishanesine kapatılmış. Dünya ile hemen hemen hiçbir ilgisi olmadan 51 sene burada kapalı kaldıktan sonra tahta çıkmış. 2-2,5 sene padişahlık yapmış. Tahta çıkışı 13 Aralık. 13 Ocak'ta da şiddetli kış başlamış. O dönem büyük yangınlar çıkmış. Dolayısıyla halk tarafından 3. Osman, 'uğursuz padişah' olarak görülmüş. Meşhur Hocapaşa ve Cibali yangınları da bu dönemde olmuş'' dedi.

-Yaşanan sıkıntılar-

İstanbul'u ağır geçen kışların çok etkilediğini, her dönem kışın getirdiği sorunların farklı farklı yaşandığını aktaran Sakaoğlu, kentin tarih boyunca üretimi az, tüketimi çok olan bir şehir konumunda kaldığını, her dönem nüfusunun da çok olduğunu belirtti.

İstanbul'un yakacağının, Karadeniz'deki odun iskelelerinden geldiğini, kötü geçen kış mevsiminde şehrin yakacak sıkıntısı çektiğini kaydeden Sakaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

''Zaten halk felaketi gördüğü zaman fazla fazla yakacak aldığı için kısa zamanda biten yakacağın arkası gelmiyor. İstanbul'un zahire ihtiyacı Karadeniz, Romanya ve Akdeniz'den gemilerle geliyor. Fırtına, kış başlayınca zahire taşıyan gemiler, İstanbul'a ulaşamıyor. Fırınlarda ekmek çıkmamaya başlıyor. Kıtlık yaşanıyor. Ayrıca yangınlar çok meydana geliyor. Herkes ısınmak için bir şeyler yakmak zorunda. 1850'lere kadar İstanbul'da ve Türkiye'de soba yok. Sobadan önce ocak, mangal, tandır var. Ocak dediğiniz şey, evi ısıtmaz. Duvarda olan bir şeydir. Ocak sadece ateş edinmeye yarar. İnsanlar çok zor şartlarda, bu soğukları geçirmiş. 1800'lere kadar pencere camı yok, tabaka cam yok, kepenk var. Evi ısıtmak çok zor. İstanbul böyle bir felaketler zincirini, kışa bağlı olarak her zaman yaşıyor.''

Günümüzde ısınma, yiyecek ve giyecek sorununun yaşanmadığını vurgulayan Sakaoğlu, ''Günümüzdeki sorun ise kar yağınca taşıtların çalışmaması, iş yerlerine ulaşımın zorlaşmasıdır. Şehir çok büyük. Büyük bir kentin, doğal bir kışı geçirmesi geçmişte de zormuş, günümüzde de zor. Geçmişin sorunları farklı, günümüzün sorunları farklı'' dedi.

-1929, 1954, 1963 ve 1987 kışları-

İstanbul'un kış tarihinde 1929 kışının önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Sakaoğlu, şunları söyledi:

''Bu kışın özelliği şu. Sürekli kar yağışı evresi var. 6 Ocak'ta başlayan kar yağışı, 12 Mart'a kadar devam etmiş. Kar yağışı, 2 ay devam etmiş. Asıl büyük kış Avrupa'da yaşandığı için, Tuna Nehri donmuş. Donan Tuna Nehri'nin çözülme evresi İstanbul'u etkilemiş. Çözülen buzlar, Karadeniz'e inmiş. Dalgalarla süreklenerek, evvela Rumelihisarı önüne gelmiş. Rumelihisarı boğazın en dar yeridir. Orayı büyük buz parçaları kilitlemiş. O kışın hatıraları arasında bunlar var. Bu dönemin, Avrupa'daki büyük kışın neden olduğu büyük ırmaklardaki donmaların, bir süre sonra çözülmesiyle oluşan buz kitlelerinin akıntıyla boğaza gelmesi ilginç olayların arasındadır. Bize yakın, fotoğraf ve görüntülerle çok iyi tespit edilmiş, en büyük İstanbul kışı 1929'da yaşanmıştır.''

1929 yılından sonra da İstanbul'un kış mevsimlerini zor geçirdiği yılların olduğunu vurgulayan Sakaoğlu, 1954 yılında da aynı şekilde büyük bir kışın yaşandığını, Tuna Nehri'nden kopan buzların İstanbul'a geldiğini bildirdi.

Sakaoğlu, 1963'te yaşanan ağır kış mevsiminde, bir kaç gazetecinin donarak hayatını kaybettiğini kaydederek, ''Trakya'daki kışı görüntülemek isterken tipide boğuldular ve kurtarılamadılar. 1987'de ağır bir kış yaşandı. Bu ani ve olağanüstü bir kıştı. Şehir bir metre kalındığındaki karın altında kaldı ve hayat tamamen durdu. Tabiat halen en güçlü etkendir. Kar İstanbul'un tamamında, hatta Türkiye'nin tamamında hayatı tamamen durdurabilir. Tabiat halen, bizim bütün teknik imkanlarımıza, seferber ettiğimiz ekipmanlara rağmen dünyaya egemendir'' şeklinde konuştu.

-''İstanbul, mevsimsel sürprizi çok olan bir şehirdir''-

Bugünlerde yaşanan kış mevsiminin çok doğal bir süreç olduğunu, bu soğuklara ''ayandon soğukları'' denildiğini dile getiren Sakaoğlu, ''Olmaması anormal, olması doğaldır. Tam gününde, zamanında olması gereken 'ayandon soğukları'dır. 'Zemheri' dediğimiz soğukların başlangıcıdır. Mart ayının sonuna kadar, Türkiye'nin bulunduğu kuşak için normal kıştır. Kışın en ağır günleridir. Bu 'kocakarı soğuğu' dediğimiz soğuklarda biter. ''Kocakarı soğuğu''nun Arapçası, ''Berdülacuz'dur. 'Yaşlanmış kadın' anlamına geliyor. Araplar bu kelimeyi, 'soğuğun kocamışı'na kullanmışlar. 'Soğuğun son dönemi' anlamına geliyor. İstanbul mevsimsel sürprizi çok olan bir şehirdir. İki deniz arasında bir boğaz var, Haliç var. Karşısı Romanya, Rusya, Ukrayna'dan gelen rüzgarları yaşıyor. Karayeli alıyor, poyrazı alıyor. Rutubet yükleniyor. İstanbul bir acayip yerdedir. Mevsimleri sürprizlidir. Bu sürprizleri her zaman yaşar'' dedi.

Kaynak: AA

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim