Rabia 'kazan'dı mi?

  • Rabia 'kazan'dı mi?
    İsmail Öz
    Haber7

01 Şubat 2012 10:10 - 5 Yorum - 3,119 Okunma

“Peki, Rabia’nın durumu hangi yönüyle ve neden bizi ilgilendiriyor o zaman?” Bana göre bu sorunun cevabı da şudur.



Bilindiği üzere “‘Show’ en iyi herkesin baktığı yerde yapılır.” kuralının çok iyi düşünülüp uygulandığı bir örnekle karşı karşıyayız yine. Bu tarz, en klasik yöntemlerden biridir; dikkat çekmek için. Bir an evvel tanınmak için fırsatları kollayanlar, kendileri için “en doğru zaman” olduğuna inandıklarında derhal harekete geçerler. Be defa şöhret için seçilen yol, bütün dünyanın gözlerinin çevrildiği bir noktada gerçekleşti. Kutlanacak ta bir cesaretle. Sonuçlar da hiç fena değil. BM’de görev almak falan gibi…   

“Bu sonuca nereden vardınız?” diyenlere, Rabia’nın kendi cümlesiyle cevap veriyorum; “Ben yıllardır aynanın karşısına geçerek bu günlerin hayalini kurdum.” diyor. Yani belli ki hiçbir şey tesadüfen gerçekleşmemmiş. Kendisi, kurguladığı günlere de ulaşmış. Görünen o ki yaşadıklarını, kendisi açısından mantıklı bir zemine de oturtabilmiş.

Rabia KAZAN: Tesettürlü bir yazar, daha sonra Ağca’nın nişanlısı, sonra bir İtalyan’la evlilik ve sonra tesettürden çıkış. Bir kadın için son derece zikzaklı bir yaşam… Bu özellikleri olmasaydı bir yazar olarak belki de kimsenin dikkatini çekemeyecekti. Ne diyelim şöhretin ve onun getirdiği dünya nimetlerinin dayanılmaz cazibesi herhalde bu olsa gerek…   

Bana göre herkes istediği hayat biçimini tercih etme hakkına sahiptir. İstediği kişiyle evlenme ya da istediğini sevme hakkına da tabi. Bu kısımlar kanaatimce ne beni ne de bir başkasını ilgilendirmez. Nitekim durumunu, kendi şahsında değerlendiren milyonlarca kişinin hayatının bizi ilgilendirmediği gibi.

“Peki, Rabia’nın durumu hangi yönüyle ve neden bizi ilgilendiriyor o zaman?” Bana göre bu sorunun cevabı da şudur. Aynanın karşısında kurduğu o hayallerine ulaşmak için, insanların duygularını emellerine alet etmesidir. Anlattıklarına bakılırsa inanmadığı, ya da inandığını zannettiği bütün değerlerini, hatta dini hükümleri bile, öylesine mantığına büründürmüş ve ruhunu rahatlatmış ki, huzura da ermiş.

Rabia ve onun gibi düşünenler için asıl mesele kendi ruhlarında yaşadığı çatışmalardır. Bu örnek bizler için ilk örnek olmadığı gibi son örnekte olmayacak. Ne yazık ki birileri onun yolundan giderek yine bizlere “gerçek” gibi bir senaryonun içinde tiyatro oynamaya devam edecekler.

Fakat şunu da ifade etmeliyim. Müslümanların hafızalarını bu türden hadiseler artık sarsamaz. Bir travmatik yanı olduğu kanaatinde değilim. Müslümanların yıllarca şaşırmasına ve sarsılmasına vesile olan duygu “Müslüman asla hata yapmaz, oyuna gelmez/gelemez” inançlarının beslediği aşırı güven duygusudur. Acı gerçek, herkes tarafından ödenen bedellerle artık iyi ezber edilmiştir. Sayın Kardeşim, bizler “inanmış gibi” yapanların varlığını artık iyi biliyoruz. Sen kazandığını düşünüyorsan mesele de yok zaten. Fakat bilmelisin ki kaybeden de asla başından çıkardığın “başörtün” değildir.

Bize gelince, üzülsekte şaşkın değiliz. Fakat “Kaybettiğimiz nedir?” diye merak ediyorsan onu da, “değerlerim” cihetinden ifade edeyim. Birilerinin, samimi inanışlara ve yaşam biçimlerine “Acaba ne kadar samimi?” diyerek, daha fazla şüpheyle bakmasına sebep oldun. Bu da senin açından “Ne kadar vebaldir? onu bilemem.

Yeni yazdığın kitap “din değiştiren bir insanın hikâyesi” üzerineymiş ya umarım, seçtiğin bu savunma yöntemiyle rahatlarsın. Ama ben,  senin hala ruhunda yeterli barışı sağlayamadığın için, geldiğin noktanın izahına ihtiyaç hissettiğin için böyle bir konuyu seçtiğine inanıyorum.    

Rabia Kardeşim! Kazancın ya da kaybın seni bağlar. Hesabı da sana aittir. Yine de sana bir Mevlana hatırlatması “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.”

“Mahalle baskısı” olarak değerlendirilebilecek bu satırlar sadece, “hala var olduğuna inandığım” bir inanç kardeşliği duyarlılığından ibarettir.   

İsmail Öz - Haber 7
sosyologioz@hotmail.com
www.ismailoz.org
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim