SUS

SUS

28 Nisan 2009 18:50 - 3 Yorum - 5,312 Okunma

Anne LeClaire ilginç bir yazar. Hani yazarların acaip ve garaip bazı halleri, saplantıları, itiyatları falan vardır ya; Listening Below the Noise yazarının da tuhaf bir huyu varmış:

Terk-i da’va ile da’vamızı isbat ederiz
Leb-i hâmuş ile biz hasmımızı iskat ederiz
                                                  İzzet Molla

Anne  LeClaire ilginç bir yazar. Hani yazarların acaip ve garaip bazı halleri, saplantıları, itiyatları falan vardır ya; Listening Below the Noise yazarının da tuhaf  bir huyu varmış:  

Yazarımız, 1992’denberi her ayın birinci ve üçüncü pazartesi günleri, kesinlikle konuşmuyormuş, hiç kimseyle…Sükunetle geçen pazartesi ihsaslarını,  deneyimlerini de bir kitapta anlatmış. 

Doğrusu imrendim Anne  LeClarire’e. Sabrını, istikrarını da kutlamalıyım. Gerçek benliğiyle başbaşa kalabildiği, ruh ikliminde keşif seyahatlerine çıkabildiği için, ruhunu sessizliğin sağaltıcı iksiriyle besleyebildiği, sükuneti bir şifa gibi yudumlayabildiği için...

Kopardığı  Sükunet çığlıkları”nı bohçalayıp elimize bir kitap olarak tutuşturduğu için de ayrıca tebrikler... 

Bizim kültürümüzde de, Afat-ı Lisan dedikleri bir kavram vardır. Dilin afetleri, belaları; yerli yersiz konuşup durmanın zararları...  

Yirmi yıl dünya kelamı etmeyenler, yatsı namazlarından sonra aile efradıyla dahi konuşmayanlar, gıybetten, yalandan, övünmeden, fuzuliyattan, malayaniyattan,  dünya menfeatı için kemküm edip durmaktan, nefsi temize çıkarma sevdasından  “susarak içtinap etme yoluna süluk edenler;  meramlarını,  halleri ahvalleri ile anlatan o eski zaman sükutileri... 

Hz. Peygamber’in “ Susan kurtulmuştur”, “ Ya hayr konuş, ya da sus”  düsturlarını şiar edinmişlerdi; az yeme, az uyuma ve az konuşma ikliminde, asudane bir hayat sürmüşlerdi… 

Evrende, her dem sakit bir infial var; artık ayak uydurmakta zorlandığımız bir devr-i daim… Yağmurda, rüzgarda, börtü böcekteki İlahi senfoniye kulak kesileceğimize, bir kakafoni içinde yuvarlanıp gidiyoruz işte. 

Dışımızdaki  curcuna, içimizdeki teşevvüş  evrendeki ahenkli sessizliği boğuyor. Bu keşmekeşte eriyip giden gerçek benliğimizle bir türlü başbaşa kalamıyoruz, kendimizle yüzleşmeye zaman bulamıyoruz.  Sadece ve sadece sükunette tebellür edecek benliğimizle; sessiz kaldıkça, daha da sübut bulacak benliğimizle halvet olamıyoruz. 

 Kabul, sürat çağındayız…İşimiz koşuşturmayı, konuşup durmayı gerektirebilir…

Kabul, enaniyet asrındayız. Zihinlerimiz benben diye zonkluyor, kalplerimiz ene ene ritmiyle atıyor.  İlla ki bir killet-i kelam dervişliğinden söz etmiyorum burada. Dediğim, keşke kendimizi zaman zaman bir kenara çekebilsek, sükunete bürünmeyi becerebilsek, benliğimizi sükunetin, sakinliğin koylarına  salabilsek! Söz sırası geldiğinde kendimizi gemleyip, bu kez susmayı yeğleyebilsek! Susarak ifade etsek kendimizi; hayır hayır kendimizi ifade etmesek bu kez!

Ben konuşmasam, taşı gediğine koymasam olmaz demesek...Araya girmesem, şahane, dahiyane fikirlerimi serdetmesem, bir farklılık ortaya koysam davası gütmesek.

Bugün de devasa planlardan, projelerden söz etmesek, iri iri konuşmasak. Kimi zaman ağır bürokrat pozlarında, kimi zaman tevazu kisvesinde sarfettiğimiz o kişiliksiz sözleri sağa sola saçmasak. Her lafa maydonaz olmasak, malumatfürüşluk, faziletfürüşluk, hodfüruşluk gayyalarına yuvarlanmasak. Bunu da dile getirmesem olmaz, falanca hakkındaki kanaatlerimi sıralamadan olmaz işgüzarlığına girmesek...

O an sussak, o saat, o gün sussak. Ertesi gün sorsak kendimize, ne kaybettik susarak, neyimiz eksildi diye.  Aksine kazançlı çıktığımızı göreceğiz.

Biliyorum, bunları yazması kolay! Ama şu aralar kulağıma gelen en latif kelam, sessizlik. Hani Hindu düşünür Sai Baba der ya: “Tanrının ayak seslerini, ancak sessizlikte duyabilirsin” diye.  Ben de, sükunet hallerimde O’na daha yakınlaştığımı, kelimeleri susturdukça, kalbimin  konuşmaya başladığını; daha derin duyduğumu, duyumsadığımı  hissediyorum.

Şu ölümlü dünyada, yerinde ve zamanında edilmiş bir hayır kelamı kadar kıymetli çok az meta vardır. Ama manidar bir sükunet, en hikemi kelamdan daha ağırdır. Evet sükunet altındır. Bu değeri bize, yılda bir kez de olsa ihtar edecek bir Dünya Sükunet Günü ihdas edileydi! Kimbilir, böylece  kendi ruhumuzun sesiyle birlikte, köhne dünyamızın da çıkardığı sesi duyabilirdik

Engin SEZEN / Kanada / Haber 7
engin.sezen@ocdsb.ca
                                              

  • ETİKETLER

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 81 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim