Herkes sinema yaparsa olacağı budur

  • Herkes sinema yaparsa olacağı budur
    Abdulhamit Güler
    Haber7

05 Şubat 2012 08:55 - 5 Yorum - 5,275 Okunma

Aklına gelen herkes sinema yapmamalıdır.

Yeryüzünden çok farklı ve uzak bir boyutta bütünlüğünü tamamlamış enerji dolu bir varlık çevresine ışık ve sevgi saçmakta imiş. Bu varlığını dünyaya inip, sürdürmek ister imiş. Fakat dünyada olup-biten kaos bu varlığı ikiye ayırır ve uzaklaştırır imiş. Şimdi sevgi dolu her iki ruh eşini aramakta imiş...

R.Şanal Günseli ve Işık Günseli’nin gerçek hayat hikayelerinden yola çıkarak 2005 yılında yazdıkları Eş Ruhumun Eş Zamanı isimli kitaptan aynı adla sinemaya uyarlanan yapım Türkiye'nin ilk kuantum filmi olma iddiasında imiş

'İmiş' kısımları dışında kalan ifadeler, filmin kendini tanımlamasıdır. "Eş Ruhumun Eş Zamanı", 95 kopyayla ile vizyona girdi. Bir hata edip, gecenin bir vakti, son seansta, tek başıma izledim. Hata, bu ayrıntılar değildi. Filmin kendisi bir hata. Hayata geçmesi, sinemamız açısından talihsizlik. 

Yahu Allah'ınızı severseniz, kuantum meselesi o kadar basit mi ki bu şekilde filme alabilesiniz? bir iki basit cümle ve manasını hiçbir cümleyle satırlara dökemeyeceğiniz gariplikteki kurgunuzla mı 'kuantum filmi' olmanın hakkını vereceksiniz. 2004 ABD yapımı “Ne @#!* Biliyoruz ki!?" filmini izleyeli çok zaman oldu. Kuantum fiziğini enfes bir şekilde anlatan belgesel nitelikli bir filmdi. Animasyonu da, belgesel kısmı da, draması da güçlüydü. Daha önemlisi, bir mantık dahilinde yapılmıştı. Oysa 'Eş Ruhumun Eş Zamanı', herhangi bir mantığa sığdıramadığım, basitliklerle bezeli, 'yanlışlıkla' hayata geçirilmiş bir proje gibi. 

"Hayat riskli bir oyun" diyen filmde beyazlar içinde bir adam ve küçük bir kız görüyorsunuz. Kim olduklarını bilemiyorsunuz. Hadi önemli değil dedik. 

Ya filmin mesajını sırtına alan ifadeler... 

"Kader, yaratanın sunduklarını hayata geçirebilmendir" deniyor, fakat sonrasında 'birey olmak'tan falan bahsediliyor. Rüyaların altı çiziliyor ve hatta rüyalardan 'haber alınıyor'

'İçten gelen dışa çıkan ses'lerin garipliğiyle 'regresyon' (iki ya da daha çok değişken arasındaki ilişkiyi ölçmek için kullanılan analiz metodu) analiziyle ruh eşi bulma uzmanlığına şahit oluyorsunuz. 

İsimler anlamadığınız bir şekilde değişiyor. Meğer 'isim varlıkla uyumlu hale gelince' sorunlar halloluyormuş. 'Geçmiş yaşam terapisi' denilen bir olay var ki, sayesinde bütün karanlık noktalarına ışık tutuluyor, hayatınızın. 

Tam, 'kader diyemezsin, sen kendin ettin' diyecek gibi oluyor ki, zihnî sancısına kalbî boğukluğunu eklemiş halde 'kafası karışık' bir 'Secret' çakması senaryonun basitliğine gark oluyorsunuz. Hatta "hayırlıysa mavi at göster Allah'ım" diye dua edince, işaret gecikmeden geliveriyor. Zira 'ya sana sunulanı kabul edersin ya da seçimlerini yaşarsın' mesajını bir şeylere giydirmeleri gerekiyordur. 

Duygusal etkiye açık olmama rağmen filmde sık sık -acı acı- tebessüm etmekten kendimi alamadım. 

Böyle filmleri izlemek beni çok üzüyor. Kitap bir şekilde 'tutmuş' olabilir. Ama sinema başka bir şey. Edebiyat/kitap uyarlamasının ne kadar zor ve riskli olduğunu bilmemenizi anlıyorum. O halde neden işi ehline bırakmazsınız? Harcanan paraya yazık değil mi? Nice sinemacılar biliyorum ki, bu filme harcanan paranın yarısıyla projelerinin hayata geçirebilir. 

Gelin görün ki serbest piyasa ve her kim 'imkanları' sağlarsa 'motor' diyebilir. 

Açıkçası filmi yazmamayı da düşündüm. Ancak, bize düşen gerektiğinde 'uyarıcı' olabilmektir. Bu film özelinde -özellikle- belirtmem gerekir ki, sinema, diğer bütün sanat dallarından 'çok farklı' bir alan. Aklına gelen herkes sinema yapmamalıdır. 

Abdulhamit Güler - Haber 7
abdulhamitguler@gmail.com
http://twitter.com/_hayirlisi

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 80 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim