06 Şubat 2012 08:56
- 7 Yorum
- 1,576 Okunma
"Müslümanlar da Hıristiyan yardım derneklerine muhtaç kaldı. O yardım derneklerinde sırada bekleyen insanlara baktığınızda %70’i Müslümanlardan oluşuyor."
Artık duymayan, bilmeyen kalmadı. Dünya yaşantısı gün geçtikçe daha çekilmez hale getirdiler. Zenginler daha zengin, fakirler daha da fakir olmaya devam ediyor. Öyle bir sistem yarattırlar ki üretimle değil spekülasyonla zengin oldular. En son örneğini Facebook’ta görüyoruz. 1000 kişinin çalıştığı 5000 kişinin de dolaylı yoldan ekmek parası kazandığı
Facebook borsaya girince on binlerce kişinin geçindiği Boeing şirketinden daha değerli olacakmış.
Sadece kullanıcıların tüm özel hayatlarını en ince ayrıntısına kadar inceleyip ona göre reklam veren ve insanları tüketime zorlayan Facebook dünya çapında üretim yapan bir çok şirketi geride bırakacakmış.
Böyle bir durumun oluşmasını sağlayan insanlar dünyada ki fakirlikten ne anlar?
Milyonerlerin sayısı her sene üç beş artarken, fakirliğe düşenlerin sayısı ise günde yüz binleri buluyor. Bir tarafta kazandığı milyarları nereye harcayacağını bilemeyen petrol zenginleri, bir taraftan ay sonunu nasıl getireceğini bilemeyen petrol mağdurları.
Böyle olunca da insanların umutları bile ticaret haline geliyor. Fransa Milli Piyangosu 2011 yılında rekor kar yapmış. Bu sayede kurtulmayı hedefleyenlerin sayısı o kadar yüksek ki insan üzülemeden edemiyor.
Bütün bunlar olurken bu sıralar Fransa’da Katar bir anda en gözde ülke oldu. İlk önce ünlü Paris futbol kulübünü alan daha sonra da Fransa’da şifreli bir televizyon kanalı açarak yine milyarlar verip Şampiyonlar ligi ve Fransa 1. Lig hakkını alan Katar medyanın en sevilen ülkesi oldu.
Örnek ülke gibi tanıtılan Katar unutmamalı ki bir zamanlar Libya ve Suriye’de gözde ülkelerdi ve Fransa’da ki milyarları bir gecede ellerinden alındı.
Geleceği bir türlü göremeyen, batının çıkarları bittiğinde paçavra gibi atılacağını unutan Katar’lılar, İmajlarını korumak için de Fransa devletinin terk ettiği banliyölerden gelen ufak tefek projelere destek veriyorlarmış. Buralarda yaşayan binlerce genç her gün Katar ve Dubai elçiliklerine binlerce proje gönderiyormuş. Bazı aşırı sağcı politikacılar ve gruplar bu duruma fena bozuluyorlar. Cumhuriyet banliyölerden silinmek istiyor, laiklik elden gidiyor naraları atıyorlar.
Onlar sırf işin ticari yönüne bakıyorlar ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Fransa tarihinde en soğuk dönemlerden birini yaşıyor. Eksi 20 dereceyi geçen şehirler var ki gece dışarıda yatanlar donarak ölebiliyor. 70’ten fazla bölge alarma geçti. Tabii Türkiye’de ki soğuklara bakınca çok komik gelebilir ama bura şartlarında bu derece de soğuk adam öldürüyor.
Geçen gün kızımla yatsı namazını kılmak için Camiye gitmiştik. Namazdan sonra balkanlardan geldiği belli olan bir adam kendi dilinde hocaya yalvarıyordu. Arada sırada bir iki Türkçe kelimesinden ne dediğini anlayabiliyorduk. Yatacak yeri yokmuş, camide yatmak istiyormuş.
“Ben de Müslümanım, gardaşım” diyor sonra yine kendi dilinde saymaya devam ediyordu.
Ancak hoca “ben bir şey yapamam” diyordu. Camide yatmanın yasak olduğunu anlatıyordu. Adam ne kadar ısrar etse de hoca camide yatmasına izin vermedi. 30 – 35 yaşlarında olduğu anlaşılan gariban ceketini kapatıp karanlıkta kayboldu. Hocanın davranışı İlk bakışta belki acımasız gibi gelebilir ama maalesef yapacağı bir şey yoktu.
Avrupa’nın İslamofobisi, yabancı düşmanlığı öyle hale geldi ki yapacağınız en ufak yanlış (devlete göre yanlış) sadece sizin başınızı değil tüm Müslümanların ve kurumlarının başına bela oluyor. Avrupa’da “
kağıtsızlara” yani oturum izni olmayanlara ekmek vermek bile suç. Daha önce kaç cami basıldı böyle. Daha sonra da bu camilere terörist yuvası muamelesi yaptılar.
Bu durumda olan Müslümanlar da Hıristiyan yardım derneklerine muhtaç kaldı. O yardım derneklerinde sırada bekleyen insanlara baktığınızda %70’i Müslümanlardan oluşuyor. Çünkü buradaki Müslüman dernekler yardımlarını hep Müslüman ülkelere kaydırdılar
. Milyarlarca paralar Avrupa’dan başka ülkelere kaydı. O yüzden de bir çok derneğin adı özellikle yolsuzluklara karıştırılmak istendi ki böylece Müslümanlar yardım etmeyi bıraksın.
Belki de aklımız başımıza gelir de Avrupa’da çok büyük çileler çeken Müslümanları da unutmayız. Afrika’da fakirleri asla unutamayız, unuttuğumuz takdirde Allah bunun hesabını sorar ama aynı zamanda kapımızın önünde sokakta yaşayan Müslümanları da unutmamamız gerekiyor.
Yardım dernekleri buralara da el atmak zorunda. Ancak ondan sonra Milyarları “topa” yatırabiliriz.
Fatih Karakaya – Haber 7 Fransa
karakaya.fatih@gmail.com
http://www.twitter.com/fkarakaya