Öğretmenin asırlık isteği yerine geldi

101 yıl önce bir öğretmenin ders nazırına yazdığı Osmanlıca mektupta yer alan ifadeler, kara tahta kullanımının geçmişte de sorun olduğunu gözler önüne seriyor.

Öğretmenin asırlık isteği yerine geldi
Öğretmenin asırlık isteği yerine geldi
GİRİŞ 09.02.2012 11:33 GÜNCELLEME 09.02.2012 11:33

Van'ın Özalp ilçesinde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görev yapan, el yazması eserlere ilgi duyan, internet üzerinden bir sahaftan satın aldığı tarihi belgelerin bir kısmını Konya'daki Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü Kütüphanesi'ne teslim eden Kocabaş, kendisine ait web sitesinde bu belgeleri yayınlıyor.

Konya Yazma Eserler Bölge Müdürü Bekir Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kasım Kocabaş tarafından kütüphanelerine verilen belgeler arasında bulunan Rumi 3 Şubat 1326, Miladi 16 Şubat 1911 tarihli belgede zamanın ders nazırına (Osmanlı'da eğitim ve öğretimin içeriğinden, niteliğinden ve yönetiminden sorumlu kişi) tahtayı silecek fırça (silgi) olmadığından öğrencilerin tahtayı elleriyle veya mendilleriyle sildiklerinin ifade edildiğini söyledi.

Belgede, bu durumun öğrencilerin psikolojisine, ahlaki gelişimine zarar verdiğinin kaydedildiğini belirten Şahin, bu eksikliğin derslerin intizamını ihlal olarak nitelendirilerek bugünkü manada ders nazırına vicdani mesuliyetle bir nevi uyarıda bulunduğunu ifade etti.

Şahin, ''Bu dilekçeyi bundan tam 101 yıl önce müderris (öğretmen), ders nazırına yazmış. 21. yüzyıl bilgi ve teknoloji çağı. Bu belge, bugün öğrencilerimizin artık kara tahtayla değil akıllı tahtalarla, kalemle kağıtla değil tablet bilgisayarlarla eğitilmesi gerektiği konusunda bize öğüt veriyor. Fatih Projesi'nin de bu anlamda önem taşıdığını bize öğütlüyor. 101 yıl öncesi ile Fatih Projesi'yle bugün gelinen noktanın kıyaslanmasını sağlayacak bir belge'' diye konuştu.

Şahin'in çevirisini yaptığı, ''Ders Nazırı Bey Efendi''ye diye başlayan mektupta şu ifadeler yer alıyor:

''Efendim, üçüncü sınıfın tahta fırçası yoktur. Ders tatbikatı yapılacak, tahtaya yazı yazdırılacak, fırça olmadığından talebe elleriyle tahtayı silmeye mecbur oluyorlar. Bu noksan birkaç defadır tekrar ediyor. Talebeyi elleriyle veya mendilleriyle tahta silmeye mecbur etmek onları şimdiden zillet-i ahlaka mahkum etmek demektir. Eğer her vakit böyle bir ihtiyaç hissi ile derslerimizin intizamını ihlal edersek mesuliyet-i vicdaniyemizin muahezesinden kurtulamayız efendim.''

''Bu belgeden şunu da çıkarabiliriz'' diyen Şahin, şunları kaydetti:

''Çağın gereklerine göre okullarımızın veya eğitimimizin ihtiyaçları giderilmelidir. Yarını emanet edeceğimiz gençlerimizin vicdanen hür, ahlaken gelişmiş olarak yetişmelerine vesile olacaktır. Geçmişte ecdat, bulunduğu çağın gereklerine göre eğitimi yönlendirmiş ve geliştirmiştir. Başarılı olduğu dönemlerdeki başarının sırrı da buradadır. Bu belgeyi bugün bilgi toplumuna geçiş sürecinde ihtiyaç duyulan insan gücünden insanı yetiştirmede laboratuvar, tablet bilgisayar ve benzeri ekipmanları eğitimde öğrenci ve öğretmenlerimiz için fırsatları artırma ve okullarımızda, eğitim kurumlarımızda teknolojiyi iyileştirme hareketine bir nevi teşvik edici bir belge olarak değerlendirebiliriz.''

Şahin, Fatih Projesi'yle akıllı tahtalar ve tablet bilgisayarlarla Türk çocuklarının çağın gereklerine uygun olarak dünyayı takip ederlerken milli ve manevi değerlerini, tarihini, medeniyetini de en güzel şekilde öğreneceklerini söyledi.

-Mektubu Başbakan Erdoğan'a gönderdi-

Kasım Kocabaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, internet üzerinden bir sahaftan aldığı belgede geçen ifadeleri görünce Türkiye'de kara tahta devrini kapatacak Fatih Projesi'nin mimarı olarak gördüğü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a belgenin renkli fotokopisini gönderdiğini bildirdi.

Mektubu yazanın Ali İlmi isimli bir müderris olduğunu belirten Kocabaş, yazıldığı tarihin ise 16 Şubat 1911 olduğunu, mektubun muhatabının bugün genel müdür statüsüne denk gelen okullardaki eğitim ve öğretimin işleyişi ve derslerin içeriğinden sorumlu makam olduğunu kaydetti.

-Fatih Projesi-

Fatih Projesi, eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak ve okullardaki teknolojiyi iyileştirmek amacıyla bilişim teknolojileri araçlarının öğrenme-öğretme sürecinde daha fazla duyu organına hitap edecek şekilde derslerde etkin kullanımını amaçlıyor. Sınıflarda kurulan etkileşimli tahtalar ve internet ağı altyapısıyla bilişim teknolojilerinin öğrenme-öğretme sürecinde etkin kullanımı hedefleniyor. Öğretmenlere hizmet içi eğitim verilecek projeyle öğretim programları bilişim teknolojileri destekli öğretime uyumlu hale getirilerek eğitsel e-içerikler oluşturuluyor. Proje, donanım ve yazılım altyapısının sağlanması, eğitsel e-içeriğin sağlanması ve yönetilmesi, öğretim programlarında etkin bilişim teknolojilerinin kullanılması, öğretmenlerin hizmet içi eğitimi ile bilinçli, güvenli, yönetilebilir ve ölçülebilir bilişim teknolojilerinin kullanımını kapsıyor. Projenin tablet bilgisayarların kullanılacağı pilot uygulamasına Ankara, Balıkesir, Bingöl, Diyarbakır, Erzincan, Erzurum, Hatay, İstanbul, İzmir, Karaman, Kayseri, Kocaeli, Mersin, Rize, Samsun, Uşak ve Yozgat'ta toplam 52 okulda başlandı.

KAYNAK: AA
YORUMLAR 4
  • Murat Kahraman 14 yıl önce Şikayet Et
    BİR DE ŞU AÇIDAN BAKALIM!. Evvela Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Öğretmeni değerli meslektaşım Kasım Kocabaş beyefendiye tarihi belgelerin su yüzüne çıkmasına verdiği katkıdan dolayı teşekkür ederim. 1911 yılının Osmanlı tarihinde ne anlama geldiğini bilenler iyi bilir; buraya yazsam yorumum yayınlanmaz! Bu mektuptan TABLETi nasıl çıkardınız ben merak ediyorum? Şimdi bu tablet hikyesinin mektubunu da birileri saklasa ve 2113 senesi geldiğinde (o zamana kadar kıyamet kopmazsa!) yayınlasa şimdiki "ders nazırları ve eğitimin baş nazırları!" hakkında 101 yıl sonrasının insanları neler neler söylerler acaba? 1911 ile 2012 senelerinin TÜRKİYE şartlarının mukayesesini kim nasıl yapabilir?
    Cevapla
  • Ali Arlı 14 yıl önce Şikayet Et
    ÖRNEK BİR ÇALIŞMA. Kasım bey, gerçekten günümüzle ilintili olan bu önemli belgeyi bizlerle paylaştığınız ve tozlu ve ilgiye muhtaç olan raflara mahkum olmaktan kurtardığınız için size ne kadar teşekkür etsek azdır.Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
    Cevapla
  • Mehmet KARA 14 yıl önce Şikayet Et
    Tebrikler. Saygıdeğer Meslektaşım mesai arkadaşım kasım Hocam. Çalışmalarınız çok değerli ve gerçekten çok güzel. Herzaman olduğu gibi bizleri yine geçmişe dönük olarak yine bilgilendirdiniz. Elyazma eserler konusundaki çalışmalarınızda başarılarınızın devamını diliyorum.
    Cevapla
  • ali velioglu 14 yıl önce Şikayet Et
    101 Yılda Değişenler ve Değişmeyenler. Kara tahta ve tebeşir değişmedi. Silgisi olmayan sınıfa silgiyi artık öğretmen alıyor. Artık kendi lüksünden, çoluk çocuğunun nafakasından kısıp okulunun ihtiyaçlarını karşılayan öğretmenlerimiz var. Köylerde çalışan bu fedakar ve cefakar öğretmenlerimize teşekkür ederim. İkinci değişen şey bürokrasi ve siyaset. Bu mektubu öğretmen bakana şimdi yazsın bak bakalım başına neler geliyor. Bir de artık bakanlığın okulun ihtiyaçlarını karşılama gibi bir derdi de yok. Okullarda hizmetli, memur, güvenlinlik, sağlık memuru, öğretmen yok. Ama tablet PC dağıtıyoruz. Hem de kendi üretmediğimiz tabletleri. Tableti elalem üretsin paramızı söğüşlesin. Biz de kullanalım 5 sene sonra çöpe atalım. Kaç yüz milyon dolarımızı çöpe atacağız diye sorabilen babayiğit var mı?
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Hürmüz'den sonra sıra Kızıldeniz'de mi? Husilerin hamlesi piyasaları alarma geçirdi!
CHP'de grup toplantısı krizi! Kılıçdaroğlu'ndan sonra Özel'den jet hamle: Ben yapacağım