11 Şubat 2012 09:05
- 3 Yorum
- 2,951 Okunma
Göreve getirildiğinden beri İsrail ve Türkiye’deki Tel Aviv dostlarının hedefi olan Fidan Bürokratik devletçe kim vurduya kurban edilmek isteniyor.
Yeryüzünde hangi devletin kurumları seçimle iş başına gelmiş iktidarlarla didişir, ona karşı tavır alır, onu yıpratmaya, hatta darbeyle devirmeye çalışır?
Türkiye’de ne zaman seçilmiş hükümetler iktidara gelip muktedir olmak istemişlerse bir avuç atanmış devlet bürokratının direnciyle karşılaşmıştır.
Azınlıktaki bürokratik devlet anlayışı, sürekli milletin iktidara taşıdığı demokratik irade üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmış, istediği hakimiyeti kuramayınca onu düşman güç olarak algılamış, o hükümetleri çalıştırmamak için terör, darbe, faili meçhuller de dahil olmak üzere her türlü hukuksuzluğa baş vurmuştur
Menderes'le başlayan, Özal’la netleşen, Erdoğan hükümetleriyle zirveye taşınan bu çatışma MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılmasıyla iyice su yüzüne çıkmıştır.
Yakın tarihimizde özellikle askeri ve yargı kökenli bir kısım bürokratın AK PARTİ hükümetine karşı muhalefet partilerinden daha yıpratıcı ve keskin, âdeta bir direniş cephesi gibi militanca mukavemet gösterdiklerine şahit olduk.
Son Cumhurbaşkanı seçiminde, AK PARTİ kapatma davasında, darbe planlarında, muhtıralarda, Yargıda, Orduda, YÖK’te, Ergenekon davalarında vesayetçi bürokrasi başlarındaki hükümetle adeta vuruşa vuruşa mevzilerini kaybettiler.
Yıllardır devlet içinde terör estiren bürokratik devlet anlayışı yerini demokratik devlet anlayışına terk ederken bazı bürokratlar arıza çıkarmak için ellerindeki imkânları kullanmaktan geri durmadılar/durmuyorlar/durmayacaklar.
Nerede, ne zaman fırsatını bulsalar Ordu, Yargı, Polis devleti anlayışının bürokratik despotizm olarak hortlamaya müsait, hep pusuda olacağı hafızalardan çıkarılmamalıdır.
Türkiye ne çektiyse kendileri için hukuk yapan, hukuku kendilerine benzeten, hukuku hukuksuzlaştıran diktatörlük heveslisi bürokratlardan çekti. Hâlen de bunun sancılarını çekmekteyiz.
Bir gurup Emniyet mensubunun hazırladığı bilgilerle Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir MİT müsteşarı özel yetkili bir Cumhuriyet Savcısı tarafından sorgulanmak isteniyor.
MİT Müsteşarı yaptığı her işten Savcılığa hesap vermek zorunda kalacaksa bundan sonra her yapacağı işten savcılığa hesap tereddüdüyle nasıl serbestçe çalışacak? Her atacağı adımda savcıları mı bilgilendirecek? Savcılardan izin almadan görevini yapamayacak mı?
Eğer böyle bir gelenek başlatılırsa MİT’in gizli bilgileri, devletin stratejik, taktik çalışmaları, sırları, karşı istihbarat bilgileri nasıl elde edilecek?
İcranın başı Başbakan ise, MİT Müsteşarlığı da ona bağlı bir kurum ise Başbakan gerek kendisi, gerekse uygun gördüğü bir bakanını veya bürokratını ister Esad ile, isterse MOSSAT ile görüşmekle görevlendirebilir.
MİT’in KCK ve PKK ile görüşme meselesinde hangi sineğin kanadından hangi yağ çıkarılmak isteniyor? Görevini yapan bir Müsteşar veya üst düzey yönetici ne zamandan beri ifade vermek zorunda kalıyor? Cumhuriyet tarihinde 28 MİT Müsteşarından hangisi yaptığı bir işten dolayı savcılıkça sorgulanmıştır?
Hakan Fidan söz konusu olunca devlet teamülleri, devlet geleneği, şimdiye kadarki uygulamalar neden dikkate alınmıyor?
Fidan'ın yürütmenin başı Başbakan adına yaptığı görüşmeden dolayı bir kaşık suda boğulmak istenmesi kime hizmet edecek ve kime ne kazandıracak?
Osmanlı saray bürokrasisinden şikâyet ederek devleti darbeyle, terörle, hileyle ele geçiren ve sonrada kurdukları bürokratik diktatörlükle koskoca imparatorluğun çöküşünü tetikleyen İttihat ve Terakki zihniyetinin devamı olan bürokratik devlet anlayışının hâlâ devletin can damarlarında virüs gibi dolaşmasına artık engel olunmalıdır.
Göreve getirildiğinden beri İsrail ve Türkiye’deki Tel Aviv dostlarının hedefi olan Fidan Bürokratik devletçe kim vurduya kurban edilmek isteniyor.
Amaç; Hakan Fidan'ı göz göre harcamak, Başbakan ve hükümetini hedef tahtasına oturtarak 30 yıldır teröre karşı verilen en başarılı ve etkin mücadeleyi baltalamak…
Oyunun aktörleri, dublörleri, suflörleri zamanla bir bir meydana çıkacak. Bekleyip görelim.
Arif Altunbaş - Haber 7
arifaltunbas@hotmail.com