14 Şubat 2012 09:11
- 3 Yorum
- 3,957 Okunma
Bir ülkenin gelişmişliği demiryolu ve denizyolu taşımacılığının gelişmişliği ve ucuz taşıma maliyetiyle ölçülür.
Bir ülkenin ekonomisi hakkında bilgi edinmek istiyorsanız o ülkenin taşımacılıkta ki rolüne bakınız.
Hava, deniz ve kara taşımacılığında başarılı ülkelerin ekonomik durumları da buna bağlı olarak başarılı olduğunu peşinen söyleyebiliriz. Son yıllarda Türkiye'nin özellikle Havacılık konusunda büyük ilerlemeler kaydettiğine şahit oluyoruz.
Ulaştırma Bakanının açıklamalarına göre; ‘’Son dokuz yılda Sivil Havacılıkta yaşanan ciddi büyümeler sayesinde Türkiye dünyanın bütün ülkelerini sollayıp rekora koştu. İç ve dış hattın tamamında 33 milyon olan yolcu sayısımız 118 milyona çıktı.Bu büyüme 2012 yılında da devam edecek.’’
Buna göre, İstanbul'un ihtiyacı olan 3. Hava limanının yeri de belli, fakat Bakan Yıldırım planlanan Hava alanı yerini şimdi açıklamak istemiyor.
Atatürk Havalimanı'nın trafiğini hafifletmek amacıyla yeni bir pist için etüt çalışmaları da başlatılmış. Ama 3. Hava Limanının yapımını etkilemeyecek, çünkü bu bir ihtiyaç, mevcut havalimanı ihtiyaçları karşılayamıyor. Ayrıca, 2023 yılında yolcu sayısı yıllık 150 milyonu bulacağına göre 3.Havaalanı kaçınılmaz.
Hava taşımacılığında 2011'de ortalama yüzde 14,4 büyüme sağlanırken, uçak trafiği sayısı yıllık 1 milyon 331 bin 835 olarak gerçekleşti. Kargo taşımacılığında da önemli artışlar var. Hava araclarımızın toplam sayısı 1.080, sadece özel jet sayısı 120'yi buldu. Kısacası havacılığın her alanında büyüme yaşanıyor, 2012 için de bu büyüme devam ettiğini açıklayan yıldırım;’’Ülkede kriz tüccarlığı yapan falcıların işinin iyice zorlaştığına’’ da işaret ediyor.
Özellikle Yıldırım ‘’Yoğun kış şartlarında uçak iptallerinin olduğunu bunun da ağır bir maliyet getirmesine rağmen yolcuların varacağı yerlere bir an evvel varması için ne gerekiyorsa yapıldığını, masraftan kaçılmadığını’’ vurguluyor.
Hava taşımacılığının başarıya koştuğu bir sırada denizcilik alanında da yeni teşvikler düşünüldüğünü, özellikle gemi inşaatı alanında ihracat kaydıyla teşvikler verilmesi düşünülüyor.
Son yıllarda Tersanelerimizde yapılan çalışmaların ülke ve dünya denizciliğine önemli katkılar sağlamasına rağmen istenilen seviyede değil. Deniz taşımacılığı konusunda İstanbul Belediyesi ve birkaç taşıma şirketinin dışında kayde değer dünya çapında ciddi kargo ve yolcu taşıma şirket ve gemilerimiz de arzu edilen seviyede değil. Üç tarafı denizle çevrili olan ülkemize bu durum yakışmıyor.Bu konuda yapılması gereken bir çok iş, alınması gereken daha bir çok mesafeler var.
Kara yolları taşımacılığımız dünyada eşi benzeri az görülen yüksek bir maliyet yükü getirdiği bilinen bir gerçek. Gerek dünya standartlarında yollarımızın olmaması, gerekse karayolları taşımacılığımızın bulunduğu bu günkü nokta, yüksek petrol fiyatları, sektörel problemlerin aşılamaması iç ve dış piyasaya yönelik malların maliyetinde en önemli bir kalemi oluşturuyor. Bu da rekabet şansımızı azaltıyor.
Son yıllarda demir yollarına verilen önem, bu alanda yapılan yatırımlar da yeterli değil. Kara taşımacılığı deniz ve demiryoluna yöneltilmediği sürece taşıma maliyetlerinin de aşağıya çekilmesi mümkün değil. Bu durumda üretilen mallarımızın da dünya pazarlarında rekabet eder hale getirilmesi zor.
Bir ülkenin gelişmişliği demiryolu ve denizyolu taşımacılığının gelişmişliği ve ucuz taşıma maliyetiyle ölçülür. En az karayollarına yaptığımız yatırımlar kadar demir ve deniz yollarına da yatırım yapmak taşıma maliyetlerimizi minimuma indirecek, dünya pazarlarında rekabet şansımızı da arttıracaktır.
Arif Altunbaş - Haber 7
arifaltunbas@hotmail.com