Çatal ve kaşıklar aşka geldi - Galeri

Sofraların vazgeçilmez metalleri, ''Devlet Sanatkarı'' zanaatkarın elinde birer sanat eserine dönüşüyor.

Çatal ve kaşıklar aşka geldi - Galeri
Çatal ve kaşıklar aşka geldi - Galeri
GİRİŞ 16.02.2012 14:50 GÜNCELLEME 16.02.2012 14:50

Bursa'da yaşayan, 62 yıldır ''soğuk'' metalleri, zanaatkar ve sanatçı ruhu ile''sıcak'' eserlere dönüştüren, ürettiği kılıç ve kalkanlar, 10'dan fazla kral, kraliçe, devlet başkanı ve cumhurbaşkanına hediye edilen Yılmaz Emen, enerjisini, 11 yıldır kaşık, bıçak ve çatala veriyor. Sofraların vazgeçilmez metalleri, ''Devlet Sanatkarı'' Emen'in elinde adeta birer sanat eserine dönüşüyor.

Tarihi Irgandı Çarşılı Köprüsü'ndeki atölyesinde çalışmalarını sürdüren Emen, AA muhabirine, mesleğe 8 yaşında tarihi Bursa Bıçakçılar Çarşısı'nda başladığını, 12 yıl önce göz tansiyonu dolayısıyla tek gözünü kaybetmesinin ardından ağır metallerle çalışma yapamadığını anlattı.

Çalışmalarını, çatal ve kaşıktan heykel, kılıç, kalkan, rölyef tasarımları gibi ağır olmayan figürler üzerinde sürdürdüğünü belirten Emen, mesleğe küçük yaşlarda başladığını söylüyor. 1960 yılında Türk ordusunun merasim kılıç ve meçlerinin (kısa, düz ve ensiz kılıç) yapımında çalıştığını belirten Emen, uzun yıllar kama, hançer ve bıçak yaptığını dile getiriyor.

12 yıl önce geçirdiği rahatsızlık üzerine, kılıç, pala ve meç gibi ağır metaller yerine gözünü sofradaki çatal, bıçak ve kaşıklara çevirdiğini anlatan Emen, ''Daha sonra metal ve çeliği döverek, ısıtarak ve yamultarak heykel yapmaya başladım'' diyor.

-Sanatkarın elinde adeta ete kemiğe bürünen heykeller-

Yılmaz Emen, gözlerini, kılıç ve kalkandan sofradaki metallere çevirme, heykele odaklanma kararında, sağlık probleminin yanı sıra ''Sürekli aynı şeyleri yapmaktan sıkılmasının'' da etkili olduğunu dile getiriyor.

Emen, kaşık, çatal ve bıçakları, heykele dönüştürme kararını verme sürecini anlatırken şu ayrıntıyı da paylaşıyor:

''Yaklaşık bir yıl boyunca yemek yemenin dışında bunlar ne işe yarar' diye çok düşündüm. Bir gece ilham geldi ve eşime evde ne kadar kaşık ve çatal varsa benim odama getirmesini söyledim. Evimde bulunan atölyede bunları işleyerek heykel haline getirdim.''

Yılmaz Emen'in gözünde, onlar ''sadece birer heykelden ibaret değil.'' Kaşık, çatal, bıçak üçlüsünden oluşan heykelleri, ellerine sloganlar tutuşturarak ete ve kemiğe de büründürüyor emektar sanatkar:

''Kaşık ve çatallardan yaptığım heykellerin eline çeşitli sloganlar yerleştirerek onları konuşturuyorum. Hakikaten benim sayemde tencereden kurtuldu onlar. Yoksa bulaşıkların arasında çok dolaşırlardı.''

Emen, estetik bakış açısı ve el beceresiyle heykele dönüştürdüğü kaşık ve çatalların ''ellerine'' şu notları da iliştiriveriyor:

''Bundan sonra hayatımızı heykel olarak sürdüreceğiz, yaşasın sanat'', ''Sanat sayesinde tencereden kurtuldum, yaşasın sanat'', ''Yılmaz Usta bizi mutfaktan kurtardı. Bundan böyle hayatımızı sanatseverlerle sürdüreceğiz.''

Son dönemdeki çalışmalarını Bursa bıçakları üzerine de yoğunlaştırdığını vurgulayan Emen, şunları kaydediyor:

''Bursa bıçağının yeniden canlılık kazanmasını ve gündeme gelmesini istiyorum. Geçen yıl bıçak ve kılıç yarışması düzenlendi. Bu yarışma oldukça ses getirdi. Bu yarışmaya katılmasam da bu tür şeyleri destekliyorum. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin babası da bıçakçıydı. O da iyi bir sanatçıydı. Altepe de günümüzde sanatı oldukça destekliyor. Aynı şekilde Bursa Valisi Şahabettin Harput da bizlere yardımcı oluyor. Bursa'da sanatı seven ve destekleyen güzel bir ekip oluşmuş. Bu bizler için çok sevindirici.''

-Eserleri, devlet adamlarının konut ve saraylarını süslüyor-

Zanaat ve sanatın değişik dallarında çalışarak, soğuk bakılan metali estetik biçimler vererek ''sıcak hale getirdiğini'' anlatan Emen, şöyle devam ediyor:

''Mesleğimle metaller arasında bir bütünlük sağlayarak değişik boyut ve formlarda metal heykel çalışmaları yapıyorum. Metal her ne kadar soğuk olsa da işlevinde sanatın estetiğini yansıtır. Bugüne kadar 92 kişisel sergi açtım. Dört de karma sergiye katıldım. 'Topluma ulaşmamış sanat sanat değildir' felsefesiyle yola çıktım. Bu sanata sahip çıkılması gerekiyor. Yaptığım eserlerin satın alınması benim bu işi sürdürmeme yardımcı olacak. Bugüne kadar özel istekler üzerine hazırladığım işlemeli kılıç kalkan ve palalar, devlet başkanlarına takdim edildi. Yaptığım eserlerden bazıları, 1968 yılında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'e, Tunus Cumhurbaşkanı Habib Burgiba, 1969'da Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, 1970'te ABD Başkanı Nixson, 1973'te İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, 1978'de Ürdün Kralı Hüseyin, 1983'te Cumhurbaşkanı Kenan Evren, 2008'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e hediye edildi.''

Emen, bugüne kadar pek çok ödül ve belge aldığını, 2005'te TBMM Başkanlığınca onur belgesi ve aynı yıl Kültür ve Turizm Bakanlığınca ''Devlet Sanatkarı Belgesi''ne layık görüldüğünü sözlerine ekledi.

KAYNAK: AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Haber7'nin manşeti Yunan Amiral Egolfopoulos'i kızdırdı: Hepsi algı operasyonu
İBB kadrolu Ağbaba'nın şoföründen şok itiraflar: Kargo poşetinde dolar ve lüks hediye ağı